Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk

Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk

191
0
PAYLAŞ

İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi?
Yoksa kaderimizi çizen yalnızca tarihin ve efsanelerin gücü müdür?
Orhan Pamuk, Kırmızı Saçlı Kadın’da bizi otuz yıl önce İstanbul yakınlarındaki bir kasabada liseli bir gencin yaşadığı sarsıcı bir aşk hikâyesiyle, büyük bir insani suçun peşinden sürüklüyor.

Roman 80’lerden günümüze kadar İstanbul’da geçen bir hikâyeyi ele alıyor. İstanbul’un büyümesi, yapılaşması, kimi spesifik siyasi görüş sahibi grupların değişimi, dönüşümü, yeni zenginleşen kitlenin oluşumu gibi çok iyi bildiğimiz bir konjoktürde geçiyor hikâye.

Kral Oidipus, Rüstem ile Sührab’ın hikayesi, baba, babasızlık, şefkat, otorite, itaat, bağımsızlık gibi kompleks baba-çocuk ilişkisi etrafında dönen, insanı içine alan, karanlık bir roman.
Hikâyeye hayranlık; ve bu drama, teatral drama hayranlığının tutkuya dönüşmesi, öyle ki sonunda bunların kaderin olması konu edilmiş. Kitapta ensest yok fakat yumuşacık bir atıf hissettim. “Baba aferini mi yoksa bireysellik mi” ikilemi ne baskın ve içine doğduğumuz bir kompleks, bunun konu edilmesini sevdim. Kitapta Kral Oidipus efsanesini konu eden bir tiyatronun bu nedenle çektiği sıkıntılar ve bir hikayeyi benimseyip sonunda yaşamak konu alınırken, kitap da kendi içinde kendi kaderini mi konu alıyor acaba, kitapta provokatif bulunacak konular geçtiğinden, diye de düşündürttü bana.

İyi okumalar.
Eren Keşküş

Kitap Koala Sokak Hayvanlarına Destek Olmak İçin Kurulmuştur. Lütfen Ziyaret Ediniz!