“O Ses Türkiye” Kafasına Sahipler ve “Hadi Len” kültürü…

“O Ses Türkiye” Kafasına Sahipler ve “Hadi Len” kültürü…

136
0
PAYLAŞ

O ses Türkiye’de gözlerinden ümit, neşe ve coşku fışkıran 17 yaşlarında genç bir yarışmacı vardı. Şarkısını söylemeden önce yarışmadan ne beklediği sorulduğunda “Eğlenmek istiyorum” dedi.

Benim içimdeki teyze ne dedi peki?

“Hadi Len… Eğlen sen bakalım, bu kafayla bekle kazanırsın yarışmayı. “

Sonuçta teyze çalışmak ile eğlenmek kelimelerinin aynı cümlede yer almadığı bir nesilden geliyor. Ben bu nesile “Hadi Lenciler” diyorum. Bu kültür için çalışmak sıkıcı işlerle uğraşıp ciddi görünmektir.  

Yarışmada fark ettiğim bir diğer şey de jüriden gelen yorumlar. Yarışmacıların arasında hem mektepli hem de alaylı olanlar var. Çoğunun da sesleri gayet güzel…  Elenenlerin çoğu da şu geri bildirimi alıyor.

“Şarkıyı doğru şekilde okumaya odaklandın ve ruhu yok ettin. Özetle geçiremedin duyguyu kardeşim…”

Yıllarca yaratıcılıktan çok işlerin kitabına göre yapılması taraftarı iken “Eğlencelilerle” “Hadi Lenciler” arasında bir yere kadar terfi edebildim. Bizim nesilden gelenler için elinden gelenin en iyisini yapmak deyince, kurallara uymak ön plana çıkıyor. Yaratıcılık, kendini ifade etmek ve duygularını ortaya koymak ne kelime… Kasılıp kalıyor bizim yetiştirdiğimiz bazı gençler sahnede kitabına uydurmak için…

Şimdilerde bakıyorum eskinin entellektüelleri bizler Eagolton, Bauman, Faucoult okumanın kendilerine pek bir şey katmadığını görmüş olacaklar ki yavaştan yavaştan Esra Erol’a ya da “O Ses Türkiye” ye kayıp yine de uzaktan eleştirilerle“Hadi Len”ciler grubuna katılıyor.

Yaratıcı olan olan ve “Hadi Lenci” olmayan grup genellikle eğlenmek istiyorum diye hoplaya zıplaya gülümseten bir enerjiyle sahneye çıkıyor ve başlıyor şarkısını söylemeye… Tüyleriniz diken diken, hatta bazen gözünüzde yaşlar alıp götürüyor sizi. Kendi yorumuyla, duygularını katarak, belki de ilk kez deneyimlediği öylesine büyük bir sahnede şarkı söyleme şansını en iyi şekilde değerlendiriyor.

Belli ki yetiştirilirken lafı ağzına tıkılmayan, yeterince takdir, kabul ve sevgi görenler, jüri üyeleriyle daha rahat iletişime girebiliyor, espri yapıyor, karşılığından jüri de keyifleniyor derken alın size eğlence ve başarı.

Oluyor mu?

Neden olmasın?  

İzotomi projesinde birlikte çalıştığımız çocuklarda da bu davranış modellerini çok net görebiliyoruz. Özellikle meslek seçimlerinde kitaba uymak ile eğlenmek arasında net bir çizgi var. Eğer çocuğunuzla iletişim modelinizi değerlendirirseniz “Hadi Lenci”lere yakınlığınızı test edebilirsiniz.

Yeşim Erberkoy

İzotomi Proje Koordinatörü 

Cocuğunuzun Meslek Seçimi

http://www.izotomi.com/index.php/component/k2/item/296-izotominedir