Kadınlar ve Çevre edinme (Networking)

Kadınlar ve Çevre edinme (Networking)

191
1
PAYLAŞ

Günümüzde şirketler, üst düzey yönetim kademelerinde kadın-erkek cinsiyet dengesini kurabilmek için yoğun emek ve kaynak  harcıyorlar. Çünkü ; yönetim kademesinde daha çok kadın çalışanı olan şirketler , finansal açıdan çok daha başarılılar. Bu kadar belirgin bir neden ve çabanın olmasına rağmen yine de kadınlar,  üst düzey yönetim kademesinde daha az yer alıyor. Bunun temel sebeplerinden bir tanesi, çevre edinmede erkeklerin gerisinde kalmalarıdır.

Yöneticiler, iş hayatında ne bildiğinden ziyade kimi tanıdığı ile başarı kazanıyor. Ya da, her şeyin eşit olduğu durumda , ipi göğüsleyen her zaman daha iyi ilişkiler kuran kişi oluyor.

Neden  kadınlar çevre edinmede erkeklerin gerisindeler ?

1. Zaman sorunu
Üzerlerinde o kadar çok yük var ki , hem evde hem işte yapılması gerekenler listesiyle yaşıyorlar.  Hepsi ,problem çözücü.Kısa vadeli sorunları çözüyorlar. Günü kurtarmak için devamli yangın söndürücü durumundalar. Kendisi için uzun vadeli, stratejik plan yapmak aklına bile gelmiyor.

Evde kendisini bekleyen  işler varken , aileden ekstra zaman çalıp iş sonrası arkadaşlarla içkiye gitmeyi ya da hep beraber maç seyretmeyi  kaç kadın yönetici yapabiliyor ki?

2. Etik olmama düşüncesi
Birinden kendisi için bir talepte bulunmak ,kadınların iş ahlakına aykırı. Çok bencilce geliyor. Her zaman  ‘ Biz,  takım halinde başarıyı elde ettik’  diyen kadın, ‘Ben başardım’ diyen erkeğin yine gerisinde kalıyor.

Ne yapılabilir ?

1.Bakış açınızı değiştirin.  Çevre edinme de işin parçasıdır. İş saatleri dışında olmasına gerek yok. Günü kurtarmak yerine uzun vadeli yatırım yapın.

2.İş dışındaki hayatınız için  yardım isteyin. Kimse mükemmel değildir ve her alanda en yüksek performansı gösteremez.

3.Elinizde bir paydaş listesi ve bu kişilerle yürüteceğiniz iletişim planınız  olsun , zaman zaman gözden geçirin,yeni isimleri ekleyin.

4.Çevre edinme karşılıklıdır. Siz, sadece  yardım isteyen taraf değilsiniz , desteğinizi de sunmak için oradasınız.

5.Hemen başlayın ve asla vazgeçmeyin.

Didem Muradi

1 YORUM

  1. Didem Hanim Merhaba,
    Oncelikle yaziniz ve yorumlariniz icin tesekkurler, elinize saglik,
    Ben 11 yildir iletisim sektorundeyim ve maksimum ortalamasi %10-%15 arasi olan kadin-erkek orani ile calisiyorum, son 2 yildir da yonetici pozisyonundayim, kaleme aldiginiz konu neredeyse benim gunluk rutinim halinde oldugundan duygu ve dusuncelerimi paylasmak istedim.
    Ozellikle yonetici pozisyonlarinda artik kisilerin yavas yavas cinsiyetlerinden bagimsiz ortak yeteneklerinde bulustuklarina inaniyorum, gozlemlerim bu yonde.
    Network un olumlu etkisi konusundaki dusuncelerinize kesinlikle katiliyorum.
    Isinizi ne kadar iyi yaptiginizdan daha onemli olan yegane sey farkli bakislarin sizi nasil gordugu ve iliskilerinize bagli olarak nasil gormeye meyilli oldugu aslinda.
    Burada farkli dusundugum nokta, bence belirli bir tecrube ve yoneticilik seviyesinden sonra paylasimlar ve network baglari artik aksam icmeye ya da mac seyretmeye gitmenin otesinde is disi egitimlerde, konferanslarda kuruluyor ve bu sekilde de kadin-erkek olmaktan bagimsiz bir network kurmak herkes icin mumkun.
    Tuncer Aktas ‘in Maskulist kitabina gonderme yapar gibi olacak ancak cevremde (%85 lik erkek grubunda) gordugum gercekten gunumuz calisan kari-koca ciftleri (beyaz yakada ozellikle) arasinda guzel bir is bolumu var ve erkekler de cocuklarin saclarini orup okula gonderiyor, aksam evde karisinin isten gelmesini beklerken karinlarini doyuruyor =)
    Selamlar, sevgiler

BİR CEVAP BIRAK