“Mut”a Sahip Olmak

“Mut”a Sahip Olmak

80
0
PAYLAŞ

Mutluluk belki de kimsenin peşinden ayrılmadığı bir arayış. Herkes için farklılık gösterebilen bir kavram. Hatta canlıların hayatlarında farklı dönemlerde bambaşka karşılığı olan bir kavram olarak da karşımıza çıkıyor. Bugün bizi mutlu eden bir olay veya başka bir şey bir başka gün aynı oranda mutlu etmeyebiliyor. Hatta kimi zaman bizi mutlu eden durumlar bir başka zaman duygularmızda hiçbir etki yaratmıyor.

Peki bunun nedeni nedir? Hemen herşey aynıyken biz neden daha önce olduğumuz gibi mutlu olamıyoruz? Bu durumun çeşitli nedenleri var. Yaşadığımız andaki duygu durum bunlardan biri. Yaşadıklarımız, değişimimiz, hayata ve olaylarla bakışımız ise bir başkası. Başka nedenlerde elbet bulunabilir.

Mutluluğun elbette bir çok farklı nedeni var. Bu nedenler hayata bakışımıza, bizi tatmin eden olgulara göre değişiklik gösterir. Burada mutluluğumuzun gelecekle bağlantılı olduğu fikrinden yola çıkarak değerlendirilecek. Elbette anda kalmak, içinde bulunduğumuz anda mutlu hissetmek mühim.

Mutluluk veya mutsuzluk kelimesi parçaladığımız zaman “mut”a sahip olmak veya “mut”a sahip olmamak anlamını çıkarılabilir. Etimolojik olarak incelendiğinde ise “mut” kökünün “umut”dan türemiş olduğu bilgisini edinebiliriz. Bu durumda başka bir soru kendi kendini doğuruyor: mutlu olmanın umutlu olmakla ilişkisi nedir? Ve bu kavramın tersi de kendini elbette doğurur: mutsuz olmanın umutsuz olmakla ilişkisi nedir?

Mutlu hissettiğiniz bir anı veya bir düşünceyi zihninizde canlandırdığınızda ve o andan itibaren geleceği düşündüğünüzde gelecekle ilgili umudunuz varsa, huzurlu olacağınızı düşünüyorsanız mutluluk olarak adlandırdığınız hisse sahip olduğunuzun farkına varacaksınız. Elbette terside mümkün. Geleceğe dair umutsuzsanız yani herhangi bir kaygınız varsa mutsuzluk olarak adlandırdığınız hisse sahip olursunuz. Duyduğunuz iki histe doğal.

Eğer mutsuzsak ve arzu ettiğimiz mutluluksa bu duyguyu elde etmek için ne yapılabilir? Konuyla alakalı literatürde, kitaplarda, sosyal medyada ve farklı kaynaklarda birçok fikir ve yol gösterici cümleye ulaşmak günümüzde çok kolay. Sizi umutlandıran, gelecekte gerçekleşmesine şahit olduğunuzda yüzünüzde gülümsemeye neden olacak herhangi bir olayı, edinimi düşünmeniz, düşüncenizi bu şekilde yönlendirmeniz yeterli olacaktır. Kısacası “hayal” kurmak sizi mutlu edecektir. Olumsuz, sizi üzecek bir hayal kurmanız da mümkün elbet fakat; “hayal” kavramı mizacı gereği mutsuzlukla pek örtüşmez. Çünkü hayallerde tutsaklık yoktur, özgürsünüzdür.

Hiç hayal kurdunuz mu? Mesela gelecekte elde etmek istediğiniz bir ürünü veya bir başarıyı düşündüğünüzde nasıl hissettiniz? Hayal ettiğiniz ana giden yolda kendinizi her zaman iyi hissetmeyebilirsiniz. Bu hissin nedeni hedefinize giden yolda hedefinize ulaşmanıza engel olacağını düşündüğünüz durumlardır ya da belki de sadece yorgunsunuzdur. Anlık olarak hedefe ulaşmak için yeterli enerjiyi zihninize hissedemiyorsunuzdur. Yani umutsuzsunuzdur. Düşünceleriniz yorgunluğunuzun tutsağı olmuştur.

Eğer şu an mutluysanız geleceğe dair umutlusunuz demektir. Yani özgürsünüz. Mutluluğun özgürlükle bir alakası olmalı.

Serhan Sayar