Kafatasını Yararak Geçen Bir Demir Bize Hayatta Neyin Önemli Olduğunu Anlatıyor!

Kafatasını Yararak Geçen Bir Demir Bize Hayatta Neyin Önemli Olduğunu Anlatıyor!

348
0
PAYLAŞ

Dr. Travis Bradberry, duygusal zekanın fiziksel kaynağını ortaya koyan mucizevi bir hikaye paylaşıyor.

O gün Phineas Gage son kez vaktinde iş yerine vardığında şafak vakti nemli ve buz gibi bir hava vardı.

Soğuktan ellerini ceketinin ceplerine koyarken Vermont’tan Burlington’a demiryolu inşa etmenin güçlüklerini düşünüyordu. 18 ay boyunca ustalık ettiği ekip önemli ilerleme kaydetmişti ancak şimdi keşfedecekleri arazi kayalık ve acımasızdı.

Şafak vakti havadaki nemden etkilenen gün ışığı çalışma bölgesine giden yolu çok az aydınlatıyordu.

Demir çekiçler ile dövülen demirin uzaktan gelen ritmik sesi yatıştırıcı bir etkisi bırakıyordu ve Phineas’ın dudaklarına da sabahın ilk gülümsemesini getirdi. Ekip ilk düdükten 15 dakika önce işin başına geçmişti.

Phineas şirkette “en verimli ve en yetenekli usta” olarak nam yapmıştı. Çalışma alanına getirdiği disiplin ve tutku projelerin zamanında tamamlanmasını sağlıyor ve sosyallik anlamında bağlı olduğu güzel inançları da onu yönettiği adamlar tarafından sevilen kişi yapıyordu. Sözünü tutan, cezbedici lokal salonlardan uzak duran ve tanıştığı herkes ile iyi geçinen “kurnaz ve akıllı” bir iş adamı olarak bilinirdi.

O gün de aynı verimlilik seyrinde devam ediyordu. Phineas ve ekibi yoğun banliyölerin seyahatlerini hızlandırmak için engebeli araziyi patlatarak parkurları bir bir geçiyordu. 4.30’da saatine baktığında demiryoluna yarım mil daha eklemişlerdi.

Phineas, 43 inçlik sıkıştırma demirini açılı patlatma deliğine iterken yerel demirciden bu özel çubuğu aldığı günü düşünüyordu. Kurnaz usta Phineas’a alışılmadık bir hoşnutlukla bu demirin şimdiye kadar gördüğü diğer bütün demirlerden farklı olduğunu anlatmıştı.

Geometri ve gücün günlük egzersizinde bir sonraki salınıma geçmeden önce patlattığı deliğe kum dökmesi için yardımcısına işaret etti. Sıkıştırma demiriyle doldurduğunda kum tabakası dinamit tozunun erken patlamasını önleyecekti.

Phineas salınmaya geri döndüğü anda arkasından gelen tiz bir gürültü ile irkildi. Sağ omzunun üstünden baktığında çukurdaki işçinin vinçli bir vagona taşıdıkları kayaların büyük bir bölümünü devirdiğini fark etti. Phineas aksiliği anlatmak için hafifçe iç çekti sonra demirle birlikte salınımını tamamladı. Tabi bu arada yardımcısının da sesten dolayı dikkatinin dağıldığının farkında olmayacak kadar iyi niyetliydi.

Sonra yardımcısı deliğe kum dökmeyi ihmal etti ve Phineas’ın demirinin çatlak kayanın çevresine sürtünmesi dipteki korumasız tozu tutuşturacak kadar büyük bir kıvılcım yarattı. Patlamanın saf etkisi Phineas’ın sıkıştırma demirini bir roket gibi fırlattı. Yüzünü sol gözünün altından deldi ve kafasının içinden geçerek yukarıdan çıktı. Sonra demir Phineas’ın bulunduğu noktadan 100 metre daha giderek uzaktaki yabani otların olduğu yere düştü.

13 Eylül 1848’de demiryolu ustası Phineas Gage’in kafasının içinden geçen 43 inç sıkıştırma demirinin yörüngesi. Demirin şiddetli yörüngesi beyninin ön kısmının tamamını ortadan kaldırdı. Kafatası iskeleti ve içinden geçen orijinal demir, Massachusetts’teki Harvard Tıp Okulu Warren Müzesi’nde halen halka açık sergilenmektedir.

Phineas’ın bedeni darbeden geriye doğru fırladı ve şok içinde kıvrandıktan sonra birkaç dakika öylece uzandı. Havadaki hafif vızıltı onun çığlık atma isteğini bastırıyordu─tek ses ciğerlerinden gelen hırıltıydı. 13 pound 43 inç uzunluğundaki bir çeyrek çapındaki sıkıştırma demirinin yararak geçtiği gözünün altındaki yarayı hissedebiliyordu. Başının üstünden çıkan demirin bıraktığı dev deliğe dair henüz bir şey hissetmemişti.

