İŞ HAYATINDA KENDİNİ BİLMEK

İŞ HAYATINDA KENDİNİ BİLMEK

126
1
PAYLAŞ

Birilerinin size, düşmanı gibi davrandığını düşündüğünüz oldu mu?

Sizi hiç anlamadığını size bir pislikmişsiniz gibi davrandığını düşündüğünüz olur mu?

Patronunuzun, işvereninizin, işyerindeki birilerinin, bir müşterinizin sizi yok saydığı, umursamadığı oldu mu?

Yaptığınız hiçbir şeye kıymet verilmediğini, önemsenmediğini hissettiğiniz oldu mu?

Şunu söylemeliyim ki iş hayatıyla ilgili size her ne anlatılmışsa ya da siz her neye inanıyorsanız bunda bir sorun olabilir. Çünkü kariyer, iş hayatı her zaman çok hoş, çok kolay, çok hızla çıkılacak ve ayrıca çok da sevimli değil. Gerçekler maalesef böyle. Peki, ne yapacağız. Yapılacak en önemli şeylerden birisi bu gerçeği kabul etmek sonra bu durumu hemen değiştiremiyorsan eğer; bakış açını, algılama filtrelerini ve sonuçta hızla bilişsel, duygusal, davranışsal seçeneklerini geliştirmeye geçmelisin. Bunun için de yine çok önemli bir şey var ki bu da “Ben bunları hiç yaptım mı?” sorusuna bağlı olarak potansiyelin, değerlerin, güçlü, zayıf yönlerin, açık, kapalı yönlerinin olduğu kendini bilmekten geçer.

İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir,

Sen kendini bilmez isen,

Ya nice okumaktır.

Yunus Emre

Yunus’un yukarıdaki dörtlüğünde de vurgulandığı üzere kendini bilmek bütün bilgilerin öncülünü oluşturmaktadır. Bizim konumuzla alakalı bağlamında ise kim olduğumuz, ilgilerimizi, yeteneklerimizi, elimizi, gözümüzü, saçımızı başımızı bilmek kadar hangi durumda nasıl düşünüyorum, nasıl hissediyorum ve bu benim tepkilerimi nasıl etkiliyor gibi soruların cevaplarını bilmek anlamak anlamına geliyor.

İş hayatında ve genel olarak başarılı olan insanlara baktığımızda IQ (IntelligenceQuotient) kadar EQ (Emotional Quotient) duygusal zekanın da yüksek olduğunu ve hatta duygusal anlamda kendini tanıyan, yöneten ve olayların olumsuz etkisinden hızla çıkabilen insanların kendilerine olduğu kadar başkaları içinde enerji ve ilham kaynağı olduğu görülmektedir.

EQ ile Kendini Bilme arasında yakın bir ilişki söz konusudur. Eğer bir kişi kendi duygularını, neyi niçin yaptığını, neye nasıl tepki verdiğini sağlıklı bir şekilde fark eder ise bir başkasının duygularını anlaması davranışlarının sebeplerini kavraması da daha kolaylaşacaktır.

Yönetici, lider, çalışan, eğitimci ve pek çok iş insanının başarısı için EQ yönetimi önemli bir ölçüt olarak görülmektedir. Yani IQ seviyesi çok yüksek bir mühendis, doktor, öğretmen, işveren, çalışan olabilirsiniz, ancak insanlarla iyi ilişkiler kuramıyor, onlarla işbirliği oluşturamıyor, bir takımın lideri veya bir parçası olmakta zorlanıyorsanız daha da önemlisi bu durumun farkında değilseniz önünüzdeki zaman dilimlerinde ciddi sorunlar yaşamanız kaçınılmazdır.

İşte bu yüzden EQ çok önemli hal almıştır. Yüksek bir duygusal farkındalık, kişinin kendini bilmesine yardımcı olurken, kendiyle ilgili daha fazla bilgi mutluluğa, mutluluk iş tatminine, iş tatmini performans ve yaratıcılığa, bu da yine takdir edilmeye bu da sonuçta tekrar mutluluğa götüren döngüsel bir süreç oluşumuna yarayacaktır. O zaman EQ seviyesini geliştirmek iş yaşamınızdaki bu döngüyü istediğiniz şekle dönüştürmek için sadece çalışmaktan daha çok şey yapmalısınız. Bunun için üç öneri;

Duygularını Tanı;
Daniel Goleman, Duygusal Zeka adlı eserinde düşünen ve hisseden diye iki tür akıldan bahsediyor. Zihninizi geliştirmek ve duygularınızı anlamak için kendinizi takip ederek gün içerisindeki farklı durumlar karşısındaki duygu durumlarını yazabilir böylece duygularınızı neyin tetiklediğini, harekete geçirdiğini anlayabilirsiniz.

Duygularını Yorumla;
Duygu ve tepkilerimizin arka planında bulunan düşünce yapısını fark ettiğimizde, duygu durumumuzu değiştirmek için yeni yollar bulmak mümkün olacaktır. O zaman duygularımızın sebebini, yansıtma şeklimizi, tarzını, dozunu yorumlamakla ilgili kafa yormak ilginç sonuçlar doğuracaktır.

Duyguları Yönet;
Bildiğim bir şey varsa tam olarak bilmediğimiz hiçbir şeyi yönetemeyeceğimizdir. Ne oluyor içimde, nasıl başlıyor, nasıl sona eriyor, bu hissettiğim şeylerin sebepleri mi, sonuçları mı benim duygularımı etkiliyor. Alternatifler bulmak için farkındalık ve bilmek yine karşıma çıkıyor. Şimdi yapılacak şey duygularımızı doğru bir şekilde yönetmek için bol bol deney ve araştırma yapmak gerekiyor. Özellikle geçmişte duygu geçişleri yaşadığımız durumlarda ne yaparak, nasıl davranarak ya da düşünerek bu durumdan çıktığımızı bulup olumlu sonuçları olanları geliştirmek katkı sağlayacaktır.

Sonuç olarak şunu söylemek mümkündür; insan kendini tanıdığı müddetçe başkalarını tanır. Kendini yönetebildiği müddetçe başkalarını yönetebilir, kendisiyle işbirliği içinde olup takım olduğu müddetçe başkalarıyla işbirliği kurmayı takım olmayı başarır. Kendimizle etkili doyurucu iletişim kurdukça, yalnız başımıza kalmaktan korkmadıkça başkalarıyla etkili doyurucu iletişim kurabiliriz.

Sevgilerimle…

Mehmet İŞGÜZAR ACC
Profesyonel Koç
           &
Psikolojik Danışman

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK