Kadın = Erkek, Ne Eksik! Ne Fazla

Kadın = Erkek, Ne Eksik! Ne Fazla

114
0
PAYLAŞ

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek için farklı disiplinlerden yaklaşımlara yer veren “Kadın = Erkek, Ne Eksik! Ne Fazla” seminerini düzenledi.

“Başka bir dünya mümkün”

Açılış konuşmasında kürsüye çıkan Betûl Mardin, “Her neyiniz eksikse onu kendi kendinize tamamlamanın bir yolunu bulun. Hiçbir şeyden korkmadan, örnek bir vatandaş olarak yaşayın ve çok çalışmaktan asla vazgeçmeyin” diyerek gençlere nasihatlerde bulundu.

Seminerde gerçekleşen konuşmalardan bazıları ise şöyle:

Melisa Soran, “Kimlik inşası öğretici ve sarsıcı bir süreç. Tarihte rasyonellik erkeğe, irrasyonellik ise kadına atfedilmiş. Erkeğin akılcı, kadının ise duygusal olarak konumlandırılması eşitsizliğin fitilini ateşlemiş. Yapı daha önce böyle kurulduysa şimdi baştan inşa edilebilir. Her şey kurguysa başka bir dünya da mümkün demektir.”

Hasan Deniz, “İstatistiklere göre ülkemizde babaların %50’si çocuğunu hiç tuvalete götürmemiş, %36’sı çocuğunun altını değiştirmemiş, %84’ü ise çocuğunun okul aktivitelerine hiç eşlik etmemiş. Sorumluluklardaki bu tip paylaşım dengesizlikleri bile çocuğun gelişim sürecini olumsuz etkiliyor. Çocuklar her zaman ailelerinden gördüklerini uyguluyor ve kısır döngü böylece devam ediyor. Cinsiyetler arası eşitliğin güçlendirilebilmesi için anne babaların, çocuklarının bakım ve gelişimine dair sorumlulukları birlikte üstlenmesi gerekiyor.”

Ece Güner Toprak, “Kadınlar kendi kararlarını vermek istediğinde çevresinden şiddet görüyor. Geçen yıl 409 kadın şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. Kadınlarımızın %36’sı hayatında en az bir kez şiddet görüyor. Aile Bakanlığı’nın verilerine göre kadınların %89’u şiddet görüyor ama sesini çıkarmıyor. Bu konuda devlet, emniyet ve yargıda şiddete tolerans sıfır olmalı. Şu anda Türkiye’de 16 bakandan 2’si, 52 bakan yardımcısından 4’ü kadın. Ülke yönetiminde karar alıcı kadın sayısı artmalı.”

Jehan Barbur, “Ben kadınım algısını kabul ederek şovenist bakış açılarını beslemeye devam ediyoruz. Eşitlik diye bağırdıkça eşit olmadığımızı kabul ediyoruz. Dildeki bozukluğu düşünceye yansıtmış bir toplum kabulüne sahibiz. Kadının güzelliği sanatta bile bu doğrultuda işleniyor. Batan gemide önce kadınlar ve çocuklar algısı güdülüyor, oysa ki kadına eşitliği gemi batmadan evvel sağlamak gerekiyor.”