Kanserin ardındaki gizli gerçek!

Kanserin ardındaki gizli gerçek!

74387
46
PAYLAŞ

Kanserin gerçek nedenini bulan Nobel ödüllü Dr. Otto H Warburg, kanserin temelinde yatan sebebin oksijen eksikliği olduğunu tespit etmiştir. Oksijen eksikliği, vücudun asit seviyesinin yükselmesine neden olur. Dr. Warburg ayrıca kanser hücrelerinin anaerobik olduğunu (oksijen ile nefes almadıklarını) bulmuştur; yani vücudun alkalin durumu gibi yüksek oksijen içeren durumlarda yaşayamazlar.

Tüm normal hücrelerin kesin bir oksijen ihtiyacı vardır, ancak kanser hücreleri oksijensiz yaşar—bunun hiçbir istisnası yoktur. Bir hücreyi 48 saat boyunca oksijen seviyesinin %35’inden mahrum bırakmanız onun bir kanser hücresine dönüşmesine yol açabilir.”

Yediğimiz yiyecekler, vücudumuzda uygun pH seviyesini sağlamakta hayati bir önem taşır. pH dengesi, vücudunuzun tamamındaki sıvılarda ve hücrelerde asit ve alkali arasındaki dengedir. Vücudunuz, hayatta kalabilmek için, kandaki pH seviyesini hafif alkali bir seviye olan 7.365 noktasında dengede tutmak zorundadır. Maalesef, günümüzdeki tipik beslenme şekli işlenmiş şekerler, rafine edilmiş tahıllar, genetiğiyle oynanmış organizmalar gibi zehirli ve asit oluşturan yiyeceklerle doludur. Bu da, sağlıksız, asidik bir pH oluşmasına neden olur.

Dengesiz bir pH, hücresel aktiviteleri ve fonksiyonları kesintiye uğratabilir. Fazla asidik bir pH, kanser, kalp-damar rahatsızlıkları, şeker hastalığı, kemik erimesi ve reflü gibi birçok ciddi sağlık sorununa yol açabilir.

Vücudunuzu çok uzun bir süre asidik bir durumda bırakırsanız, bu yaşlanmayı da hızlandırır. Robert O. Young, The pH Miracle (pH Mucizesi) kitabında birçok sağlık sorununun yüksek asit seviyelerinden kaynaklandığını söylemektedir. Bunun sebebi, parazitlerin, kötü bakterilerin, ve (aşırı çoğalan kandida gibi) virüslerin asitliği yüksek ortamlarda büyüyüp çoğalabilmesidir. Halbuki, alkali bir ortam bakteri ve diğer patojenleri dengeler ve nötralize eder.

Dolayısıyla, pH dengesini sağlamak, sağlığınızı olabileceği en iyi noktaya taşımak için gereken en önemli araçlardan biridir. Aşağıda yer alan tarifi kullanarak sağlığınız için önemli bir adım atabilirsiniz. 

YÜKSEK ASİTLİĞİ ÖNLEMEK İÇİN EV TARİFLERİ

Malzemeler: 1/3 çay kaşığı karbonat ve 2 yemek kaşığı taze sıkılmış limon suyu veya organik elma sirkesi

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri karıştırın. Asit/baz kombinasyonu anında köpürmeye başlayacaktır. Köpürme durana kadar karbonat eklemeye devam edin ve bardağı yaklaşık 250 ml suyla doldurun. Hepsini bir kerede için. Bu ev tarifi pH dengesini sağlayacak ve vücudunuzda alkali oluşturan bir ortam yaratacaktır. Mide asidine de çare olacak ve kandaki aşırı asitliği engelleyecektir.

Bu yazıyı beğendiyseniz mutlaka  “Tünelin Sonuna Işık Var mı?” adlı yazıyı da okuyun.

Referanslar: Amerikan Ulusal Tıp Kütüphanesi, pH Mucizesi: Diyetinizi Dengeleyin, Sağlığınızı Geri Kazanın, William Reed Business Media.

Not: Link verilmeden kopyalanamaz. 

