Yeniden ayağa kalkmak için yıkılmışsındır…

Yeniden ayağa kalkmak için yıkılmışsındır…

497
0
PAYLAŞ
Koçluk bana ne kattı deyince, iletişimde rahatlık, insanları anlamak, göz teması ile rahatça konuşmak, dinlemek, duymak, sakinlik ve sınırsız öğrenme öğrenme öğrenme.
Artık mağazada, markette, metroda, tatilde, okulda, otobüste hatta durakta otobüs beklerken tanımadığım bir daha görmeyeceğim insanlar ile konuşur oldum ve  “mesleğiniz nedir?”, “ne güzel anlatıyorsunuz”, “hep böyle sakin mi konuşuyorsunuz?” diyen insanların hayatlarına kısacık bir an bile dokunabilmiş olmanın hazzını yaşıyorum.
İnsan değişebilen, gelişebilen bir varlık ise, sorgulamalarımı öncelikle kendime, sonra etrafıma ve sonra da karşılaştığım tüm insanlara yapar oldum. Farkındalıklar arttıkça hayatımda çırpınan dalgaların sakinlediğini izler oldum. İnsanları onaylamak zorunda olmadığımı ama anladıkça iletişimimin kalitesinin değişip geliştiğini gördüm. Zamanla hayatımdaki değerlerimi önce sorgular sonra anlar daha sonra da değişmesi gerekenlere el atıp, farklı bir bilinçle takip eder oldum.
Koçluğa başlamadan önce , duyduğum bir söz vardı. “Hiçbirşey yapmasan bile kendine çok şey katacaksın.” Kesinlikle doğru. Ama ben değişirsem dünya değişebilir ise, bir kişi değişirse denize atılan çakıl taşının deniz yüzeyindeki yayılan halkaları gibi genişleyecek ise en önemli kısımdan başlamış olmuyor muyum?
Bir gün sevgili Umut Kısa ‘ya tamda o ilk değişim anlarımda, farkındalıklarım oluştuğu ilk anlarda “ben yıkıldım” diye mesaj atmıştım. Gelen cevabı sanırım hiç unutmayacağım. Dedi ki; “Yeniden ayağa kalkmak için yıkılmışsındır.”
Bazen bazı şeylerin ne telafisi ve tamiri olur. En güzeli yıkmak yakmak yok etmek. Bu yıkıntılar ve darmadağın karşında duran parçalar ile yepyeni bir şey inşa edebilirsin. Tamir etmeye çalışmak bazen boşuna çaba, yıkman gerekiyorsa yık, yıkılman gerekiyorsa yıkıl ki en güzelini yapabilesin.
Her kayıbı bir kazanım olarak görmek gerekiyor sanırım. Böyle güçleniyor böyle yolunu buluyor insan. Tıpkı ağaçlar gibi, kış geldi diye küsmüyor ki ağaçlar hayata yaşamaya. Yepyeni bir baharda taptaze çiçekler ile açabilmek için , serpilip güzelleşebilmek için kupkuru dımdızlak cansız renksiz kahverengi dal parçası gibi görünmeyi göze alabilmeli insan.
“Eğer bütün insanlığı uyandırmak istiyorsanız, bütünüyle kendinizi uyandırın. Dünyadaki acıları bitirmek istiyorsanız, içinizdeki karanlığı ve negatif enerjiyi yok edin. Aslında dünyaya verebileceğiniz en büyük hediye , kendi değişiminizdir.” LAO TZU

BİR CEVAP BIRAK