İllüzyonu Aşmanın Yegane Yolu : Adriana Lima…

İllüzyonu Aşmanın Yegane Yolu : Adriana Lima…

895
0
PAYLAŞ

Metin Hara`nın üç kitabı var, benim beş. Adam yunus evlat ediniyormuş, ben de beyaz köpekbalığı.

O, Orangutan`a benziyor, ben gorile. Onun yanında Adriana Lima var, benim yanımda yok. Bu işte bir terslik var. Tekrar ediyorum, onun yanında Adriana Lima var.

Kıskanmak hafif kaçar haset ettim gerçekten de. Maskulist`te Kıskançlık başlığını yazmayı bilinçli olarak ihmal ettim, zira biz bu kavramı köksüz aidiyetin kirli bir aracı olarak kullanmaya meyilliyiz.

Şöyle ki, erkek kodlarımız bizim olanı kıskanmak esasına göre çalışır ve bu çerçevede ilk olarak kadınlarımızı kıskanırız. Oysa bilmeyiz ki, bizim sandığımız kadın aslında hiç bir zaman bizim değildir. Kadın hiç kimsenin değildir, hatta bizatihi kendisinindir. O yüzden kıskançlığı anlatmak havanda su dövmektir. Ancak haset etmeyi, Metin Hara hasedinden çatlama`yı yazmalıymışım.

Haset, Müslüman kardeşinin etini yemeye benzermiş. Benzesin lan, adam Adriana`yı yiyor, biz bir iki Müslüman yesek ne olur ki? Sonra ansızın bana iki numara büyük gelen bir sağduyu gelip içime yerleşti. “Adriana’nın Metin`le ne işi olabilir ki” dedim kendi kendime. Hani bir tarafta Christiano Ronaldo ona Tunus Orkideleri gönderirken, o “Metin de çok güzel yazmış ama” diyerek rotasını Bodrum`a çevirebilir mi?

Reklam bu kardeşlerim. Nasıl ki Adriana Lima`nın orta yaş dezavantajına rağmen podyum değeri yüz bin dolar falansa, aşk dedikodusu değeri de en kabasından üç yüzbin dolardır. Ancak bu işin getirisi çok daha yüksektir. Yüzbin satan bir adam, üç ay içerisinde 1 Milyon barajını aşabilir. Yani Metin`i pazarlayan menajer, Adriana`yı pazarlayandan daha akıllı, hepsi bu. Biliyorum, kedi ciğere erişemezmiş de mundar dermiş de aman da aman… İşte bu yüzden başlığımızın içinde “Haset” sözcüğü geçmeliydi ve işte bu yüzden besin zincirime Müslüman eti eklenmeliydi.

Tuncer Aktaş, Bir Maskulist