Neyi Arıyorsan O’sun Sen

Neyi Arıyorsan O’sun Sen

533
0
PAYLAŞ

Bugünlerde sıkça tartışılan, hakkında istatistikler yayınlanan bir konu var, büyük şehirlerden özellikle de İstanbul’dan kaçmak. Rakamlar gösteriyor ki İstanbul uzun zaman sonra göç vermeye başladı ve göç edenler başta İzmir olmak üzere Ege’ye yerleşiyor. İstanbul’da yaşamaktan vazgeçen insanların büyük kısmını ise beyaz yakalılar oluşturuyor.

Yaşanılan yer kesinlikle insanın yaşam kalitesi, hayata bakışı üzerinde çok etkili. Yoldan geçen bir arabanın korna sesiyle uyanmak yerine kuş cıvıltıları ile uyanmak kesinlikle vücuttaki kortizol seviyesini düşürüp seratonin seviyesini arttıracaktır. Bunun yanında bir de aile veya en yakınlarla paylaşılan bir yaşam alanı çoğu insanın mutlu, huzurlu bir yaşam dendiğinde aklında canlanan resmin ta kendisidir. Bu resimde bir kişi daha var ki nereye gidersek gidelim onu yanımızda götürür, içinde bulunduğumuz ortamın cennet mi cehennem mi olacağına tek başına karar vermesini öylece izleriz. Kim mi? En kadim dostumuz, yani kendimiz.

İş hayatından çok sıkıldınız. İşinizde hızla yükseldiniz, çoğu insan bulunduğunuz pozisyona gıpta ile bakıyor ama şirket hedeflerini bir türlü tutturamayan ekipler ile uğraşmaktan da çok yoruldunuz. Hepsi işlerini iyi yapıyor aslında ama yine de kontrol etmediğinizde bir şeylerin yanlış gitme ihtimali de çok fazla, bu riski alamıyorsunuz bu da sizi çok yoruyor. İstanbul’daki evinizi kiraya verip Muğla’da ailenizden kalan eve yerleşseniz çok rahat geçinirsiniz. Hayata dair tek kaygınız da o gün havanın güzel olup olmayacağı olur. Ekibinizin veya üstlerinizin kaprisleri, şikayetleri, baskıları, problemleri ile karşılaştırınca kulağa güzel geliyor gerçekten.

Gözünüzü karartıp Muğla’ya yerleştiniz, kızınıza da mutlu olabileceği bir okul ayarladınız. Kızınız okuldayken eşinizle bol bol gezip çevreyi tanıyorsunuz. Haftasonları da hep birlikte doğanın, temiz havanın keyfini çıkartıyorsunuz. Ailenizle kaliteli vakit geçirmeye başladınız. Okumaya, yıllardır elinize alamadığınız gitarınızı çalmaya vakit bulabiliyorsunuz artık.

Aylar geçti ve siz yeni düzeninize iyice alıştınız. Yavaş yavaş bahçe ile uğraşmaya başladınız. Hatta artık sabah size taze taze yumurtalarını sunacak tavuklarınız bile var. Gerçi 3 hafta oldu tek bir yumurta bile yiyemediniz ama tavukları yumurtlamaları konusunda motive etmek için türlü yöntemler deniyorsunuz hatta bunun eğitimini bile aldınız. Eğitime katılan bir komşunuz bir yöntemden daha bahsetti ama hayır hayır yumurtlamaları için tavukları korkutamazsınız. Negatif motivasyonun zaman zaman işe yaradığını kurumsal hayatınızda da gözlemlemiştiniz aslında, belki işe yarayabilir.

İstanbul’dakiler kadar olmasa da burada da güzel restoranlar var hatta bir kaçının müdavimi bile oldunuz. Ama garsonlar siparişinizi en az iki kez teyit etmeden eksiksiz getirmeyi başaramıyorlar. Arada not alanlar veya hafızası kuvvetli olanların bu kontrollerinizden rahatsız olduğunu hissediyorsunuz ama işinizi şansa bırakamazsınız. Ayrıca bu garson servis ettiği yemeğin adını doğru telaffuz edemiyor ama neyse ki siz bu yanlışını nazikçe düzelttiniz bile. Garsonlar size birilerini hatırlatıyor ama..

Bu senaryo böyle uzayıp gider. Çevredeki uyaran azaldıkça stres gözle görülür biçimde azalır ama o yumurtlamayan tavuğun boğazını sıkmak isteyen performans odaklı yıkıcı yanınız sizinle oldukça, işiniz biraz zor. Bu yanınızı yapıcı bir modele dönüştürmedikçe ne tavuklar ne ekibiniz sizi tatmin edebilir. Yaşam kalitesini arttırmanın yolu bu dönüşümden geçer. Bu dönüşüm(ler) gerçekleşmedikçe hayattaki roller değişse de senaryolar hep aynı kalır. Kişinin içindeki telaşlı, kontrolcü, zorlayıcı boyuttaki mükemmeliyetçi yanların sesi yükseldikçe onu sabah huzurlu bir şekilde uyandıracak kuş seslerinin de sesi kısılır. Çoğu zaman önemli olan neyi duyduğumuz değil nasıl duyduğumuzdur. Eminim İstanbul’da kuş seslerini duymayı hala başaran birçok insan vardır.

Neyi arıyorsan O’sun sen

Can konağını aramadaysan, cansın;

Bir lokma ekmek arıyorsan, ekmeksin;

Bir damla su arıyorsan, susun;

Zulmün peşindeysen, zalimsin;

Aşkı arıyorsan, aşksın;

Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen…

Mevlana

İpek Laleli
Profesyonel Koç & NLP Master