MUTLU BİR İLİŞKİ İÇİN EN BAŞARILI TAKTİKLER

MUTLU BİR İLİŞKİ İÇİN EN BAŞARILI TAKTİKLER

113
1
PAYLAŞ

İlişkinizde bir süredir devam eden tartışmalardan yoruldunuz, sevildiğinizi hissetmeyeli oldukça zaman oldu, kırgınlıklar biriktikçe birikti ve üstesinden gelinemiyor, artık konuşamıyoruz bile, bambaşka insanlarız diyorsunuz ya da en son güzel, dolu dolu ilişkim ne zamandı hatırlayamıyorum, tam işler yolunda giderken aramayı sormayı kesti anlam veremiyorum, doğru insanlarla nerede tanışılır, onlarla nasıl konuşulur bilemiyorum, zamane erkekleri-kadınları çok farklı o anlamlı ilişkiler eskidenmiş diyor olabilirsiniz. İster bir ilişkinin yokluğundan ister varlığından muzdarip olun, tüm bu serzenişlerin sonunda; doğal olarak etkisi hemen gözlemlenecek bir taktik, işe yararlılığı kanıtlanmış stratejiler, sizin endişelerinizi bir anda silip atacak yerine sonsuz bir garanti ve güven hissi yaratacak formüller arayışında olabilirsiniz.

Peki, mutlu bir ilişki için gerçekten de böylesi taktikler mevcut mu?

Araştırmalar gösteriyor ki insan beynine saniyede 2000000 bit veri akışı sağlanmakta, ancak beyin kapasitemizle doğru orantılı bir biçimde biz bu verilerin yalnızca 168000 bit ini algılayabilmekteyiz. Elbette bu 2000000 bit verinin içinden hangi 168000 bit veriyi algıladığımız da kişiden kişiye değişiklik göstermekte. Yani en basit açıdan buna bir örnek verecek olursak “boş bir su bardağı”nı aynı anda aynı açıdan aynı şartlarda gören 10 kişinin 10’u da farklı şeyler görüyor ancak buna boş su bardağı diye hitap ediyor olacaktır.

Tam da bu noktada konuyu biraz daha derinleştirmekte fayda olabilir. Tahmin edersiniz ki gördüğümüz, algıladığımız tek bir bardak bile onu gören insan sayısı kadar farklı versiyonlarda aklımızda kaydediliyorsa bu durumda sizin serzenişte bulunduğunuz sevgi, ilgi, aşk, tartışma, kırgınlık, ayrılık, aldatma, tanışma gibi olgular ne kadar farklılaşabilir? Sizin sevgi diye tanımladığınız şey acaba karşı tarafta sizin tanımınıza ne kadar yakındır?

Durum böyle olunca nasıl olurda “kaç mesaj atarsanız size bağlanır, ne giyerseniz etkilersiniz, ne söylerseniz aşk duygusu uyandırır ve hatta partneriniz ne yaparsa kırgınlıklar biter yada tartışmalar sonlanır” gibi taktikler bu konularla ilgili her biri birbirinden bambaşka anlamlara sahip olan kişilerde işe yarayabilir? Sanırım milli piyangonun size çıkmasından bile düşük bir olasılığa sahip…

Zorluklardan geçerken sabırsız, dayanıksız, güçsüz hissediyor olmak ve bunun sonucunda acil ve işe yarar çözümlere odaklanmaya meyil etmek oldukça doğal. Ancak bu çözümlerin işe yaramayacağını, işe yarasa da sürdürülebilir olmayacağını bilirseniz hala onları seçer miydiniz?

“Seçmezdim elbette” diyenler için müjdem var! Elbette çaresiz değilsiniz. Çözüm öncelikle kendinizi tanımaktan, ne istediğini anlamaktan geçiyor. Kimsiniz, ne gibi kaynaklara sahipsiniz, ne istiyorsunuz ve mevcut ilişkide sizi mutlu eden nedir? Daha sonra da aynı soruları partneriniz için düşünmeye başlayabilirsiniz. Evet bir hap alıp sabaha zinde uyanmak kadar hızlı bir yol değil ama bu yolun sonunda sizi ve partnerinizi; ne oldu da birlikte olduğunuz kişileri seçtiniz, onlarda sizi ne mutlu ediyor yani ne şekilde sevildiğinizi anlıyorsunuz, ne oluyor da başkasının kırılmayacağı bir şey sizi bu kadar etkiliyor gibi ilişkiye has başlıklardaki anlamlar için net cevaplar bekliyor olacak. Bu cevaplarla yeni alternatiflerin hızla kendiliğinden ortaya çıkışını rahatlıkla gözlemleyebilir, bu alternatiflerle ne yapacağınıza kendiniz karar verebilirsiniz. Kısacası istek, emek ve zaman alır; karşılığında sadece sizde işe yarayan, sizin karar verdiğiniz, özenle yarattığınız, yaratıcı ve özgür kendi yollarınızı oluşturacak farkındalık verir.

Seçim elbette sizin…

Ceren YILMAZ

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK