Kadınlar Nasıl Yükselir: Sizi Geride Tutan 12 Alışkanlığı Kırın

Kadınlar Nasıl Yükselir: Sizi Geride Tutan 12 Alışkanlığı Kırın

93
0
PAYLAŞ

How Women Rise (Kadınlar Nasıl Güçlenir) kadınların kariyerlerinde kendilerini geride tutan alışkanlıkları ve bu alışkanlıkları fark ettiklerinde nasıl yükseldiklerini bolca yaşanmış örneklerle ve şahane tavsiyelerle anlatan bir kitap. Dünyanın efsanevi yönetici koçu Marshall Goldsmith ve özellikle iş kadınlarına yönelik başarılara imza atan Sally Helgesen bir araya gelirler ve bireysel tecrübelerine dayanarak ağırlıklı olarak kariyer sahibi kadınlara yönelik (ama mutlaka erkeklerin de okuması gereken) bu kitabı yazarlar.

Kadınlar Nasıl Güçlenir iş dünyasındaki kadınların dış etkenlere bağlı karşılaşacağı zorluklardan ziyade kültürel ve sosyolojik olarak küçük yaştan itibaren geliştirdikleri iç engellerle ilgili bir kitap.

Kadınların bir zamanlar muhtemelen ilerlemelerine öyle ya da böyle fayda sağlamış fakat artık hiç bir şeye hizmet etmeyen ve hatta sabotajcı rolünü alan 12 alışkanlıktan söz ediliyor. Bu 12 alışkanlıktan bazıları şöyle: Biz kadınlar başarılarımıza  sahip çıkmıyoruz (gereksiz bir mütevazilik).

Katkılarımızın başkaları tarafından kendiliğinden fark edilmesini ve taktir edilmesini bekliyoruz, yani anlatmayı değil de anlaşılmayı bekliyoruz.

İşimizi kariyerimizin önünde tutuyoruz.

Mükemmeliyetçilik tuzağına düşüyoruz.

Memnun etme hastalığına yakalanıyoruz.

Hiç bir zaman kendi başarılarına ve güçlü yanlarına ilgiyi çekmeyen bir kadın olarak benim dikkatimi özellikle 1. ve 2. alışkanlıklar çekti. İlk defa kendime neden iş yerinde ve mesleğindeki başarılarına bugüne kadar hiç dikkat çekmemeyi tercih ettin? diye sorunca kendimden aldığım cevap şuydu: iyi işler nasılsa fark edilir.

Kitabı okuduktan sonra bu cevabımın rahatımı bozmamak için kendime söylediğim bir bahane olduğunu fark ettim. Ve Marshall Goldsmith de zaten yaptığınız harika işlerin siz söz etmedikçe öyle kendiliğinden fark edilmediğini söylüyor, en azından “yeterince fark edilmiyor, ve zamanında edilmiyor” diyor. Kitaba göre erkekler kadınlara nazaran kendi başarılarıyla ilgili daha konuşkan ve daha rahat. Yapılan anketlerde kadınların kendi başarılarından yetersiz miktarda söz etmelerinin altında iki sebep yatıyor, ‘ukala’ izlenimi uyandırma kaygısı, ve başkaları nasılsa fark edecektir beklentisi.

Öncelikle ‘ukala’ izlenimi uyandırma kaygısından başlayalım; kendimizden söz etmek malumunuz kültürel olarak çok hoş karşılanan bir davranış değil, ve belirli şekillerde yapıldığında genelde çoğu insanın tepkisini çeker ve dışarıdan itici görülür.  Anketlerde kadınlara neden kendinize dikkat çekmeyi tercih etmiyorsunuz diye sorulduğunda çoğunun cevabı ‘şu falanca kişiye benzemek istemiyorum’ olmuş. Kim o falanca kişi: işte kendini beğenmiş, ukala, sırf kendini düşünen o kişi var ya işte o, her ofiste ya da iş yerinde mutlaka bir tane bulunur.

