Kaybolan Değerlerimiz

Kaybolan Değerlerimiz

348
0
PAYLAŞ

İnsan iletişime açık bir varlıktır. Bu yüzden insan, tek başına hayat sürememektedir. Yeme ve içme gibi iletişimde zorunlu bir ihtiyaçtır. Bir insan uzun süre iletişimde bulunmaz ve asosyal yaşarsa hayatı çok verimli ve uzun olamaz. Hayatımızı sürdürebilmek için birçok değerlerimizden vazgeçiyoruz. Bunlar öncelikle ailemiz ve yakın çevremiz oluyor. Kendimizi aslında yalnızlığa itip, mutsuzluğa mahkum ediyoruz. Eski değerlerimizi yavaş yavaş unutmaya başlıyoruz.
Öncelikle çekirdek aileyi göz önüne alırsak, anne-baba, baba-oğul, anne-kız birbiriyle konuşamıyor. Herkes kendi dünyasını kurmuş gidiyor. Baba televizyon başında haberleri seyrediyor. Anne diğer televizyonda dizilerini takip ediyor. Oğlan bilgisayar başında, Kız ise sosyal hesaplardan ayrılamıyor. Aynı çatı altında birbirimizden kopuk bir yaşantımız var. Yavaş yavaş yalnızlaşıyoruz. Sokakta da hayat farklı değil. Herkesin yüzünde bir telaş, öfke, bazen kırgınlık ve huzursuzluk var. İletişimle beraber yardımlaşma ve bütünlüğü de unutmaya başladık. Yanımızdaki insan bir soru sorsa, konuşmak istese bizlere zulüm geliyor. Aslında kalabalıklar içinde yalnızları oynuyoruz. Konuşamıyoruz. Halbuki konuşmak psikolojik bir terapidir. Konuşamadığımızdan ruhsal sorunlar artmaktadır. Toplum olarak doğru yerde kullanmadığımız teknoloji bizi kültürümüzden ve birbirimizden uzaklaştırmaya başladı. Bugün en çok TV programı izleyen, telefon kullanan, internet başında sabahlayan ülkelerden biriyiz. İşimize geldiği zaman teknoloji en büyük kolaylığı bize sağlıyor ancak her şeyin aşırısı fayda sağlamadığı gibi teknoloji de bizi yavaş yavaş koparıyor.
İnsanoğlu, konuşmayı unuttuğundan beri ne yanındakini ne de gölgesini görür oldu. Eskiden en kötü gölgemiz yoldaşımızken şimdi tamamen kendimizi karanlığa itiyoruz. Bazımız farkına varıyor ancak bu sefer aydınlığı bulamıyor. Gerçekten bu istediğimiz bir hayat mı, bunu düşünmeli insan. Bu kadar hayattan kopuk sadece kendini düşünen ‘Ben’ merkezli biri olmak bir insanın istediği bir şey olabilir mi? Hayatın bize oynadığı karanlık bir oyun var. Gün geçtikçe insanları içine alan bir girdap gibi… para kazanan daha fazlasını istiyor. Kimse doymuyor, kimse yanındakini görmüyor.
Bugün çocuklarımıza iyi bir gelecek sunmak için çaba harcıyoruz. Fakat eksik bıraktığımız bir şeyler var. Onlara yeterince zaman ayırmıyoruz. Onların bizlere ihtiyacı var. İlgilenilmeye ihtiyacı var. Değer verildiğini bilmeye ihtiyaçları var, bir evlat olduklarını bilmeye ihtiyaçları var. Bizler evlatlarımıza zaman ayırmazsak inancımıza, geleneğimize, bizlere yabancı bir nesil olarak yetiştiririz.

Zeynep Türkoğlu

BİR CEVAP BIRAK