Bildiği dünya o öğleden sonra artık tamamen değişmişti.

Phineas’ın sadık işçileri yanına koştu ve gözlerinde herhangi bir hayat işareti olup olmadığına baktı. Phineas onlara bakıp inleyerek, “Sanırım Dr. Harlow’u görmem gerekecek” dediğinde endişeyle güldüler. Mizah anlayışı hala yerindeydi, Phineas’ın adamları onu şehre götürmek için öküz arabasına yüklediler. Arabanın içinde güç bela ayakta dururken yardımcısının hüzünlü bir şekilde yanında yürüdüğünü fark etti. Ona doğru eğilerek iş yerinden ayrılan her usta gibi bir istekte bulundu. “Kitabı bana uzatır mısın lütfen.” Babalarının, Herkül gücünü göstermesini izleyen genç erkek çocuklar gibi, şaşkın demir yolu işçileri, Phineas’ın iş yerinden çıkışını kaydetmesini saygıyla izlediler.

13 Eylül 1848 Çarşamba günü saat 17:30’da -korkunç kazadan sadece bir saat sonra- Phineas Gage, kasaba otelinin verandasında destek almadan ayakta duruyordu. Onun ağzından mantıklı sözler çıkmasını beklemeyen kasaba doktoru çalışanlarından bir toplantı talep etti. Kimse konuşmadan Phineas araya girerek “Tamam, doktor senin işin bu kadar.” “Demir buradan girdi ve yukarıdan çıktı.”

Kahvaltıdaki bir parça kavun gibi beyninin ön kısmı kafatasından çıkmış olmasına rağman Phineas kazadan önceki gibi düşünüp konuşabiliyordu. Sonraki haftalarda Dr. Harlow onu özenle tedavi etti ve sonunda fiziki yaraları iyileşti. Kaza ona sol gözündeki yara ve körlükten başka bir zarar vermemiş gibi görünüyordu.

Phineas’ın hayatta kalması ve çabucak iyileşmesi herkesi şaşkına çevirdi. Demiryolunda her zamanki gibi işine geri dönmeye çalışırken, bir şeylerin gitgide farklı olduğunu fark ettiler.İlk tuhaf alışkanlığı yeni yeni ortaya çıkan öfkeli haliydi.Bir denizci gibi küfredip etrafa karmaşık emirler veriyordu. Phineas’ın her dürtüsel patlaması adamlarında bir çocuk gibi azarlanma hissi uyandırıyordu.

İşe hiç geç kalmamış olan o adam artık işe karşı ilgisiz görünüyordu.

Geçirdiği kazadan sonraki 11 yıl içinde Phineas büyük bir değişim geçirdi. Doktor Harlow’un ayrıntılı notları, davranışlarındaki değişikliğin yalnızca ve tamamen, beynindeki eksik kısım ile açıklanabiliyordu,

“Yaralanmanın etkisi entelektüel yetenekler ile hayvansal eğilimler arasındaki dengeyi ortadan kaldırmış görünüyordu. Artık kaprisli, değişken, huzursuz, saygısız, tutkuda sabırsız ve aceleci biriydi… Fiziksel iyileşmesi tamamlanmıştı, ancak onu kurnaz, akıllı, enerjik ve kararlı bir iş adamı olarak tanıyan kişiler, zihinsel karakterdeki değişimi fark ediyordu. Aklındaki denge ortadan kalkmıştı.”

Phineas’dan Çıkarılacak Dersler

Açık söylemek gerekirse, o sabah Phineas’ın duygusal zekası temelli olarak beyninden ayrılmış oldu. Sıkıştırma demiri beyninin ön kısmını alırken beraberinde duyguları mantıklı düşünceye çeviren yeteneklerini de alıp götürdü. Phineas hala yürüyen ve konuşan duygusal bir varlıktı ama artık kendisini çok az kontrol edebilen biri olmuştu.

Zekası bozulmadan kalmıştı. Karışık matematik problemlerini çözebilir ve demiryolunu inşa etme lojistiğini anlayabilirdi. Aynen patlamadan önce olduğu gibi bağımsız bir şekilde yaşayabiliyordu. Yeni tanıştığı kişiler bu davranışlarını kişiliğinin bir parçası olduğunu düşünüyordu ama onu önceden tanıyanlar bunun böyle olmadığını biliyordu.

Phineas’ın tüyler ürpertici kazası bugün bile ilgimizi çekmeye devam ediyor. Hayatta kalması gerçekten bir mucizeydi davranışlarındaki değişiklikler ise bize beyinle ilgili mevcut en karmaşık teknolojiden bile daha fazla bilgi veriyor. Modern cihazlar, beynin hangi alanların farklı düşünce türleri için önemli olduğunu göstermek için beyin haritası ortaya koyabilir ancak beynin bir kısmı ortadan kalktığında bunun davranışta nasıl bir değişiklik yaptığını gösterecek bir araç yok.

