MÜKEMMEL OLMAYIN, MÜKEMMEL SEVİN

MÜKEMMEL OLMAYIN, MÜKEMMEL SEVİN

383
0
PAYLAŞ

Ben süper bir anne değilim. Çok becerikli, çok planlı ve çok sabırlı bir anne hiç değilim. Çevremizde, mükemmelmiş gibi davranan ya da mükemmel olmaya çalışan pek çok anne, mükemmel olmamız gerektiği mesajını veren pek çok insan var belki, evet ama ben sadece elinden geleni yapmaya çalışan bir anneyim. Bazen hatalar yaparak, bazen yanılarak, bazen eksik kalarak, bazen düşerek, bazen kalkarak…. Öğrenerek, paylaşarak, deneyerek, keyif alarak, severek…

Küçük oğlumun doğduğu gün, onu kucağıma aldığımda, kulağına “seni çok seveceğim” diye fısıldadım. Hamileliğim boyunca da, onu çok seveceğimi söylemekten başka hiçbir cümle ve hayal kurmamıştım. Çünkü büyük oğlumda tecrübe ettiğim on yıllık anneliğimden öğrendiğim ve emin olduğum tek gerçek; sevilen çocukların mutlu ve iyi bir çocuklar olduğuydu.

Mükemmel ya da süper ebeveynliğe inanmıyorum ben. Elinden geleni yapmaya ve sevginin gücüne inanıyorum. Gerçek hayatın, sosyal medyadaki, kitaplardaki veya televizyondaki ebeveyn profillerinden ibaret olmadığını biliyoruz. Bazen çocuklarınıza sesinizi yükseltebilirsiniz, bazen canınız sıkkın ya da yorgun olup yeteri kadar ilgi gösteremeyebilirsiniz veya her şeyin en iyisini sunamayabilirsiniz. Ama çocuğunuza koşulsuz bir sevgi sunar ve onu sararsanız, hissettiği o sevgi aracılığıyla iyiliği, mutluluğu, başarıyı, arkadaşlığı, yaratıcılığı, güveni bulmasını sağlayabilirsiniz bence.

“Ben, kendisi için her şey çok pürüzsüz olan, tüm cevapları bilen, hiç tereddüt yaşamayan bir annenin çocuğu olmak yerine; insan olmaya ilişkin tüm içsel çatışmalara sahip bir annenin çocuğu olmayı tercih ederdim” diyor ünlü psikanalist Donald Winnicott… Anneliğin tam merkezinden baktığım bu günlerde, benim de inandığım tam olarak sadece bu.

Ebeveynlik her şeyden önce doğal olabilmek… Çocuklarımız söz konusu olduğunda, her ne kadar “acaba”lar ile “keşke”ler arasında gidip gelsek de, çok da kendimizi kaptırmamamız ve olduğumuzdan farklı olmaya zorlamamamız gereken bir dünya…. Evde, çocuğumuza; kurgulanmış, ezber bir yaklaşım sunmaktansa ya da sahte bir mükemmellik yaratmaya çalışmaktansa, sevginin gücünün koruyuculuğunda gerçek hayatın örneklerini sunmak daha doğru diye düşünüyorum.

Zaten ebeveynliğin kendi içinde o kadar çok karmaşık halleri var ki, bir de içine en iyiyi yapmak ya da mükemmellik kaygısı eklenince her şey daha zor bir hal almıyor mu? Mükemmel bir ebeveyn olacağım diye hem kendimize hem de çocuklarımıza eziyet etmeye gerek var mı?

Hayat; biraz da hatalarıyla, eksikleriyle, boşluklarıyla, olumsuzluklarıyla yaşanabilir bir hale gelmiyor mu?

Elbette kendimizi geliştirelim, okuyalım, öğrenelim, çocuğumuzla sevgi ve güven ilişkisi kurmaya çalışalım, onun için çabalayalım. Çocuğumuzun karnını, kalbini, ruhunu, zihnini doyurmaya çalışalım. Ama bunları yaparken kendimizi başka biri olmaya zorlamayalım, doğallığımızı kaygılarımıza kaptırmayalım…

İlla mükemmellik arayacaksanız da, o zaman mükemmel olmayın ama çocuğunuzu mükemmel sevin.

Çocuğunuzla aramızda gerçek sevgi olduğu sürece, sizden gelen hiçbir şey onun için yanlış ve kötü olmayacaktır… Buna emin olabilirsiniz…

Ebru Ürer Şengül
Ebeveyn Koçu
Nisan 2018