46 YORUMLAR

  1. Neden böyle başlıklarla paylaşıyorsunuz yazılarınızı? Belki de tıp doktoru ve akademik ünvan olan dr arasındaki farktan bile haberiniz yok.Hekimlerin görevi hastalarının klinik semptomlarını tedavi etmek, onları iyileştirmek, iyileştirmek mümkün değilse rahat ettirmektir. Bu başlıkla yazı paylaştığınızda onkologları mesela zıvanadan çıkarabilirsiniz.Birincil görevleri hastaları, araştırma değil! Ve hekimlere ilaç şirketleri ile ortaklık yapan canavarlar gibi davranılmasından bir moleküler biyolog doktor olarak rahatsızım!! Bilimsel bir yazı paylaşıp alkali ortamın kanser hücrelerinin sağkalımını azalttığını yazacaksanız da bunu hekimleri karalamaya çalışmadan yapınız!!!

    • belkide haklısınız ama bir akciger kanserini atlaşmıs hasta olarak biiyorumki ilaç sektöründeki rantı ve doktorlarda dahil kendilerine olmadığı halde (olsada bizlere yapilan işkenceye kendileri maruz kalmazlar) heleki kemoterapideki rant inanılmaz artık hastalıga yakalanan insanlar önemli degil kim ne kadar rant yapacak onun peşindeler onun için artık doktorlarda nasırlaşmış durumdalar yaşam pahalaştıkça kazanç gelsinde nasıl nerden olğunun önemi yok maalesef kimse kimseyide karaladığını zannetmiyorum sadece insan insana rantsız ortamda yardım etmeye çalışıyo

      • Haklısınız size gönülden katılıyorum. Doktorlar maalesef ilaç mafyasının kurbanı vede bu rantın büyüyüp gelişmesinde de en önemli katkı sağlayan kişileri oldular. Hasta onların hiç umurlarında degil ki.onlar hastaları kobay olarak kullanmaya devam ettikleri sürece halk tarafından tepki almaya hep maruz kalacaklar. Çünkü en ufak basit bir rahatsızlık ta fıtık yada diz kapağı sıkıntılarında bile hemen ameliyatı öneriyorlar.oysaki kısa zamanda fizik tedavi ile iyileştirilebilecek rahatsızlar da bile hastalarına ameliyatı önerdiklerine şahit oldum. Çünkü ilaç sanayinde yüksek bur rant mafyalaşmış bir düzen var. Bunun dışına çıkamıyorlar. Bunun farkına varan bilinçli hasta da acı çektigi hastalığından kurtulmak için bitkisel çözümlere bel bağlıyor. Araştırıyor ve kendisi gibi daha önce kansere yakalanmış ve atlatmış kişilerle iletişime geçmek hayatını kurtarmak istiyor.Çünkü günümüz şartlarında doktorlar hastalarına kemoterapi adı verilen kimyasal ilaçlarla tedavi sürecini başlatıyor. Kemoterapi kötü zararlı kansere hücrelerini yok ettiği gibi yararlı hücreleri de yok ediyor. Peki doktorlar bunu bildiği halde neden hala bu yöntemi seçiyor? Yıllarca kemoterapi yapılan fakat iyilesmeyen hayatını kaybeden o kadar çok hasta görüyoruz işitiyoruz ki. Bence artık kimyasal yöntemleri bırakmalı doktorlarından bitkisel tedavileri kabul etmesi ve hastalara bu tedavi leri uygulamaları gerektiğine inanıyorum. Saygılar sevgiler.

      • Aynı görüştüm. Doktorlar tabii ki canavar değil. Ancak bana bir doktor gösterebilir misiniz, hastasına yazdığı ilaçların yan etkileri dahil sonuçlarını objektif bir araştırma raporu haline getiren?

      • Semra hanıma kesinlikle katılıyorum.kendini bilmez aç gözlü doktorlar o kadar çok ki…ama işini en iyi şekilde yapanlara da saygılarımı burdan sunuyor onlara iyi ki varsınız diyorum..

