İNANÇ VE İNSAN

İNANÇ VE İNSAN

98
0
PAYLAŞ

İnanç, gerçekte kesin olan bir şeyin kanıtlanması için ampirik kanıtlar olsun veya olmasın bir kişinin zihninde oluşan duruma verilen isimdir diye tanımlanıyor.

Birçoğumuzun bazı şeyleri sadece inandığı için yapıyor olması ise bu tanımı güçlü kılıyor. Ve bu inanç öyle bir sistem haline geliyor ki zekâ, eğitim seviyesi bakmazsızın kendi kendine oluşumunu sürdürmektedir. Bahsettiğim inanç için sadece dini inanç çerçevesinde bakmamanızı istiyorum.

“İnanç, görünmeyene inanmaktır, görünmeyene inanırsanız başkalarının görmediklerini görürsünüz.” – Ahmet Şerif İzgören

Çalıştığınız işte yükselebilmek için çok çalışmanın gerektiği, tuttuğunuz futbol takımının en iyi olduğu, okuduğunuz bölümün en zor olduğu gibi inançlar düşünce, hayal ve belki de ilişkilerinizi etkisi altına alıp yönetiyor. Ne kadar güçlü ve etkili olduğunu sanırım hissettiniz.

Sahip olduğumuz inançların bize fayda ve zararının nasıl olduğunu anlamak için kurduğumuz duygusal bağa bakmalıyız. Belirli bir zaman sonunda duyguların çalışması ile ön yargıların oluşması mutlaktır. İnanç ve gerçeklik arasında ki ilişki için platonik diyebiliriz. Beyin gerçekleri kendine aldıktan sonra, zihinde oluşan inanca göre gerçeği işlemeye başlar.

Bugün hala dünyanın yuvarlak olmadığına inananların durumu belki de buna örnek olacaktır.

İnanç kalıplarının aile, eğitim ve sosyal çevrenin etkisi ile oluştuğu söylense de, bazı inançların henüz biz dünyaya gelmeden önce bile olduğunu savunanların da olduğunu görüyoruz. Aslında böyle güçlü inançlara sahip olmak yüksek motivasyonun varlığını göstermektedir.

Birçoğumuz;

‘Artık bizden geçti.’

‘Bu saatten sonra ne olacak?’

Gibi olumsuz cümlelerle amigdalada savunma mekanizması oluşturuyoruz. Ama bununla beraber akıl ve mantık ikilisine ters gelen inançlar için zıt bir bağ kurabiliyoruz. Şans oyunları oynayıp, kendimize çıkması için dua etmek gibi..

’’Gerçek yok, sadece yorumlar var.’’ – Nietzsche

Dilimizden çıkan cümleler ile iç sesimiz aynı dili konuşursa o zaman bu iletişim inancı ve buna bağlı başarıyı getirir.

İnanç bizi hedeflerimiz, mutluluğumuz, hayallerimiz, kazançlarımız karşısında ateşleyen bir sistemdir. Ancak harekete geçebilmek için adanmışlık, istikrar ve sabır gerekir.

Şimdi bir beyaz kâğıdı ikiye bölüp; bir tarafa inançlarınızı bir tarafa da isteklerini yaz. Her iki değerin arasındaki bağı kurmaya çalış. İhtiyacın olan ya bu sayfada çıkacak ya da bu sayfaya yakın zamanda eklenecektir.

Unutma; başarıyı, kazancı ya da mutluluğu veya her ne ihtiyacın var ise onu getirecek olan ne kadar ısrarcı olduğundur.

“Kuvvetli bir inançtan başka hiçbir şey, kuvvetli bir iş çıkaramaz” –Honore de Balzac

Ender ERMİŞ

Yönetici Koçu/ ACC

Bu yazı ilginizi çektiyse: İnanmak ya da İnanmamak İşte Bütün Mesele Bu!