KENDİNİZE GELİN

KENDİNİZE GELİN

237
0
PAYLAŞ

“Hayatınız rüyanızın ifadesidir ve yaşam bir sanattır.”
Don Miguel Ruiz

4 yaşında bir yeğenim var, oldukça meraklı, hareketli, yerinde duramayan afacanlardan. Geçen gün annesine; “Ben kendine gelmenin ne demek olduğunu anladım anne” demiş durup dururken. Annesi sormuş “Ne demek peki kendine gelmek?” Cevaplamış bizim afacan; “Bir başkasına gidip kendine gelmek”

Hem günlerce güldüm bu söylediğine, hem de günlerdir düşünüyorum tarif ettiği kendine gelmeyi…Doğrusu 4 yaşındaki bu küçük filozofun söylediği tanımda çok ciddi bir haklılık payı var. Bu söylediği kendine gelmek tanımını duyduğumdan beri “hayatımın ne kadarını kendimde geçirdim” diye sordum kendime. Ne üzücü ki, hep bir başkasına gitmiş, hep başkasına göre yaşamış ve hiç dönmemişim evime. Sanmışım ki yaşadığım beden, sahip olduğum düşünceler benim evim ve ben kendimdeyim! Yanılmışım ve aslında bunu hissediyormuşum da bizim ufaklık bunu söyleyene kadar bu kadar güzel tarif edememişim.

Meğer, zihin dünyam ve hayatım hep başkalarının söylediği sözlerle kaplıymış. Yapabildiklerim de dahil buna. Yapamadıklarım, yapamayacağıma inandıklarım da. Don Miquel Ruiz Dört Anlaşma kitabında Tolteklerin, zihni kontrol eden parazitin- yargıç, kurban ve inanç sistemi- bireysel rüyamızı da kontrol ettiğine inandıklarını anlatır ve ekler; “Söz saf büyüdür. Söz biz insanların sahip olduğu en güçlü armağandır…”

Düşündünüz mü hiç hem siz başkalarına hem de o başkaları size bugüne kadar neler söylediniz, neler söylediler? Kimlerin size söylediği sözlerin hapsinde kaldınız yıllarca? İlkokulda hangi öğretmeniniz resim yapamadığınızı söyledi mesela? Sesinizin kötü olduğunu, ya da tembel olduğunuzu söyleyen anneniz miydi, babanız mı? Hangi arkadaşınız çok uyuşuksun dedi bir oyun arasında size, ya da korkaksın diye bağırdı….? O hiç sevmediğiniz, nefret ettiğiniz insan başarılı ve zengin diye mi kendinizi paralıyorsunuz hala? Aslında hiç farkında olmadan hep başkalarının dediği kalıplara göre, karşılaştırmalar yaparak ve komutu verilmiş bir fare gibi yaşadığınızı fark ettiniz mi?

Siz hala başkalarında mısınız yoksa? Ve sizin eviniz hala başkaları tarafından işgal edilmiş de zihninizde binlerce misafiriniz mi var? Peki evinizde size ne kadar yer kalmış, biliyor musunuz?

Her gün her dakika başkalarının düşüncelerinin içinde yaşarken hiç kendinizle buluştunuz mu bir yerlerde? Kendinizi ne kadar tanıyor ve kendinizi ne kadar yaşayabiliyorsunuz?

Hayatınızı başkalarının taleplerini, beklentilerini karşılamak için kurduğunuzu, onların bakış açılarına uygun davrandığınızı, kabul edilmemek, sevilmemek korkusu yüzünden kendinizi unuttuğunuzu fark ettiğiniz oldu mu?

Sahi siz kimsiniz ve ne için geldiniz bu dünyaya?

Hadi kalkın artık, zamanı geldi.

Kendini keşfetmek (self discovery) gerçekten çok zordur, zorlu bir yolculuktur ama gerçek liderler bu zorluğu başaranlardan çıkar. Hayatınızın lideri, yöneticisi olmak, hayatınızın kontrolünü elinize almak istemez misiniz?

Başkalarına gidip de kalmalarımız yeter, artık oradan dönmenin, kendine gelmenin vaktidir…
Kendimizle tanışmanın vaktidir.

Dilerim kendinize dönüş yolunuz açık, kendinize dönüş yolculuğunuz çok keyifli olur…

N. Nurgül ÖZDEMIR

Kitap Koala Sokak Hayvanlarına Destek Olmak İçin Kurulmuştur. Lütfen Ziyaret Ediniz!

BİR CEVAP BIRAK