Elbette kimse öyle bir izlenim uyandırmak istemez. Fakat bunun orta yolu yok mu? Goldsmith ve Helgesen’e göre bu karşı koridordaki falanca ukalaya benzemekten korkmak ‘ya hep ya hiç’ yaklaşımı sergilemektir ve bizi olduğumuz yerde tutan kısıtlı bir düşünce yapısıdır. Ve bu düşünce devrede olduğu zaman bir davranışın (örneğin kendimizden söz etmek) olabilecek en olumsuz en sevimsiz halini kafamızda canlandırıp bunun tersi bir davranış sergilemeyi seçiyoruz, yani hiç konuşmuyoruz.

Ya hep ya hiç düşünce şekli başka davranış modellerine kapalı olduğundan olasılıkları görmemizi engeller; mesela çıkardığınız işin kalitesine dikkat çekmenin zarif bir yolu olabilir mi? Kendi başarılarından söz ederken size itici gelmeyen hiç kimse olmadı mı? Kendini beğenmiş izlenimi uyandırmadan kendinizden gururla söz etmenin oturup düşündüğünüzde pek çok yolu yordamı var.

Goldsmith’e göre ya hep ya hiç modeli bir çıkmazdır ve olduğumuz yerde kalmamızı garantiler. Eğer siz yaptığınız işin değeri hakkında konuşmanın bir yolunu bulmazsanız o zaman insanlara şu mesajı veriyor olabilirsiniz der Goldsmish-Helgesen; ‘ben yaptığım bu işte bir değer görmüyorum’, peki eğer siz değerli bulmuyorsanız başkası neden bulsun? Hele de terfi almayı amaçlayan, yükselmek isteyen, şirkette ortaklık isteyen, ya da iş ortamı rekabete daha çok dayalı olan, herkesin gözünün üstünde olduğu pozisyonlardan birinde çalışan bir kadınsanız iş yerine yaptığınız değerli katkılardan söz etmek daha da önem kazanıyor. Goldsmith’e göre yaptığınız işleri dile getirmek, gerektiğinde detaya inerek bunu yapmak, kendini beğenmiş izlenimi değil de daha çok ‘yükselmeye hazır’ olduğunuz mesajını verir.

Bu konuyu Amy ve Mitch’in bir ortak projede kendilerinden nasıl söz ettiklerini anlatarak örneklendirebiliriz. Her ikisi de üst düzey yönetici pozisyonda çalışan başarılı insanlar, bir hayır işi organizasyonda çok ciddi miktarda para toplamayı başarmışlar, hatta Amy sponsorlarının beklentisinin 2 katı para toplamayı başarmış ve organizasyon çok ses getirmiş. Sonrasında da gazeteciler bir makale için hem Amy’le hem Mitch’le ayrı ayrı röportaj yapmışlar, Amy bu ortak projenin başarısında Mitch’den fazlasıyla söz etmiş ve onun ne kadar önemli bir rol oynadığını vurgulamış. Ertesi gün röportajlar yayınlanınca Amy neredeyse şok geçiriyormuş çünkü Mitch röportajında Amy’den hiç söz etmemiş. Amy ise sadece Mitch ve takım arkadaşlarından bahsetmişti. Burada önemli olan Mitch’in bencilce davranıp davranmadığı değil, önemli olan tek nokta röportajı okuyan hiç kimsenin Amy’nin (ve Amy’nin temsil ettiği kuruluşun) katkısını anlayamayacağı olmasıdır.

Bu şoktan sonra Amy bir süreliğine kendini Mitch’le kıyasladığında kendisini daha ‘iyi’ bir insan olarak nitelemiş, ve belki de böyle düşünmek Amy’i biraz rahatlatmış ve teselli etmiş olabilir, ta ki yönetim kurulundan Amy’e uyarı gelinceye kadar. Kurul üyeleri Amy’nin röportajdaki performansından memnun kalmamışlar. Bunu duymak her ne kadar ıstıraplı da olsa Amy bu olayla birlikte artık bazı şeylerle yüzleşmesi gerektiğini, eskimiş bazı davranış modellerini değiştirme zamanının geldiğini anlamış ve herkesin yapması gerekeni yapmış: bir koç tutmuş.

Koçla birlikte üzerinde ilk çalışmaya başladıkları alışkanlık ise övgüye nasıl karşılık verdiği ile ilgili olmuştur. Biz kariyer kadınları takdir edildiğimizde nasıl tepki veriyoruz, bu da bir sonraki yazımızın konusu olsun.

Sırma GUMPERT