Koçluk Nedir?

Koçluk Nedir?

285
0
PAYLAŞ

Bir çok kişi, “Koçluk nedir?” diye sordukları zaman koçluğun ne yapmadığını anlatmaya başlıyoruz. Böyle yaptıkça daha çok soruyla karşılaşıyoruz. Konuşmaya “Ne yapmıyoruz?” diyerek anlatmaya başlıyoruz. Böyle yaparak ilgi uyandırmıyoruz. İnsanlar, sadece açılımı duymak istiyorlar; öğrenmek ve bilmek istiyorlar. En basitinden “Edep nedir?” diye sorulduğunda “Kötü davranışta bulunmayan kişi” demek var bir de “İyi davranışta bulunan kişi” demek var. Peki, madem olumlu cevaplar insan da olumlu etki yapıyor, neden böyle güzel bir mesleği olumsuz konuşarak daha karmaşık hale getiriyoruz? Koçluk nedir, size nacizane fikrimle anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle hepimizin kararsız olduğu zamanlar mutlaka oluyordur. Hayatımızla ilgili bir şeyler yapmak isteriz ancak yanılmak ya da yanlış yapmak istemeyiz. İşte burada koçlar devreye giriyor. Gerçekten ne istediğimizi sorgulamamıza yardımcı olurlar. Gözden kaçırdığımız detayları bize söylerler. Koç, aslında bir aynadır ama öyle bir ayna ki normal baktığınız aynalara benzemez. Baktığınız zaman karşınızda kendinizi görürsünüz. İç sesiniz karşınızda oturuyordur. Ve siz konuştukça koç size sorular sorar. Yön göstermez, insanları yönlendirmek ne kadar doğru olabilir? Kişi kendi hayatını baz alarak karşıdaki kişiyi yönlendirir ve tercih yapmasını sağlar. Koç, bu yüzden danışana müdahale etmez. Danışanın kendi yolunu kendisinin bulmasını, kendi tercihini kendisinin vermesini sağlar. İnsanın kendi kararlarını kendisi vermesi çok daha etkilidir.

Koç sizi dinler ama bu öyle bir dinlemedir ki; sözcüklerinizi değil kalbinizi dinler. Çünkü aklımızda ki ile kalbimizde ki düşünceler arasında fark vardır. Hatta yeri gelir aklımız ile kalbimiz birbiriyle savaşır. İşte koç, bu savaşı önler. Savaş değil barıştır önceliği… Kimin ne dediğinden ziyade ne demek istediğine bakar. Bu yeterli mi? Hayır! Koç, bir de kişinin beden diline de bakar. Bunu söylüyor da bunu gerçekten istiyor mu? Bunları da inceler. Koç naziktir. Ağlayan danışana; görüşmeyi bitirmek isteyip istemediğini sorar. Çünkü kişinin en hassas olduğu kısım gözyaşlarına boğulduğu zamandır. Bir şey söylemek istediği zaman ama bunu söyledin demez. “Yanlışım varsa lütfen düzelt, söylediklerinden bunu anladım. Sen ne düşünüyorsun” diye sorar. Dedim ya koç aynadır. Ve olabildiğince karşıdaki kişinin daha derin şeyler görmesini sağlar.

Koç, danışanın karşısında bir uzman ya da bilge gibi durmaz. “Ben tamamım sen tamamsın” metodunu izler. Böylelikle kimse kimseye üstünlük sağlamaz, yeri gelir koç varlığı ile yok olur. Danışan kendi iç sesiyle baş başa kalır.

Zeynep TÜRKOĞLU
ICF Profesyonel Koç