Koçlukta Feynman Tekniği Neden Kullanılmazsa Olmaz?

Koçlukta Feynman Tekniği Neden Kullanılmazsa Olmaz?

202
0
PAYLAŞ

“Omni Magazin” adlı dergi, 1979 yılında Feynman’ı “Dünyanın en zeki insanı” seçtiğinde, haberi alan Feynman’ın annesi “Bizim Ritchie mi dünyanın en zeki insanı? O zaman Tanrı bizi korusun!” diyerek oğlu ile ilgili düşüncelerini esprili bir dille anlatmıştı.Oysa tartışmasız bir dahi olan ve sayısız akademik başarıya ulaşan Feynman’ın başarıları sadece fizik alanında da değildir. Keşfetmek için duyduğu olağanüstü merak onun kendi alanı dışındaki alanlarda da çalışmasına neden olmuştur. Bongo çalması, resim çalışmaları vb. Doyumsuz merakının teşvik ettiği çalışmalar, bilgi ve beceri repertuarını geliştirmiş, “yeni keşifler yapma zevki” yaşamının temel dinamiği olmuştur.“Feynman bir konuya çalışacağı zaman yeni bir defter alır ve giriş sayfasına ‘Bilmediğim Şeyler Defteri’ yazardı. Bilgilerini ilk orada düzenlerdi ancak sonradan dönüp eklemeler yapardı tabii. Fiziğin her branşını ayrı ayrı inceleyip birbirleri arasındaki ilişkiyi ve tutarsızlıkları bulmak için haftalarca çalışırdı. Her konunun temel parçalarını bulmaya çalışırdı.“Bir şeyi altı yaşındaki bir çocuğa anlatamıyorsanız siz de anlamamışsınızdır” Einstein’ın bu sözünü mottosu kabul eder.Kendi kendimize ne kadar sıkı çalışsak da birine anlatınca konuyu ne kadar iyi bildiğimizi anlayabiliriz.

Teknik “Şu kuşu görüyor musun? Bu bir kahverengi gerdanlı ardıç kuşu. Ona Almanya’da Halzenfugel Çin’de de Chung Ling deniyor. Ona verilen bu adları bilsen bile yine de bu kuş hakkında hiçbir şey bilmiyor olursun. Şimdi bu kuş ötüyor, yavrularına uçmayı öğretiyor ve yazın ülkenin bir ucundan diğer ucuna kilometrelerce uçuyor ve kimse yolunu nasıl bulduğunu bilmiyor.” der. Bir şeyin adını bilmek onu anladığımız anlamına gelmemektedir. Feynman Çalışma Tekniği, bilgiyi en iyi öğrenme şekli onu öğretmektir, der.Tekniği hayatımızın her aşamasında kullanabiliriz. Bir öğrenme maratonudur aslında Feynmann Tekniği.

Öğrenci koçluğu çalışmalarımızda danışanlarımızda var olan potansiyelin ortaya çıkarılması, hedeflerinin belirlenmesi, potansiyellerin etkin kullanımı ve sonrasında artırılması için izlenecek yöntemlerin belirlenmesi aşamalarını izleriz. Danışanlarımızın önlerinde ki engelleri fark edip aşabilmesi için neler yapabileceğini bulmasını isteriz. İşte bu süreçte Feynmann Tekniği çoklu çözüm anahtarıdır. Her zaman elimizin altında bulunmasını isteyeceğimiz bir yöntem.

Koçluk Çalışmalarında Feynman tekniğini nasıl uygulayacağız?
1-Problemimiz seçeceğiz.

2-Problemimizin çözümü için kullanabileceğimiz yöntemleri belirlemek için bir liste oluşturup, kaynakları tek tek inceleyip bizim için en uygun çözüm veya çözümleri belirleyeceğiz.

3-Belirlemiş olduğumuz çözümü her seviyede öğrencinin anlayabileceği bir seviyeye indirgeyeceğiz.

4-Yöntemi sürekli kullanarak çözümü günlük yaşantımızın bir kuralı haline getireceğiz.

5-Yöntemimizi(İçeriği) zaman içerisinde sadeleştireceğiz, dilimizi sadeleştireceğiz.

6-Tekrarlarla alışkanlık haline gelmesini sağlayacağız.

7-Zayıf noktaları belirleyeceğiz.

8-Gözden geçirip basitleştireceğiz.

ve son adımda;

9-Analojiler kullanarak daha basite indirgeyeceğiz!

Kullandığınız yöntemler her danışanımız da değişsede kişiye özgü olmasında yarar vardır. Çok fazla kavram bilimsel terimler kullanmak havalı gelebilir ama başlangıç aşamasında motivasyonu düşürücüdür. Bunun yerine basit kavramlarla ilerleyerek ve benzerliklerden yararlanmalıyız.
Platon, öğrencilerine derin felsefi kuramları benzerlikler kullanarak açıklardı. Çünkü zihinsel yeteneğimiz, soyut kavramları sembolizm ile anlamaya yatkındır. (Dil yeteneğimizin gelişmişliği, kavramları sembolizm kullanarak algıladığımızın bir kanıtıdır.) Karşıtlıklar arasındaki gizli bağları bu sayede keşfederiz. Dahilerin ayırıcı özelliği de budur. Onlar doğal eğilimlerini çok başarılı bir şekilde kullanırlar.

Örneğin, Platon’un kuramını anlatmak için geliştirdiği mağara analojisi şöyledir: İnsan sırtı mağaranın girişine, yüzü de duvarına dönük bir şekilde oturmaktadır.

Bu teknik kısa sürede öğrenmemizi, hatırlamamızı sağlamakla kalmıyor, fikirleri daha derinden anlamamızı sağlıyor.

Kardeşinize veya arkadaşınıza öğrendiklerinizi bu teknikle anlatmayı deneyin.Sorunsuz bir şekilde anlıyorsa siz de anlamışsınız demektir.

BİR CEVAP BIRAK