Mutlu bir gelecek için…

Mutlu bir gelecek için…

122
0
PAYLAŞ

Zaman… ah zaman nasılda ince ve debisiz akan bir nehir gibi sessizce, hissettirmeden akıp giderken pek çok şeyi değiştiriyor, dönüştürüyor ve olgunlaştırıyor. 14 yaşında genç bir erkek annesi olduğuma inanamıyorum bazen. Daha dün gibi kendi gençliğim.

Öğretmen çocuğuydum ben, annem de babam da öğretmendi. Bazı meslekler var, öyle karakteristik ve ortak bir kültür yaratmış ki, sen çok istesen de dışında kalmak için çabalasan da aynı şeyleri yaşamaya mahkûm kalırsın. İşte öğretmenlikte bunlardan biri. Eğer öğretmen çocuğu olarak dünyaya geldiysen okul hayatın boyunca kendi adın ve varlığınla var olamazsın, hep soyadın önde gelir. Çalışkan olmak zorundasındır, derslerde asla dersi kaynatan olamazsın. Hele ki okul kurallarına aykırı bir davranış sergilemeye asla cesaret edemezsin. Birde küçük bir yerde yaşıyorsan bütün öğretmenlerin tanır seni. Akşam ev oturmasına bir bakarsın matematik öğretmenin gelmiş, yaptın mı bakalım ödevini getir de bakayım deyiverir. İşte bende Zonguldak’ın sahil kasabası Kilimli’de lise hayatımın sonuna kadar bu kader ile yaşadım. Bu durum bana çok şey öğretti ve kazandırdıysa da ben size beni zorlayan yanlarından bahsedeceğim.

Çalışkan ve zeki bir öğrenci, lise dönemi gelip de akademik anlamda seçeceği mesleğe göre bölüm belirleme zamanı geldiğinde, tüm öğretmenleri ve yakın çevresi tarafından fen-matematik bölümünü seçmelisin baskısı ile karşı karşıya kalırdı benim zamanımda( şimdi de durumun çok farklı olduğunu düşünmüyorum aslında). Sosyal bölüm, haylazların, tembellerin, ders ile alakalı olmayanların bir araya geldiği bir bölümdü herkesin gözünde. Bende bu doğrular temelinde fen- matematik bölümüne yazdırıldım. Nasıl mutsuzum, nasıl zorlanıyorum anlatamam. Bir fizik dersi çalışmam var ağlamaktan gözlerime kan oturuyor. Babam durumun farkında, dayamayıp bir gün yanına çağırdı beni. Ne istiyorsun? diye sordu. Ağlayarak doktor ya da mühendis olmak istemediğimi, Arkeolog olmak istediğimi söyledim. İşte o konuşma sonrası babam üstümde ki yükü almıştı. Beni dershanede sosyal bölüme kayıt yaptırdı. Çok çalıştım sonra ben, yetişmem gerekiyordu diğerlerine, lise de hiç görmediğim dersleri orada öğrenmek zorundaydım. Hiç gocunmadım ama. Tutku ile istediğim bir şeyi almak için ödeyeceğim bütün bedellere hazırdım. İlk sene kazanamadım, bütün arkadaşlarım gittiler, ben kaldım, daha bir sarıldım çalışmaya, sonuç Akdeniz Üniversitesi Klasik Arkeoloji…

Benim şansım babamdı, ama yine de çok zordu o dönem. Öğretmenlerimi ikna etmek için nasılda çaba sarf ettiğimi dün gibi hatırlıyorum.

Evet zaman geçti, şimdi gençlerin önünde pek çok seçenek ve farklı imkanlar var. Ama ebeveynlerin ve eğitimcilerin çoğunda zihniyetin değiştiğine pek inanmıyorum. Eğitim sistemimiz ve kariyer imkânları hala, gençlerimizin mizaçlarına, değerlerine, yetkinliklerine göre meslek seçmeleri konusunda yeterli desteği vermiyor. Aileler de bu yüzden çocuklarının başarılı gelecekleri için en garantisi ne ise onu istemeye, çocuklarını da bu konuda baskılamaya devam ediyor.

Oysa İzotomi‘nin çok sevdiğim sloganında söylediği gibi; Başarı kesin mutluluk getirmiyor ama mutluluk kesin başarı getiriyor. Yani çocuklarımız için, onların mutlu geleceklerini inşa edebilmeleri için biz anne babalara düşen sorumluluklar var.

Onlarla, güçlü duygu temelli sağlam bağlar kursak, onları yargılamadan, küçümsemeden gerçek bir merak ile dinlesek, hayallerini, neleri severek yaptığını bilerek gereken desteği ve yönlendirmeyi yapsak sizce bu sistem dediğimiz şeyi değiştirmek için çok güçlü adımlar atmış olmaz mıyız? Çocuklarımız daha bilinçli, ne istediğini bilen, hayal kuran ve hayallerini gerçekleştirmek için ödemesi gerek tüm bedelleri ödeyecek kadar cesur olmazlar mıydı?

Bütün anne babalar çocukları için en iyisini isterler ve bütün anne babalar çocukları için en iyi anne babalardır. Çocuklarımız çok değerli, en kıymetlisi, mizaçlarına, değerlerine, hayallerine, yetkinliklerine göre meslek seçmek en büyük hakları, hadi geç kalmadan izotomi ile tanışın tanıştırın.

“Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi sen ol.”
Gandhi

Sevgi, umut ve barış ile…

Buket Özbek
Yaşam & Öğrenci Koçu
NLP Master

BİR CEVAP BIRAK