Liderliğiniz Ne Renk? (Satışta Takım Lideri Olmak)

Liderliğiniz Ne Renk? (Satışta Takım Lideri Olmak)

757
0
PAYLAŞ

Hizmet sektörünün belki de en zorlu alanlarından birinden bahsedelim mi? Genel adıyla perakende diyelim, biraz küçültüp mağazacılık diyelim, netleştirelim nihai satışın ta kendisi diyelim.

Pek çok emek ve zaman ardından mağazalara inen ürünlerin satışı, doğru şekilde sergilenmesi, ürün bütünlüğünün sağlanması ve tüm bunları yapan ekibin en doğru şekilde yönlendirilmesi çok çeşitli hedeflerin her birine ulaşılmasının sağlanması. Aslında yukarıdaki cümleler hem bir mağazadaki günlük rutini, hem de bir takım liderinin/mağaza müdürünün iş tanımını da ifade etmekte.

Çok yüksek adetlerde stoğa sahipken bu stoğu birlikte yönettiğiniz; müşterilerinizi memnun etmeye çalışırken ilaveten her birinin mutlu olmalarından, doğru davranmalarından emin olmanız gereken bir takım.

Her biri farklı karakterlere sahip, bambaşka yaşlarda, tecrübelerdeki kişilerin aynı hedeflere kanalize edilmeleri, hedeflere ulaşırken şirket kurallarının birebir uygulanabilmesi, kurallar uygulanırken çalışan bu ekibin motive edilmesi, mutlu çalışması…

Okurken bile yorucu değil mi?

Sadece benim çalıştığım firmada bunu yapmakla mükellef 1000’den fazla kişiden bahsediyoruz. Ve memnuniyeti sağlanması gereken bu 1000 kişiye bağlı daha binlerce çalışan, ekip üyesi.

Her bir ekibin her bir üyesinin tek tek motivasyonu, memnuniyeti, ayakları geri gitmeden işe gelebilmesi…Sağlanması en önemli gerekliliklerden biri birebir hizmet sağlayan sektörlerde. Çünkü biz ne öğrendik sistemden “Mutlu Çalışan, Mutlu Müşteri!”

Peki sistemin bütünlüğünü sağlarken, hedeflere yürürken üstümüze düşen ne, neler yapmalıyız… ve neler yapmamalıyız…

Ekibi bir bütün bir vücut gibi düşünsek ve bedenimizde ağrıyan en küçük bir noktanın bile bizi ne kadar rahatsız ettiğini, moralimizi bozduğunu, davranışlarımızı etkilediğini belki o gün enerjimizi düşürüp en sevdiklerimizle bile iletişimi kesmemize sebep olduğunu varsaysak durumun ne kadar önemli olduğu daha gerçek bir hal alır muhakkak.

Hadi biraz derinleşelim, konunun biraz daha içine girelim mi?

“Ben ne istiyorum, nasıl mutlu oluyorum?” sorusunu bir kaç kez sorun kendinize. Bu soruyu kendimize sormadan ve kendimizce bir yanıt vermeden başkalarını anlamak bence oldukça zor. Yönetim ekibindeki kişilerin kendi kişisel ihtiyaçlarının farkında olmaları ve bu farkındalıkla eyleme geçmeleri en kilit noktalardan biri bence. Çünkü her gün her biri ayrı bir bütün olan, kendi içinde dengede olan kişisel tamlığı ile ekibine katkı sağlayan pek çok kişi ile çalışmak durumundayız.

Kendi kişisel değerlerimizi bilmeden, bu değerlere sahip çıkmak adına kendi içimizde verdiğimiz mücadeleyi fark etmeden diğerlerinin çabasını anlamamız mümkün değil. Bu da ancak mükemmel bir farkındalık, kendi bütünümüze duyduğumuz öz saygı ve ardından çevremize duyduğumuz saygı ile gerçekleşebilir. Bunu yapmak zorundayız, çünkü malzemesi insan olan, yine insandan beslenen bir sektörde çalışmayı tercih etmiş durumdayız. Kişisel farkındalık ve bütünlüğü fark etmek yaşamdaki yegane vasıflardan biri olmakla beraber, malzemesi insan olan işletmelerde bir nevi işin raconu, kuralı olmak zorundadır.

