KOÇ’UM BENİM!

KOÇ’UM BENİM!

174
0
PAYLAŞ

Sosyal medya öyle bir şey ki, uzun süredir bir araya gelmediğiniz bir arkadaşınızın hayatında neler olduğuna dair “az da olsa” bir fikir yürütebiliyorsunuz. Ben de yıllardır karşılaşmadığım arkadaşlarımla bir araya geldiğimde, ilk duyduğum “Koç’um benim!” oluyor, baya hoşuma gidiyor, “Koç gibiyim!” diye yanıt veriyorum😊

Sonra şöyle devam ediyorlar “Miray; anlatsana biraz, nedir bu koçluk, sen ne yapıyorsun?”

Aslında koçluk deyince herkesin az çok bir fikri var. Medyatik olmasından dolayı yaşam koçu kavramını çok duyanlar var mesela. Bu grup, medyatik olmasının yararı kadar zararını daha çok görmüş, koçluk kavramının içinin boşaltılması sebebiyle tam olarak ne olduğunu bilmeyen ama akıl yürütebilen bir grup.

Bunların yanı sıra, çevresinde bireysel koçluk alan kişilerin olduğunu bilen ve onların hayatındaki değişimi fark eden insanlar var.

Bir diğer grup da, şirket vasıtasıyla koçluk kavramı ile tanışmış, bizzat almış veya bir koçun verdiği eğitimlere katılan kişiler.

Koçluk, Türkiye’de içeriği detaylı bilinmeyen mesleklerden birisi. Yurtdışında ise daha uzun süredir bilinen bir meslektir ve İngilizcede “coaching”, birini bir yerden bir yere götürme anlamına gelir.

Dünyada otorite olarak gösterilen Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) koçluğu şu şekilde tanımlar:
Birey ve organizasyonlar için, performans ve potansiyeli arttırmaya yönelik, hedef odaklı ve düşünceleri harekete geçiren yaratıcı ortaklık.

Her şey insanlar için…Hepimizin hayatında zorlandığımız, içinden çıkamadığınız durumlar oluyor.

Köşeye sıkışmış ve çaresiz hissettiğiniz ya da ne yapsam olmuyor dediğiniz bir andaysanız, koçluk almanız size farklı kapılar açarak, değişik bakış açıları kazanmanızı ve kendi çözümlerinizi bulmanıza yardımcı olabilir.

Gelelim en sık karşılaşılan soruya:

  • Koç bana ne yapacak ki, ne çektiğimi bir ben bilirim!
  • Kesinlikle doğru!

Çoğu kişi, koçun bir danışman, akıl hocası ya da tavsiye veren kişi olduğunu sanıyor.

Oysa bu durum koçluğun özüne ters. Çünkü koçluk, en başta haddini bilmekten geçer.

Sizden başka kimsenin, sizin hayatınızı daha iyi bildiğini iddia etmesi ve tavsiye vermesi mümkün değildir. Yani, koç sizin hayatınıza nasıl yön vermeniz gerektiğini söylemez.

  • E madem akıl vermeyecek, neden bir koça gideyim ki?
  • İhtiyacınız, “Şunu yap, böyle davran” diyerek yaşadıklarınıza yorum yapmasını beklediğiniz birisi ise, belki bir arkadaşınızla dertleşmek iyi bir fikir olabilir 😊

Çünkü koçluk ilişkisi, hedef odaklıdır.
Koç, kişinin varmak istediği sonuç ya da olmak istediği hal ile ilgilenir, sorularını bu şekilde sorar ve kişinin yolculuğuna eşlik eder .
Çünkü karşısındaki kişinin potansiyeline, karar verme yetkinliğine ve hayatıyla ilgili en doğrusunu yine kendisinin bilebileceğine inanır.

Kişiler, hayatının herhangi bir alanıyla ilgili tıkandığı noktada destek almak isteyebilir.

Burada koçun görevi, karşısındakini etkin şekilde dinleyerek ve güçlü sorular sorarak, kişinin kendinde var olan potansiyeli keşfetmesini sağlamak ve gitmek istediği yönü belirleyerek planlar yapmasında ona eşlik etmektir.
Gelelim diğer soruya:

  • Psikolog veya psikiyatristten farkı nedir?

Koçluk, son dönemlerde psikoterapide kullanılan yöntemlerden biri olmuştur. Ancak kesinlikle bir terapi veya tedavi edici yöntem değildir.

Profesyonel bir koç, şimdiki zaman ve kişinin gelecekte nerede olmak istediği ile ilgilenir. Geçmişte olan olaylar referans alınabilir, travmalar görülebilir ancak travmanın çözümlenmesi koçun işi değildir. Burada koç, bir tedavi ihtiyacı gözlemliyorsa, kişiyi psikoterapist veya psikiyatriste yönlendirecektir.

Koç, “Neden” sorusundan ziyade “Nasıl” sorusu ile ilgilenir. Geçmişteki nedenlerin bulunup çıkarılmasından ziyade, mevcut duruma ve kişinin varmak istediği yere etkisinin nasıl olduğunu gözlemler.

Geçmiş değiştirilemez, ancak şimdiki zamana ve gelecek planlarına etkisini yansıtarak, kişinin farkındalığını sağlamak gitmek istediği yönü çizmesine yardımcı olabilir.

Koçluk, eşitlik ilkesine dayanır ve kişinin kendi kararlarını verebilecek yetkinlikte olduğunu savunur. Hasta-terapist ilişkisinde ise, doğası gereği, taraflardan biri tedavi eden ve diğeri tedavi edilen olduğu için, tedavi eden taraf üstün görülebilir.

Herkesin belli dönemlerde, ilişkisinde, iş yerinde veya ailesinde sıkıntı yaşadığı durumlar olabilir. Bundan dolayı depresif ruh hali, güvensizlik, öfke, kırgınlık, yaşam sevincinin yitirilmesi gibi olumsuz duygular baş gösterebilir. Koçluk, hayatınızda yaşadığınız sıkıntıların çözümü veya iyileştirilmesi gereken noktalar ile ilgili ilerleyen hedef odaklı bir süreçtir.

“Dertli insan içi duman dolu odaya benzer. Onu dinlemek, o odaya bir pencere açmak gibidir.” demiş Mevlana.

Profesyonel bir koç, size bir pencere açarak nefes almanızı ve hayatınızda gitmek istediğiniz yönü daha net görmenizi sağlayabilir.

Miray Demirer

BİR CEVAP BIRAK