KÜSTÜM OYNAMIYORUM

KÜSTÜM OYNAMIYORUM

73
0
PAYLAŞ

Karşındakinin uzun süreli aşağılamalarına, eleştirilerine maruz kaldığında, kırıldığında, fikrine kulak verilmediğinde, fikrini kabul ettirmek istediğinde, çözüm için başka yol kalmadığını düşündüğünde KÜSENLERDEN MİSİN?

Küstüğünde fark etmeden etrafına duvarlar örersin. Erişilmez bir kaledesindir. Zamanla bu kale senin zırhın olur. Öyle ki karşıdan kalkabilecek beyaz bayrağı bile göremezsin.

Duvarı örmek, onu sağlam tutmak için çok çaba harcarsın. Sürekli ilgisiz, yok görünmek öyle kolay değildir.

Düşünsenize küstüğünüz kişinin yaptığı bir espriye içten içe gülmek isteyip SOMURTTUĞUNUZDA, bir yorumuna katkı sunmak isteyip SUSTUĞUNUZDA, kendiniz olmaktan giderek UZAKLAŞIRSINIZ! Bu büyük bir enerji harcamanıza ve mutsuz olmanıza sebep olur.

Oysa duvarı kendini korumak, kendin olmak için örmüştün değil mi?

En fenası da küsünce değişmesini beklediğim kişinin değişmek bir yana küstüğümü bile fark etmemesi!

Aynı şey karşı taraf için de geçerlidir. Sana küsüldüğünü fark ettiğinde küsen biriyle buzları eritmek ne zordur. Bir görev vereceksin nasıl anlatacağını düşünürsün, bir etkinlik düzenleyeceksin istediğin birlik ruhunu sergileyemezsin, konuşmak istersin nasıl yaklaşacağını bulamazsın.

Çocukken ne çok küserdik. Sonrada küstüğümüze pişman olurduk. Örneğin, küstüğün kişinin kurduğu bir oyuna için giderek uzaktan bakarsın. Dışarıdan ilgisiz, istemiyormuş gibi görünmene rağmen orada olup eğlenmeyi sen de çok istersin. “Ah keşke gelse de barışsak hemen oyun oynasak” diye geçirirsin. Allah’tan çocuklukta küslükler kısa ömürlüdür; çünkü çocuklar çözüm odaklıdır. Olayı bir şekilde halletmeyi becerirler.

Büyüdükçe bu beceriyi kaybedenler ve küsmeyi çözüm olarak kullananlar aramızda!

Kabus gibi değil mi?

Küsmek zararsız bir davranış gibi görünsede aslında ilişkileri bitirmek için çok ideal bir silahtır.

Çünkü küstüğünde karşındakine “Sen değersizsin.”, “Benim için yoksun.” mesajını veririz.

“İnsanlar köprü kuracakları yerde duvar ördükleri için yalnız kalırlar.” diye bir söz vardır. 

Haklı çıkmak ve kazanmak adına yalnız kalmayı tercih etmektense sizi küslüğe götüren şiddetli tartışmalar yaşadığınızda önce fiziksel ve psikolojik olarak rahatlamaya ne dersiniz.

Ortamdan uzaklaşıp tartışma dışında bir şeyi düşünerek, yürüyüş yaparak, müzik dinleyerek, magazin haberi okuyarak, oyun oynayarak, bulunduğunuzda rahatladığınız bir ortamı hayal ederek  en azından 20 dakika geçirmek sakinleşmenize yardımcı olacaktır. Sakinleştiğinizde nabzınız normale döner ve konuyu konuşacak hale gelirsiniz. Hayalet rolünden çözüm isteyen bir yetişkin moduna geçiş yaparsınız.

Sonrasında  uygun zamanı bekleyip ertelemeden karşı tarafla konuyu, ne hissettiğinizi paylaşarak konuşmak  güzel bir başlangıç olacaktır.

KÜSMEK hayatının bir normaliyse,

Küsmeye yaklaştığını fark ettiğinde ne hissettiğini, beklentinin ne olduğunu ve neden böyle bir beklenti içinde olduğunu fark etmeye ne dersin?

Bu farkındalığı artan SEN küsmek dışında hangi seçeneklere sahip olurdun?

İlknur AKBULUT

Profesyonel Koç

Yazarın İletişim Sırları yazı dizisinin diğer bölümlerini okumak isterseniz: