KES Şunu

KES Şunu

168
0
PAYLAŞ

Neden bilmem aynaya baktım, aynadaki bana baktım. Aynadaki de bana baktı… Dedim ki: KES şunu!

K endini sevdirmeye çalışmayı,
E leştirip yargılamayı,
S eçmediğin kararların sonuçlarını sorgulamayı.

Bırak artık!

Şaşırdı. Korktu. Yine mi değişim geliyor diye düşündü aynadaki kadim dostum, çocukluktan beri arkadaşım.

Bazı zamanlar çekingenlik hissedersiniz ama iletişim böceği gibi davranmanız gerektiğini düşünürsünüz. Belki girişken olursanız çok sevileceğiniz söylenmiştir. Eşinizle tartışırsınız ama hiçbir şey olmamış gibi yaparsınız, şizofren bir ruh halidir, mış gibi yaşarsınız, sanki kırgınlığınız, yorgunluğunuz anlaşılırsa yere düşen bir çin porseleni gibi paramparça olacaksınız. Elalem ne der sonra. İsteyemezsiniz terfinizi, üst pozisyona aday olduğunuzu söyleyemezsiniz yöneticinize, ödünüz kopar, yersiz diye düşünür, reddedilmeden reddedersiniz terfinizi. Çünkü başarısızları kim sever ki… Bi bıraksan kendini sevilmeye.

Bir de eleştirir ve yargılarız. Ama çok fena. Hiç beğenmeyiz annemizi, eşimizi, çocuğumuzu, şirketimizi, iş arkadaşımızı, yöneticimizi, ülkemizi, yabancıları, hayvanseverleri, bir yorum yazanları, gayleri, lezbiyenleri, metalcileri… Mutlak doğruyu, kusursuzu ararken çatık kaşlarımıza yansır huzursuzluğumuz. Nasıl olsa sorumluluktan kaçıp görmezden gelmek kolaydır. Bir uyuşturucu gibi kullanırız çaat diye eleştirip yargılamayı. Bundan vazgeçmek can yakar çünkü. Fark edersiniz ki kendinizi kabullenmiyorsunuz asıl. Asıl kendinizi deli gibi eleştiriyorsunuz, yargılıyorsunuz. Fena döveriz kendimizi. Fight Club filmindeki kendi kendine atılan yumruklar altta kalır. Zamanın başlangıcından bu yana, yanlıştan, daha az yanlışa ve daha da az yanlışa yapılan bir yolculuk dışında gerçek yoktur oysa ki.

Ben hiçbir kedi görmedim ki keşke o kılçıkla karnımı doyurmasaydım şu ciğeri mideye indirirdim desin. Bir köpek duymadım şu gölgede değil de bu gölgede uyusaydım o koca kemiği ben kapardım desin. İnsan olarak çok sıra dışı bir özelliğimiz var. Doğru karar verip vermediğimizi, seçmediğimiz diğer alternatifin nasıl sonuçlar vereceğini merak edebilir, bunun hakkında fikirler yürütebilir, filmler yapabilir, vazgeçtiğimiz kararı veren, paralel yaşamlarımızın hayalini kurabiliriz. Merak ediyorum da o zaman şu an akmakta olan yaşamın içinde kim yaşayacak peki? Değerli Hocam Umut Kısa, Us’ta Yolculuk kitabında zamanı binlerce defa geriye alabilsek bile, sizi o noktaya getiren seçimler, yaşanmışlıklar, dış etkenler kombinasyonu yine aynı kararı vermenize yol açacaktır diye yazar. Çünkü diğer karara yönelmemiz, gerçekte uygulamaya koyduğumuz kararın sonuçlarını bildiğimiz ve bu deneyimi benliğimize işlediğimiz için seçilebilirmiş gibi görünür. An’ı yaşarken kedi, köpek ve ne bileyim Koala’ları örnek almak gerek. Tam bir sincap gibi ciddiye alarak yaşamak gerek.

Sizin aynadaki kişi de aynı şeyleri yapıyorsa söyleyin KES’sin şunu.

Görkem Atakay
Profesyonel Koç

BİR CEVAP BIRAK