    • Iyi Günler, bende bilgi edinmek istiyorum nasil ciger kanserinden kurtuldugunuzu. Nasil bir sey yaptiniz? Bilgilendirirseniz cok memnun olurum

    • Hekimlerin hiçmi karalamanya hakları yok sizce? Turkiye’deki hekimlerin %80 kendi ego’ların dan hastalar ile ilgilenmiyorlar. Kendisinin Dünyayı yönettiği düşünucek kadar acizlerde mevcut.

  2. Hergün biraz karbonat karıştırılmış su içebilirsiniz.Üzerine de biraz normal su içmek lazım.sabah kalkılınca ph kağıdı ile idrardan ölçüm yapmak lazım.7-7.5 ise iyi.Düşük ise karbonata devam. İnternette ph için 1-14 arası renk skalası var.Oradan takip edilebilir.

  3. Hazırlanışı kısmında, tüm malzemeleri karıştırın dediniz, sonra köpürme durana kadar karbonat eklemeye devam edin dediniz,,,,(tüm malzemeleri koyduktan sonra hangi miktar karbonatı ekleyeceğiz.)

  4. Hayır, tarif açık eğil….
    Hem ”1/3 çay kaşığı karbonat” deniyor, iyi güzel ama bir satır altta da… ”Tüm malzemeleri karıştırın” dedikten sonra ”Köpürme durana kadar karbonat eklemeye devam edin” deniyor…

    O zaman karbonatın ölçüsü 1 / 3 çay kaşığı ölçüsünü kaçıyor….
    Yani 1 / 3 çay kaşığı karbonat koyduktan sonra, köpürme bitene kadar ne kadar karbonat DAHA ekleyeceğiz, bu belli değil!

    BU sağlık, bunu şakası olmaz, ölçüler gayet açık ve net olmalı….
    Saygılarımla

  5. Hazırlanışı kısmında, tüm malzemeleri karıştırın dediniz, sonra köpürme durana kadar karbonat eklemeye devam edin dediniz,,,,(tüm malzemeleri koyduktan sonra hangi miktar karbonatı ekleyeceğiz.)

  6. 1/3 cay kasigi ile başlayin. Kopurme durana kadar.. Karbonat ekleyin. Diyor. Karbonat orani 1/3 cay kasigi + kopurme durana kadari..
    Neden ? Karisim kopurmedigi noktada tamamdir. Cunku herkesin kullandigi karbonat limon sirke farkli olabilir diye dusunuyorum.
    Bunu sirke degil. Tuzla yapiyorduk mide sorunlarimizda. Neden sirke. Ve elma sirkesi. Cogu kiside alerji yaptigini biliyorum. Organigi nerden bulunacak. Neyse arastiririz…
    Guzel bilinclendirme saglik haberi. Tesekkur ederiz.

  7. faydalì bilgi teşekkür ederiz.inanmak inanç en güzel iyileştìricidir.pozitif enerji toplayìn.yapìcì olun.ben sağlìklìyìm.iki kelime dünyanìn en güzel en güçlü en tatlì en mutlu en üst en en en en en………………………

  8. Ben katılıyorum. Kanser olmadan önce kendimizce tedbir almalıyız. Son 1 senedir içtiğim her bardak suya yarım limon sıkarım. BU sene en yakınım oldu ben grip olmadım. Kanser maalesef bazı doktor ve hastahanelerin gelir kapısı olmuş. 2005 senesiydi 85 yaşında teyzem şiddetli kalça ağrıları vardı Acıbadem HAST. iLK ÇEKİLEN EMAR DA BELİNİ SARMIŞ VE HERYERE ATLAMIŞ GÖRÜNÜYOR(biz bunu sonra öğrendik) Ama 24 Nisanda AKCİĞERİNDEN AMELİYAT EDİLDİ.. 10 günsonra TROİD KANSERİ TEŞHİSİ İLE ACIBADEM KOZYATAĞI ŞUBESİ ACIBADEM ŞUBESİNE GÖNDERDİ AYAKTA BİLE DURAMIYORDU VE TROİD AMELİYATI YAPILDI.1 hafta sonra hastaneye bile yatırmadan KEMOTRAPİ YAPILDI .2 seans gidebildik. Acılar içinde 5 Mayıs ta vefat etti..10.000 TL. SİGORTADAN PARA ALINDI.. Mektuplar yazıp şikayet ettim ama çok uğraşamadım. Sosyal medya ile irtibatım o zaman yoktu..SONRA FİLMLERİ TANIDIK UZMAN PRF. E GÖSTERDİM MEĞERSE İLK ÇEKİMDE 1 AYLIK KADAR ÖMRÜ KALDIĞINI KEMİKLERİN ETRAF ORGANLARININ HEPSİNİ SARMIŞ OLDUĞUNU SÖYLEDİ