Eksik yönlerini fark etmemiş ya da onlarla barışmamış, güçlü olduğu noktaları kontrolsüzce kullanan bir yönetici; ekibinin ihtiyaçlarını, ekip üyelerinin ayrı ayrı ve bir bütün oldukları zaman ki ruh halini nasıl anlayabilir? Güven değeri yüksek bir çalışanına sırtını rahatça dönebilen, saygı değeri çok yüksek bir çalışanına herkesin ortasında kırıcı bir şaka yapabilen, eğlence değeri yüksek bir çalışanını istisnasız 3 saat boyunca çok stresli bir sürecin içinde tek başına bırakan bir yönetici ekip hedeflerinden uzaklaştığında ne düşünmelidir? Ekibin kurallara uymadığını mı, kendisinin çaresiz olduğunu mu, yoksa bünyedeki pek çok rengi fark edemeyip her şeyi gri gördüğünü mü?

Kesinlikle her şeyi gri görmektedir.

Çünkü o hâlâ kendi önceliklerini, kendi takıntılarını aşamamıştır. Şirket hedeflerini kişilerin hedefleri haline getirirken yabancılık çekmektedir. Belki de ait olmadığı bir dünyadadır. Belki ve muhtemelen kendi dünyası ile ilgili bir fikri yoktur.

Tam da bu nedenlerle, farklı renkleri aynı hedefte bir gökkuşağına dönüştürmek için bir yöneticinin mutlak surette kendi farkındalığını sağlaması, kendi ihtiyaç ve beklentilerini anlaması, kendisine ait olan başlıca değerleri bilmesi şarttır.

Bu sağlandığında ise ekibi birleştirmeye, yöneticilikten liderliğe, ekibin yolunu açan kişi olmaya dair ciddi bir gelişim izlenecektir.

Bu gelişim ise şirketlerin yöneticilerini ve ekiplerini geliştirmeye duyduğu heyecan, kişilerin kendi gelişimlerine duyduğu heyecan ile sağlanabilir. Nerede olduğunu, kısa ve uzun vadede nerede olmak istediğini hayal edebilen, hangi araçlara sahip olması gerektiğini fark edebilen ve kendisine yatırım yapan kişiler yukarıda bahsi geçen gri renkten kurtulur ve ekibinden bir gökkuşağı oluşturarak mağaza-firma bünyesinde hedeflere doğru gerçek başarıyı yakalayabilir.

Aynı heyecanı hisseden bir işletme ise en kilit noktada yani müşteri ile buluşma noktasında tuttuğu ve ciddi beklentiler içinde olduğu ara kademe yöneticilerinin farkındalığını artırma ve bunu yakalamış kişilerin motivasyonunu sağlama noktasında sorumludur. Bireysel ve takım koçlukları, üst yöneticilerden alınacak düzenli geri bildirimler ve gerektiğinde mentorluklar olmazsa olmazdır. Bir perakende firmasının çekirdeğinde müşteri vardır, kabuğunda da müşteri vardır. Bu bazen satışı sağladığımız dış müşteri bazen de satışı sağlayan iç müşteridir ve çekirdek küflenirse kabuk bozulur, görüntü çekiciliğini kaybeder.

Tüm bu düşünce dizininde hem biz ara kademe yöneticilerin hem de ara kademe yöneticilere yol gösteren aynı zamanda hizmet eden tüm birimlerin, nihai satıştaki takımın bütünlüğünü korumak adına farkındalığımızı – kişisel farkındalığımızı- en yukarıda tutup sonra çevremize bakmamız şarttır.

Farkındalık arttığında uyanıklık artacaktır, uyanık bir zihinse hem meraklı hem ısrarlı olacaktır. Israrın heyecana dönüştüğü bol satışlar ve çok gülen bir takım dilerim ilgili tüm yöneticilere….

Tuba Sezenol
Mağaza Müdürü

BİR CEVAP BIRAK