Koç Olunca Anlarsın

Koç Olunca Anlarsın

266
1
PAYLAŞ
Cocuğunuzun Meslek Seçimi

Çoğu annenin içine çeke çeke aaaah ahhh diye söylediği laftır “Anne olunca anlarsın”..Ben de “Koç olunca anladım”. Bakın ne anladım.

 Geçenlerde bir arkadaşımın iş yerinden ayrılmadan önce bana yazdığı veda mailini buldum. Diyor ki;

“Sevgili Yeşim’ciğim, ya da tabiri caizse “Ağlama duvarımız” bizim. Bu sene senin ne kadar da başını ağrıttık ve sen ne büyük bir olgunlukla, yorum yapmadan bizi dinledin. Ne körükledin, ne de yatıştırdın, sadece sakince dinledin. Ve biz başımızdan geçenleri sana anlattıkça olaylara daha objektif bakmayı öğrendik ve farkındaysan geleceğimizle ilgili kararlar aldık. Birimiz yüksek lisansa başladı, ben farklı bir yerde işe başlayacağım. Bunlarda payının ne kadar büyük olduğunu biliyorsun değil mi? Seni neden bu kadar çok kişinin aradığını artık biliyorum. Sen insanlarda bağımlılık yaratıyorsun. Neşen, canlılığın, kararlılığın çevrene yaşam sevinci getiriyor.”

Buraya kadar tipik bir ego şişmesi için durum ideal. Harikayım ben, insanlar sayemde mükemmel adımlar atıyor diye düşünebilir insan. Ben koçluk eğitimlerine başladığımda “Ne gerek var sen zaten doğal koçsun” demişti aynı arkadaşım. Bundan sekiz sene kadar önceydi. Arkadaşımın o süreçte kadro ile ilgili sorunları vardı ve başka bir üniversiteye geçmesinin onun için daha hayırlı olacağına kendi kendine ikna olmuş halde ben, arkadaşımın başının etini yemiştim.

Komik kısım geçenlerde bir arkadaş toplantısında benim taklidimi yaparak onun iş değiştirmesinde nasıl baş rol oynadığımı anlattı. Tarif ettiği ben, “Derhal bugün şuraya mail atıyorsun, demek çağırdılar hemen gidiyorsun, ben araştırdım orada şu kişi bu kişi çalışıyor, ona şunu , buna bunu söyle, ne oldu işe kabul edildin mi? , süper bir dakika bile durmuyorsun burada, düşündüğün hata hemen basıp istifayı gidiyorsun.”  Neyse arada da sakın yanlış anlamıyorsun değil mi seni seviyorum ama senin iyiliğin için git gidiyorum diyormuşum. Taklit sırasında yansıttığı hızlı hızlı konuşma, el kol hareketleri, emir veren ses tonu da cabası. Bir baktım başvuru yapıyorum, derken görüşmedeyim, tekrar gözümü açtım sözleşme imzalıyorum. Ne oldu nasıl oldu anlamadım, resmen paketledi yolladı beni” diye anlattı. Çok güldük o anlatırken. Ama bir o kadar da yoruldum karşımdaki kendi görüntümden.

Koç olunca anladım ki, bu ve bunun gibi bir çok örnekte ne çok yormuşum kendimi meğer. Ne bilmiş, ne cadaloz, ne eli belinde, tek parmağı önde buyurgan bir arkadaşmışım. Şimdi arkadaşıma sor o çok memnun ve minnettar. Yeni işi gerçekten ona büyük başarı ve unvan getirdi. Şimdi olsa fikrimi soruyorsa iş yeri ile ilgili aynı camiadan biri olarak fikrimi söylerim tabi ama o gerçekten ne istiyor onu sorarım önce.

Koçluk seansına gerek yok. Biraz eğitim sektörünü bilen iki kişi olarak beyin fırtınası, biraz hedeflerini bu iş yeri ne kadar gerçekleştirmesine olanak sağlayabilir,  öbür iş yeri ne sağlayabilir yönünde yalın sorularla zaten yine aynı kararı alırdı.

Geçenlerde de koçluk eğitimi almayı düşünen bir arkadaşımla konuşuyordum. Eğitim için araştırdığı şirketlerden bahsetti. Ben de kendi eğitim aldığım yerden, Sola Unitas CA’den bahsettim. Kafası karışmıştı, herkes bir fikir vermişti, en son benden bir onay alıp karar vermek istiyordu.

“Ne yapayım söylemiyorsun ama sen de” dedi.

“Söylemem”, dedim.

“Neden?

“Koç olunca anlarsın”…

 

 

Cocuğunuzun Meslek Seçimi

 

1 YORUM

Comments are closed.