KAÇ PARA EDER?

KAÇ PARA EDER?

88
0
PAYLAŞ

Ne ayrılıklar gördüm.

Biri ötekini  “çocuk üzerinden” eğitiyordu.

O da yetmiyordu; üstüne, oturup bi’ de açık açık ‘hesap’ yapıyordu:

Bir çocuk bir nafaka, iki çocuk iki nafaka.

Harcamalar, aidat, araba, kira..

Çalışmıyordu; ‘oturduğu yerden bile’ çalışmıyordu.

Eski eşi sayesinde hayatı garanti altında diye düşünüyordu.

İster istemez düşündüm: Sevgi kaç para eder?

Özene bezene, hurdaya çıkmış bir arabayı “binilir” hale getirmişti adam.

Bir beklentisi yoktu, bu umutsuz vakayı tamir ederken.

Hobiydi, oyalanıyordu.

Ama işte.. bak sen Allah’ın işine..

Gül bahçesine dönen aracın fotoğrafına gelen yorumda şu yazıyordu:

“Şimdi bunu ………….. sitesine koysan, ’emek ve işçilik’ payını da eklesen, iyi fayata satarsın.”

Tüylerim diken diken oldu.. üşüdüm: Mutluluk kaç para eder?

***

Yeni bir meslek ediniyordu adam.

“Bu sana ne kazandıracak” diye sordum.

“Para” dedi, “daha çok para.”

“Para kazanınca ne olacak” dedim.

“İnsanlar beni daha çok sevecek, daha çok arkadaşım olacak” dedi.

Duramadım yanında daha fazla.. yürüdüm: Paylaşmak, var olmak kaç para eder?

***

Aldatılmıştı bir diğeri.. öfkeliydi.

Boşanma avukatından, acımasız bir protokol hazırlamasını istedi.

Fena olacaktı intikamı; altındaki iç çamaşırına kadar alacaktı.. onu doğduğuna pişman edecekti.

“Hayatından çıkmak, yokluğu ile cezalandırmak” yetmiyordu.. çoook daha fazlasına yeltenecekti.

Jip, villa, bankadaki bütün para, ölünceye kadar sigorta.. ne varsa hepsini istedi.

Midem bulandı.. kuramadım daha fazla: Onca yıllık emek kaç para eder?

***

Demek her şeyin bi’ bedeli varmış; her şeyin “çek defterinde” bir yeri.

“Biriktirelim” derken, insanlığımızı en yakın vezneden “bozdurmuşuz” da haberimiz yok, iyi mi..

 

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK