Kadının Adı Yok

Kadının Adı Yok

146
0
PAYLAŞ

“Duygu Asena, ‘Kadının Adı Yok’ adındaki romanı yazdığında yer yerinden oynadı, görmezden gelmekle gerçekler değiştirilebilirmiş gibi.

Ardından, ‘Aslında Aşk da Yok’u yazdı, ortalık sütliman!

Aradan geçen sürede toplum kendini sorgulamış, Duygu Asena’nın hiç de haksız olmadığının farkına varmıştı sanırım.

Günah Kadına Yaraşır, ‘Kadının Adı Yok’ kadar olmasa da benzer tepkiyi gördü.

Galiba en çok da, hak etmeden suçlanan kadınlar gösterdi en büyük tepkiyi, aynaya bakmaktan ürktüklerini düşündürerek.

Şiddet gördüklerinde kendilerinin hak ettiği yolundaki toplumsal yorumları kabul etmek kolaylarına geliyordu belki; ya da ihanete uğradıklarında, kocalarını eve bağlayamadıkları yorumunu… veya ihanet edenin kocaları olduğu gerçeğini yadsıyarak, öteki kadını suçlayabilmelerini…

Gerçeği bilmezden gelirken katlanmak kolaydı çünkü, bildiklerini kabul ederlerse değiştirmedikleri için kendilerini suçlamaları gerekecekti.

‘Günah Kadına Yaraşır’ın karşılaştığı tepkilerin temelinde bu gizli direniş var. Bir sonraki romanın adını henüz belirlemedim ama üçlemenin sonuncusu Kadın Günahı da Öğrenir olacak ve işte orada ‘öteki kadını’ yazacağım.

Eminim o zamana kadar toplumsal sorgulamalarımız bitmiş olacak ve kadın aklanmayı başaramasa dahi ‘Günah Kadına Yaraşır’ aklanmış olacak. Gelişmeler beni bile heyecanlandırıyor. 

Suna Güler