Kötümser düşüncelerle savaş: Buda’nın ikinci okunu atan siz olmayın

Kötümser düşüncelerle savaş: Buda’nın ikinci okunu atan siz olmayın

112
0
PAYLAŞ

Olumsuz durumlar ve kötü haberler karşısında herkes farklı tepkiler verse de, bu tepkilerin gelişim aşaması aynı. Önce haberin kendisi bir deprem misali bizi vuruyor, sonra kötümser düşünceler ve kafada kurmalar ile artçı sarsıntılar yaşanıyor. Yani biz durumu kendimiz için büyük ölçüde zorlaştırıyoruz. Buda’nın iki ok hikayesi, bu durumu somut ve açık bir şekilde anlatıyor.

Bir insanı hedef alan iki ok düşünelim. Stres yaratan olaylar ilk oku oluşturuyor: Bir ölüm, bir kaza, ayrılık ya da işle ilgili bir sorun… İlk oku atlatmak mümkün değil, çünkü hayat böyle. İlk ok bizi yaralayıp geçiyor. Sonra durumu düşünmeye başlıyoruz. Kafamızda binlerce kez evirip çeviriyor, olası senaryolar ve kötümser düşüncelerle kendimizi bir kez daha yaralıyoruz. “O olmadan nasıl yaşarım” ya da “kesin kovulacağım” diye endişeleniyoruz. İşte bu, bizi yaralayan ikinci ok. Bu kez oku atan da biziz, okun saplandığı kişi de.
Buda, kendi kendimizi ikinci kez yaralamamak için, ikinci otu atmamayı öğütlüyor. Ona göre, ilk okun varlığını kabullenip acımızı yaşamalıyız. Fakat genelleme tuzağına düşmemeliyiz: Bu stresli ve tatsız durumun hayatımızın sonuna kadar canımızı acıtacağını düşünmek işimize yaramaz.

İnsanlar üzüntü ve acılar karşısında bencil olmaya meyillidir. Bastırılmış bencilliğimiz, “benim canım yanıyor, buna hakkım var” düşüncesiyle ortaya çıkabilir. Kendi içimize döndükçe daha çok düşünür ve endişemizi besleriz. Bu yüzden, ilgiyi dışarı yöneltmek önemlidir. Başkalarıyla ilgilenmek, onları dinlemek ve yardım eli uzatmak, bizi sürekli olarak kendimizle ilgili dertlenmekten kurtarır.

Bunları yaparak bakış açımızı tümden değiştirmek kolay değil elbette. Fakat en azından denemek önemli. Stresli durumlar karşısında kabullenme duyup üzüntümüzü ve acımızı yaşamak, fakat bu çaresizlik hissini tüm hayatımıza genelleyecek kötümser düşüncelere izin vermemek gerekiyor.

Kaynak:Thrive Global

BİR CEVAP BIRAK