Mutsuz Meslekler: ‘Avukatlık’

Mutsuz Meslekler: ‘Avukatlık’

645
0
PAYLAŞ

İnsan, yaşamını sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu gelir ve ortamı, yaptığı işler sayesinde elde etmektedir. Bu sebeple ömrünün çoğu zamanını iş hayatında tüketmektedir. Değişen çağ ile beraber teknolojinin katkısı sonrası bazı meslekler kolaylaşıp, kaybolduğu gibi yenileri de aramıza karışmaktadır. Ama insanın tükettiği zaman değişmemektedir.

Peki şimdi kaybolan bu mesleklerin sahipleri yaşama devam etmiyor mu?

10 yılı aşkın zamandır çalıştığım hukuk sektöründe, avukatlık mesleğine ve hayata karşı pek çok deneyimlerim oldu. Bunların en başında banka ve şirketlerin avukatlığını yapan köklü hukuk bürolarının mesleki tecrübelerini kullanarak vekilliğe hak kazanmaları ve başarılı çalışmalara imza atmaları olmuştur. Çalıştıkları kurumlar ulaşılabilir düzeyde başarı hedefi veremedikleri için, pastanın dilimleri bürolar arası farklılık gösteriyordu.

Zamanla bankacılık sektörünün gelişmesine bağlı olarak artan rekabet ortamı ile beraber performans sistemi ve denetimler gelişti. Yeni çalışacakları hukuk büroları için personel, teknolojik donanım, kurumsal yapı vb. çalışma koşullarını ararken, eski çalıştığı büroları da bu yapıya kavuşturmak için teşvik ettiler. Bürolar da bu çalışmanın devamlılığı için yüksek maddi yatırımları yapmıştır. Avukatlık kazanç anlamında meslekler arasında önemli bir yer alması ile beraber, hukuk fakülteleri üniversite tercihlerinde oldukça artış gösterdi. Bununla beraber birçok özel üniversite de hukuk bölümünü bünyesinde oluşturdu.

Sektörde mesleğe yeni adım atan avukatlarda gördüğüm iyi bir kazanç ve statüye sahip olma arzularının tercihlerini bu doğrultuda seçmeleri tezimi doğuruyordu. Oysa kazanç sadece mesleğe göre değil; zaman, emek ve kişisel gelişim tüketimine bağlı olarak da elde edilebilecek kavramdır. Statü ise psikolojik güdülere göre kişilerde değişiklik gösterebileceğinden işin bu kısmını teğet geçiyorum.

Yukarıda bahsettiğim gibi günümüzde kurum vekilliği yaparak, 10-60 arası personel ekibi ile yürüten avukatların aynı zamanda iyi bir işletmeci, insan kaynakları uzmanı, muhasebeci olması gerekiyor. İyi bir avukat olmak, iyi işlerin bağlanmasını sağlayabilir. Ancak bu işlerin başarı ile taçlanmasına yetmeyebilir. Çünkü artık bireysel çalışmalar değil, takım çalışması ile sürdürülen çalışmalar bayrağı taşımaktadır.

Gelin biraz bu mesleğin tarihine yolculuk yapalım.

Mesleğin tarihsel geçmişine baktığımızda 800 yıl öncesine kadar seyahat edebiliyoruz. Eski Yunan ve Roma’ya kadar uzanan yolculukta ilk olarak savunma mesleği olarak kayıtlara geçtiğine ulaşıyoruz. Yunanca’ da üstün ve güzel konuşan anlamına gelen ‘AdvoCatus’ sözcüğünden dilimize geçmiştir. Bazı kaynaklar Sokrates’in mahkemede yaptığı savunmasını, yazılı savunmanın başlangıcı olarak gösteriyor. Eğlence düşkünü, ahlaka aykırı davranışı, lüks içinde yaşayanların yapamayacağı kadar seçici ve önemli bir meslek olduğunu görüyoruz. 13. yy ’a gelindiğinde Fransa’da şövalyelik gibi bir saygınlık kazanmıştır. Toplumların kurulmasında ve gelişmesinde etkin rolleri olduğu gibi bir yandan da para kazanmaya devam ederek hizmetler veriliyormuş. Klasik dönemde ücret alınmadan yapılan süreçleri görüyoruz. Bu görevi üstlenenler, zorda kalan halka yardım etmek için çabalamışlar. Dürüstlük, onur her şeyin üstünde, mesleğin önünde olduğu dönemlere ulaşıyoruz. (K1)

