Kayıtsızlık Şenliği – Milan Kundera

Kayıtsızlık Şenliği – Milan Kundera

216
0
PAYLAŞ

Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ve Ölümsüzlük gibi unutulmaz romanların yazarı Milan Kundera’nın,  2014 yılında, hiç beklenmedik bir anda çıkan kitabı “Kayıtsızlık Şenliği” şimdiden 21. yüzyıl klasiklerinin arasına girdi bile.

Mizahın, acı ile iç içe geçtiği bu kısa romanda Milan Kundera, içinde bulunduğumuz yüzyılda eksikliğin ne olduğunu sorgulatmayı amaçlıyor. Bu kadar kısa bir romanda, bu kadar çok derinlik yaratmayı başaran yazar bizlere, bir kitabın çok fazla şey anlatması için illa upuzun sayfalardan oluşması gerekmediğini gösteriyor; tıpkı uzun bir ömrün, iz bırakmak için yeterli olmaması gibi.

Kayıtsızlık Şenliği, kendi hayalleri, gerçeklikleri ve ilişkileri içinde var olan Alain, Caliban, Ramon, Charles ve D’Ardelo isimli beş arkadaşı konu alıyor. Bu beş arkadaşın karakter tahlilleri ve diyalogları Milan Kundera usulü bir mizah duygusu ile harmanlanarak okuyucuya aktarılıyor. Romanda farklı zaman dilimleri tek bir zamanda toplanıyor ve tarihin dönemeçlerinin insan hayatı üzerindeki etkisi yaşadığımız yüzyıla ışık tutuyor.

Milan Kundera’ya göre içinde yaşadığımız yüzyılın bu halde olmasının tek sebebi, mizah anlayışımızın kaybedilmiş olması. Kitap içerisinde adeta karakterlerden biri gibi yer alan Stalin’in fıkrası ve bu fıkra üzerinde karakterlerin aralarında geçen konuşmalar da mizah yoksunluğunun, yeni dönemin anahtarı olduğunu özetliyor. Stalin’in başrolde olduğu bu bölüm, okuyucuda tekrar tekrar okuma ve tahlil etme isteği yaratıyor.

Milan Kundera Kayıtsızlık Şenliği’nde, diğer kitaplarında olduğu gibi varoluşçuluk meselesini sorguluyor ve en ciddi konuları, kayıtsızlıkla iç içe geçmiş bir biçimde ele alıyor. Yazar, yaşam ve ölümün ciddiyetinden kurtulmanın tek yolunun biraz kayıtsızlık olduğunu anlatıyor. Kayıtsızlık Şenliği’nde bir yandan dünya gerçekliği ile karşı karşıya geliniyor, bir yandan da tüm bu gerçekten kaçma ihtiyacı doğuyor. Bu ikilem, Milan Kundera gibi usta bir yazarın kaleminde şekillendiğinde, okuyucuya sorgulayacak pek çok mesele sunmuş oluyor.

Dikkat çekici olmanın faydasızlığı üzerinde duran Kayıtsızlık Şenliği, yarattığı ikilemler, sunduğu zahmetsiz mizah ve Avrupa melankolisi ile kısa bir romanda unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor. Bu durum, kitabın kısa bir sürede 21. Yüzyıl klasikleri arasına girmesinin nedenini de özetliyor.

Diğer incelemeler

Şurdan Bi’ Şehremini Alır Mısın – Eray Emre Evren?  

Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupery

Kayıtsızlık Şenliği – Milan Kundera

Gündüz Kelebeği – Dilek Neşe Açıker

Okuma Yolculukları – Hülya Soyşekerci