  9. Hasta olmadan önce tedbir almak gerekir. LÜP LÜP KOLALARI HAZIR İŞLENMİŞ GIDALARI 20 GÜN BOZULMAYAN YOĞURTLARI CİPSLERİ MISIR ŞURUPLU ŞEKERLEMELERİ YEMEMEK BİLE TEDBİRDİR.AYRICA GÖKLERDEN ÜZERİMİZE KİMYASAL PÜSKÜRTME YAPILIYOR..CHEMTRAİLS OLARAK ARAŞTIRIN. ve EN ÖNEMLİSİ RADYASYON SALDIRISI ALTINDAYIZ Bkz.HAARP SİLAHI.. BAZ İSTASYONLARI EVDEKİ Wİ Fİ LER.. kANSER OLMAMAK ZATEN MUCİZE..AMA KENDİMİZCE TEDBİRLERLE TAM ENGEL OLAMASAK D
    A MANEN BİR KAZANIMIMIZ OLABİLİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

    • Bende katiliyorum alkali su satilan su aritma bile var 7 5 phsi onda bile kanser hucreleriyle savasiyor hic olmazsa midesi rahatsiz olmayan limonli sabsh ac karnina suya karistirsin rahatsiz olan karbonat karistirsin ac karnina icsin benim alarjik sunisitim vardi her ay antibiyotik kullaniyordum alkali su ile ve sarikantran otu eksrasiyla c vitaminiyle bu kis hasta olmadim bu ilaclar bu turkiyeye oynanan oyun diyorum

  10. Bağımsız doğrulardan yanlış sonuç çıkaran bir yazı maalesef.
    1. Yediklerimiz, idrarın alkaliliğini değiştirir. Vücüdun alkaliliği böbrekler tarafından kontrol edilir ve çok küçük bir aralık dahilinde değişebilir.
    2. Karbonatla vücudu yüklemek, sadece böbreklerin işini zorlaştırır. Çok yüksek miktarlar böbrekleri hasta edebilir.
    3. Böbreklerin vücudun pH düzeyini kontrol edememesi, vücudun alkaliliğini değiştirebilir. Bu ölümcül sonuçları olabilecek bir durumdur.
    4. Kanser hücreleri gibi sağlıklı hücreler de yüksek alkali düzeylerinde yaşayamaz.
    5. Hayır, tıp doktoru değilim. Google’da ufak bir araştırma ile bu sonuçları herkes bulabilir.

  11. Merhaba Ayse hn
    Benimde sinuzit ve migrenim var . Tum kis sapkali tum korumalari yapmama ragmen hep tikali ve grip vs . Yaptiginiz kuru paylasabilirmisiniz Tessekkurler
    Nurtac

  12. Steve jobs kanserden kurtulamadı. Ki holistik tedaviyi benimseyen birisiymiş. Içilen suyun ph değeri 7.3 olması ideal tabikii. Ama fazla ph de zararı daha büyük olur. Ayrıca sadece su değil, yenilen bütün yiyeceklere dikkat etmekte lazım. Bulaşık ,temizlik ve çamaşır deterjanları da vücuda giriyor