Bugün avukatlık veya başka mesleği yapanlardan hangisi tarihsel kronolojisini bilerek, araştırarak ve üzerine bir taş koymak üzere kendini adıyor dersiniz?

Günümüze geldiğimizde ise resim değişiyor. Nasıl mı?

60 farklı meslek grubundan 1670 kişinin katılımı ile gerçekleşen izotomi anket çalışmasında en mutsuz meslek olarak ‘avukatlık’ birinci geliyor. Bilimsel bir çalışma niteliği olan izotomi, mutsuz olan avukatların sahip olduğu değerleri;

Yaratıcılık
Eşitlik
Özgürlük
Eğlence
Kendini Yönetme
Başarılı olma

Gibi sıralamaktadır. Mesleğin tarihsel geçmişinde de okuduğunuz üzere bu değerler ile mutlu olmak mümkün olmuyor. Mutlu olanlarda ise anket sonucunda çıkan değerlerin düşük olması ile mümkün olduğu anlaşılıyor. Gelenekçi, Güç ve Güven değerleri yüksek olanlar ise mesleğinde mutluluğu daha hızlı yakaladıkları anlaşılıyor. (K2)

Kişisel değerlerimizin beslediği meslekleri seçemediğimiz gibi, bu yolda destek almaktan da geri kalıyoruz. Koçluk veya danışmanlık hizmetlerinin çözümleri ile oluşacak farkındalığı ve performansı düşünmek yerine oluşacak maliyet düşünülüyor.

Carpediem Koçluk Çözümleri olarak hedef kitlemizi avukat ve hukuk bürolarının çalışma yapısı üzerinde belirledik. Özellikle son bir yılda eğitim donanımız sonrasında yönetici koçluğu üzerine avukatlar ile yaptığım görüşmelerde gelen ilk sorular hep ücret üzerine olunca muhasebede başarılı ama işletme yönetiminde ki zayıflığını görebildim. Karnenin böyle olması mesleğin içerisinde olan çalışma alışkanlığından kaynaklandığı gibi liderlik, ön planda olma ve bireysel başarı dürtüleri profesyonel çalışmadan uzaklaştırıyor.

Vekili olduğu kurumlar tarafından istenilen her şeyi gerçekleştiren büroların; kendi kurumları, markaları, personeli için eğitim çalışmasını yatırım yerine ek maliyet görmeleri onları maratonda geride bıraktığı gibi yeni mutsuzluklarına da davetiye çıkartabiliyor. Örneğin büroların turn-over (personel sirkülasyonu) yüzdesi. İzmir’ de çalıştığım hukuk bürosu ve avukatlar ile 2017 yılında yaptığım çalışmalarda % 65 gibi oran her şeyi açıklamaktadır.

Hangi mesleği yapıyorsanız yapın, sizleri yaptığınız işte adanmışlığa ve gönül vermeye davet ediyorum. Değerleriniz ile örtüşmeyen meslekleriniz ile çatışmak yerine, hayatı daha homojen yaşamayı tercih edebilirsiniz. Hastalandığınızda doktora gittiğiniz gibi, işletmenizin hastalıkları içinde bir profesyonel koç edinebilirsiniz.

Adam Smith’in “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.” sözü oldukça eskilerde kaldı.

Sevgilerimle,
Ender ERMİŞ

“Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın.” Konfüçyüs

Kitap Koala Sokak Hayvanlarına Destek Olmak İçin Kurulmuştur. Lütfen Ziyaret Edin!