Kararlarımıza Temel: Değerlerimiz, Eylemlerimize Temel: İnançlarımız

Kararlarımıza Temel: Değerlerimiz, Eylemlerimize Temel: İnançlarımız

158
0
PAYLAŞ

Kişilerin davranışlarına ve kararlarına temel olan faktörler değerler ve değerlerin altında yatan inanç sistemleridir. Başlıca değerler arasında dürüstlük, medeni cesaret, barışçıl olma, kendine inanma ve kendini geliştirme, kendine hakim ve ölçülü olma, aile ilişkilerine saygılı olma, güvenilir olma, saygı, sevgi, adil olma, iyi kalpli olma bulunur. Değerler ve bunların önemlilik dereceleri kişiden kişiye farklılık gösterir.

“Adalet” değeri bir kişinin en önde gelen değeri iken diğer bir kişininki “güç” olabilir. Bu iki kişi aynı iş yerinde çalışan yöneticiler olsun, adalet değeri ön planda olan yöneticinin ekibindeki çalışanlara göstereceği yaklaşım ile güç değeri ön planda olan yöneticinin göstereceği yaklaşım farklı olacaktır. Benzer şekilde, aynı aile içinde “özgürlük” değeri ön planda olan bir aile ferdinin bu değeri ön planda olmayan diğer aile fertleri ile çatışmalar yaşaması her daim olasıdır.

Değerler, davranışların arkasındaki tutumlardır, tutumlar ise inançlara göre şekillenir. İnançların nasıl oluştuğu Harvard Business School Profesörü Chris Argyris tarafından 1992 yılında ortaya konulmuş olan Çıkarım Merdiveni çalışması ile açıklanabilir. Çıkarım Merdiveni çalışmasına göre, ilk basamakta gözlem yoluyla elde edilen veriler ve deneyimler bulunur, elde edilen veriler içinden kişinin algılarına ve önceki deneyimlerine göre seçim yapılır, seçilenler ikinci basamağı oluşturur, üçüncü adımda seçilenlere anlam yüklenir, dördüncü basamakta kişi seçmiş olduğu verilere yüklediği kendi anlamlarına istinaden varsayımlarda bulunur, sonraki basamakta varsayımlar eski deneyim ve bilgilerle de birleştirilerek bir sonuç çıkartılır, çıkan bu sonuç ise eylemleri doğurur. Sonuçların tekrarı, sonucu inanca dönüştürür. İnançlar, kişinin sonraki süreçte verileri seçmesini de etkiler. Yani kişi gördüğüne inanırken artık inandığını görür hale gelir.

Farkında olmadan gerçekleştirdiğimiz davranışlarımıza temel olan inançlarımızın nasıl oluştuğunu ve aynı verinin nasıl farklı davranışlar oluşturabileceğini aşağıdaki örnekte görebiliriz:

Ayşe, arkadaşı Mehmet’i annesinin hazırlayacağı akşam yemeğine davet eder. Yemeğin sonunda Ayşe, Mehmet’e ana yemek ile ilgili fikrini sorar. Mehmet’in cevabı “ilginç” olur. Bakın bu noktadan sonra Ayşe ve annesi için çıkarım merdiveni nasıl çalışır:

Ayşe’nin annesi:
Veri – Mehmet, “ilginç” dedi.
Seçilmiş Veriler – Mehmet, ana yemeğime ilginç dedi.
Anlam – Ana yemek ilginç değildi.
Varsayım – Mehmet, ana yemeği beğenmedi.
Sonuç – Mehmet bana hakaret ediyor.
Eylem – Ayşe’nin annesinin yüzü asılır.

Ayşe’nin annesinin bu sonucu defalarca yaşaması onda Mehmet’e, kızının arkadaşlarına ya da genç erkeklere dair bir inanca sebep olur. Bu inanca göre de bir eylemde bulunur.
Ayşe:
Veri – Mehmet, “ilginç” dedi.
Seçilmiş Veriler – arkadaşım, annemin ana yemeğine ilginç dedi.
Anlam – Ana yemek ilginç değildi.
Varsayım – Annem iyi yemek yapmakla övünür, şimdi çok kızacak.
Sonuç – Annem, Mehmet kibar olmadığı için beni suçlayacak.
Eylem – Ayşe, Mehmet’e kızgın kızgın bakar.

Mehmet ise aynı yemeği kendi annesinin de yaptığını ancak farklı olmalarına rağmen her ikisinin de tadının güzel olduğunu düşünmüş bunu ise ilginç kelimesi ile ifade etmiştir.

Günlük hayatımızda kullanageldiğimiz bir söz tam da bu konuya örnek olabilecek niteliktedir: Veri: “Hava bulutlu !” Sonuç: “Bana ördek dedin!”.

İnançların oluşumu özetle, kişilerin gözlemlediği verileri algılayış biçimi, onlara yüklediği anlamlar, varsayımları, çıkardığı sonuçlar ve bu sonuçların tekrarıdır.

Değerler ise insanların, hayatın anlamı ve günlük yaşamın biçimlendirilmesi konusunda alternatif yollar arasından bir tercih yapmalarını sağlayan yol gösterici nitelikteki ilke, inanç veya varlıklardan her biri olarak tanımlanır. Kişi, değerlerine uygun yaşamadığını hissettiğinde mutsuz hissetmeye başlar. Koçluk sürecinde değerlerinin ne olduğu konusunda net olan kişi, kararlar alırken daha sağlam bir zeminde ilerler ve değerlerine paralel yaşadığında ise tatminkar bir hayata kavuşmuş olur.

Funda Yumlu Erdoğan

BİR CEVAP BIRAK