  13. 34 yaşındayım ve 22 yıldır hiper tansiyon hastasıyım. Ve 22 kutu tansiyon ilacı kullanmadım. Doktorlara kalsa 1996 yılında ölmem gerekirdi. Kanser olmadığım halde kanser yumuşak doku lenf tedavileri yapıldı. Doktorlara göre kanser riskim 80 ama ben kanser olmayacağım.
    22 yıldır tansiyon ilacımı kullanmıyorum. Aslında bu benim için çok tehlikeli en son tansiyonum 240 180 kadar yükseldi.
    Fakat hastanelerde gördüğüm doktorun ilaç tacirleriyle anlaşma yaptığı her ay tansiyon ilaçlarımı değiştirirlerdi. Sadece 1 doktorum hariç hep sorun yaşadım özelinden geneline.
    Her şeyin doğalı en güzelidir. Yefiklerimizden içtiklerimize kadar. Tarım ülkesi olduğumuz halde tohumu başka ülkedelerden alıyoruz daha nasıl kansere davetiye vereceğiz. Düşünün Rusya bizden aldığı ürünleri bize geri gönderiyor ve bizim pazarımızda bunlar satılıyor.
    Bilinçli bir alıcı olarak almamız gerekiyor ben çoğunlukla almam da.
    Özetle şunları söyleyeyim. Dün tohumunu gönderen bugün ilacını gönderiyor….

  14. Formül saçma limon ve sirke zaten asit içeriyor.asidin içine karbonat eklemenin mantığı yok.kaliteli ph 7 civarı suya karbonat ilave edin daha doğru

  15. Benim esim Meme kanserine yakalandi.En iyi hastahsne diye daha dogrusu insan iliskileri iyi diye esim ve ailesi Gebze Anadolu Saglik egitim merkezini tercih ettiler…4 ameliyat gecirdi.Ogretmendim.ekonomik zorluklar icinde goguslemeye cslisyim,5,5 yil direnebildik.En son nokta atis yapilacakti.Radyeterapiye giriyor…uyussturucu bir ihne mi ne yspiyorlar…Akslik birde cok kotu hava sartlari nedeniyle orada yohun bakima almalari gerekirken gonderiyorlar.Evimizde Asansorde olmadigi bacanaklara gidiyorlar…ilk gun kendine gelemeyince ertesi gun Avrasya hastanesine kaldirdik ve derhal yogun bakima aldilar.20 gun yogun bakimda kaldiktsn sonra vefat etti.5,5 yilda en az 10-12 kez kemoterapi gordu..vefatina yakin tripleks meme kanseri oldugunu ,beynede metastaz yapnca…kurtaramadik..bir Ahmet abimiz vardi …sabahlari ara sira yarim su bardagina bir cay kasigina yakin karbonat koyar icerdi
    Mide delinmesinden vefat ettigini duymusdum…Saglik cok onemli fakat Ulkemizde gercekten sansa yasiyoruz …hepsi ama hepsi bans gore aci bir hikaye gibi geliyor..zaten dokora moktorada inanmiyorum…Saglik hizmetleri hala ve hala cok yetesiz…parasi olan belirlibir sosyal cvresi olan eh iste…bu yazi okudum okudugum yerde gozlerim karardi basim dondu…Allahtan oturuyordum…birkac dk sonra gecti….esim Gunsel Ceylandi.vefat edelide 3 yil oluyor.En agrima gidende ve imkansizliklar icinde pesini kosturumadigim bu Gebze Anadolu Saglik Egitim Merkezinin o pozisyonda kendi hastahanelerinde cok gec ,aksam 6,-6,30 oldugu ve subat ayinda karli bir gun aksam uzeri İgneyle basindan savip yollamalari vrde o nokta atis yapacagiz diyede sozlesmede yapildigi icin ve belkide imkansizliklar icinde kosturamadigim icin 4,5 milyon yailmayan tedaviyi bile odemis olmam….zaten vefat ettiginde,Avrasya Hastanedindeki yogun bakim surecinde pe perisan olmustuk…

  16. Evet. Kesinlikle inaniyorum. D vitamini gibi karbonat gibi maliyeti oldukca dusuk olan bu dogal mucizeler maalesef modern tip in pekde desteklemedigi hatta gulup gectigi seyler. Saglik sektorunde maalesef onemli olan birilerinin cebini doldurmak!!! Diyelimki sizde inanmadiniz, olurmu canim dediniz. Peki o zaman soruyorum: ne kaybedersiniz???

BİR CEVAP BIRAK