Phineas’tan farklı olarak bizim duygularımızı yönetme şansımız var. Her birimiz beş duyu aracılığıyla çevremizdeki dünyadan bilgi alırız. Gördüğümüz, kokladığımız, işittiğimiz, tattığımız ve dokunduğumuz her şey vücudumuzda elektrik sinyalleri şeklinde hareket ediyor. Bu sinyaller, en son durak olan beyne ulaşana kadar hücreden hücrelere geçerler. Bir sivrisinek bacağınızı ısırdığında siz daha bu zararlı haşereden habersizken bu sansasyon beyninize gidecek olan sinyaller oluşturur.

Duyularımız beyine omuriliğin yakınında bir yerden girer. Kompleks, rasyonel düşünce, beyinde Phineas’ın kaybettiği bölüm olan ön tarafta gerçekleşir. Elektrik sinyalleri beyne girdiğinde, olayla ilgili ilk mantıklı düşünceye sahip olmadan onların beyinde ilerlemeye devam etmesi gerekiyor. Bu sorun yaratan bir durumdur çünkü bu sinyaller önce limbik sistemden geçerler. Bu beynin duygusal bölgesidir. Limbik sistemden geçen sinyaller ilk önce olaylara karşı duygusal bir reaksiyon göstermenize sebep olur.

Beynin ön kısmı duyguların limbik sistemde “hissedilmesine” engel olamaz. Bunun yerine bu iki alan sürekli bir iletişim halindedir. Bu iletişim süreci duygusal zekanın fiziksel kaynağıdır.

Kazadan sonra zavallı Phineas tamamen duygusal olmuştu. Beynin ön kısmını tamamen kaybederek akıl yürütme ve duygularına mantıksal tepki oluşturma yeteneğini kaybetti. Nitekim, karşılaştığı her şey, yaşadığı her deneyim duygusal bir sonuç vermeye başladı. Phineas duygularını yönetme konusunda ya da hatta onların varlığını anlama konusunda sıfır kabiliyete sahipti. Her günün her saati Phineas duygularına yenik düşüyordu.

Beyinlerimiz bizi duygusal varlıklar haline getiren karmaşık sinirsel bir yapıya sahiptir. Beynimizin olaylara önce duygusal tepkiler verme durumundan ötürü duygularımızın davranışlarımız üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Limbik sistemin konumu, duyguların aldığımız her aksiyonda kritik bir rol oynamasını sağlar.

Kritik Bağlantı

Bu durumda, duygusal zekanın iş yerindeki başarıda da kritik rol oynaması sürpriz olmamalı. TalentSmart duygusal zekayı diğer 33 önemli iş yeri becerisinin yanında test etti ve duygusal zekanın performansın en güçlü göstergesi olduğunu ve her tür işteki başarının yüzde 58’ini açıkladığını buldu.

İş yerinde incelediğimiz insanlardan en iyi performansa sahip olanların %90’ının yüksek duygusal zekaya sahip olduğunu keşfettik. Doğal olarak, duygusal zeka derecesi yüksek kişiler, düşük duygusal zekalı insanlara kıyasla yılda ortalama 29.000 dolar daha fazla para kazanıyor. Duygusal zeka ve kazanç arasında o kadar doğrudan bir bağlantı var ki, duygusal zekada her birim artış yıllık maaşa 1,300 dolar eklemektedir.

Bu bulgular, dünyanın her bölgesinde tüm sektörlerdeki, her seviyen bütün insanlar için geçerlidir. Henüz performansın ve maaşın duygusal zeka ile yakından bağlantılı olmadığı bir iş bulamadık.

Hepsi Bir Araya Getirildiğinde

Kazadan sonra Phineas demir yolundaki işini kaybetti. Başarılı olması için zeka tek başına yeterli olmamıştı. Sonraki yıllarda da başka hiçbir yerde iş bulamadı. Beyninin rasyonel kısmının sonsuza kadar gitmesiyle zavallı Phineas’ın hiç şansı kalmamıştı.

Zavallı Phineas’ın durumunu unutmayın ve akılcı beynin değerini bilin.

Ve lütfen aşağıdaki yorum bölümünde fikirlerinizi benimle paylaşın ki benim size öğrettiklerim kadar ben de sizlerden bir şeyler öğrenebileyim.

Benden daha çok şey öğrenmek isterseniz Duygusal Zeka 2.0 kitabıma da bir göz atabilirsiniz.

Yazar: Travis Bradberry

Çeviri: Azmi Ulaş