İhtiyacınız sadece bir ayna

İhtiyacınız sadece bir ayna

528
0
PAYLAŞ

Son yıllarda en çok konuşulan meslekler arasında ‘’Koçluk’’ açık ara fark ile ön sıralarda yerini almıştır.

İçeriği ve misyonu bakımından tarihi kurcaladığımızda ABD, İngiltere ve Macaristan’a kadar uzanan bir geçmiş ile karşılaşıyoruz. Atların çektiği, tahtadan yapılan kimi zaman insan kimi zaman mektup taşıması sağlanan yaylı araçlara verilen tanımdan şekillenerek oluşumu görülüyor.

Fransızca’da insanları bir noktadan diğer noktaya taşıyan araç anlamı bugün ki koçluk çalışmalarına biraz daha yakın görülmektedir.

Koçluk; birey ve organizasyonların performansını arttırmak için hedef odaklı çalışmalarını sağlayacak fiziksel aksiyonların yanında düşünceleri de harekete geçirmek için yapılan ortaklıktır.

Hiçbir zaman akıl okuma, teşhis koyma, konuyu bildiğini düşünme gibi davranışlar yoktur. Yapılan birçok şey danışandan teyit edilerek yapılıyor. Koçluk çalışmaları ile ‘PROBLEM’ birbirlerine özlem duyarlar. Çünkü anlatılanları problem olarak kabul etmeyip, gündem olarak değerlendirme algısı vardır. Karşılıklı görüşmede danışanı etkin dinleyip, danışanı açan açık uçlu soru teknikleri ile yolculuğa başlanır.

500 yıllık geçmişe sahip Coach kelimesinin bugün ki köklü çalışmalara ait bir meslek olması 1970’li yıllarda başlamaktadır. Timothy Gallway’in İş Hayatında Zihin Oyunları (The Inner Game Of Work) kitabını yazmasını sağlayan tenis antrenörlüğündeki tecrübeleri ile şekil almaya başlamıştır. Başlangıçta tenis, basketbol gibi spor dallarında kullanılan ve hizmet edilen koçluk zihinsel değişim ve gelişim sonrasında elde edilen başarılar ile 1980’li yıllara geldiğimizde iş dünyasında ve diğer alanlar da yerini almıştır.

Türkiye’de ise 2013 yılında resmi gazetede yayınlanarak resmi olarak bir meslek olmuştur. Bununla beraber koçluğa da rağbet artmıştır. Tabi ki bu yoğunluk mesleğin profesyonelleşmesini beslediği gibi, alanda birçok terimin başına ‘Koç’ adı da eklenmesine ortam sağlamıştır. Kariyer Koçu, Nefes Koçu, Diyet Koçu, Ses Koçu vb. gibi unvanlar çıkmıştır. Bu meslekleri yaparken koçluk yetkinlikleri kullanılarak ya da esinlenerek yapılması kaliteli ve başarılı çalışmalara olanak yaratabilir. Ancak gerçek ‘Koçluk’ değerine eleştiride getirmektedir.

ICF’ den akredite edilmiş eğitimler kapsamında niş uzmanlıklarının ( Takım Koçluğu, Yönetici Koçluğu, Öğrenci Koçluğu, İlişki Koçluğu ) temelinde de yine koçluk yetkinlikleri yatmaktadır. Bu kimlikler alana yönelik uzmanlık olduğu için, türemiş diğer koçluklar gibi algılanmamalıdır. Eğitim ile desteklenmiş koçluk kolları, özel teknik ve çalışmalarla yol alsa da merkezinde yine profesyonel koçluk becerileri yer almaktadır. Yani asıl önemli olan yine koçluğun özüdür.

  • Koçluk hizmetleri öğrencinin, ailenin, bireylerin, şirketlerin, yöneticilerin, liderlerin ve hedefleri olan herkesin alabileceği nitelikte seanslardan oluşur. Yol gösterici, yönlendirici değil yol bulmanızı sağlayan yoldaşınızdır. Güçlü yanların ve başarıya ulaşılmasını sağlayacak yeteneklerin üzerinde çalışır. Sizin baktığınız aynadır.
  • Danışmanlık ise başvurulan alanda uzmanlık ihtiyacının duyulduğu destekleyici ve yönlendirici yatırım çalışmalarıdır. Geçmişte yaşanan olumsuzluk, başarısızlık ve riskler üzerinden hareket eder.

Bu iki kavramı birbirlerinden ayrı görebilmek ile doğru seçimi yapmış olacaksınız. Ülkemiz de her meslekte olduğu gibi koçluk algısı üzerinden yürüyerek yetkinliklerin dışında çalışmalar ile ilerlemek, yeni gelişmekte olan mesleğin algısını değiştirdiği gibi, konu hakkında araştırma yerine kulaktan duyulan bilgilerini tercih eden kişiler için de kötü referans olmaktadır.

Hastalandığımızda, gıda alışverişi yaparken, bir ev veya araç alırken, teknolojik yeni bir ürünü alırken nasıl araştırma yapıp, en iyisini, dayanıklı ve kalitelisini aynı zamanda maliyetli olmasını düşünerek tercih yapıyorsak alacağımız koçluk hizmetleri içinde aynı özveride olmalıyız.

İnsan türü olarak bizler, gelişimi ve değişimi yürüten en önemli varlıklarız. Farklı nedenleri olsa da temelinde daha iyi bir yaşam için tarih boyunca mücadele verilmiş ve savaşlar yapılmıştır. Sonuçta daha güçlü insan olmak duygusu yatmaktadır.

‘’Sen değişirsen, dünya değişir’’ felsefesi ile değişimi her zaman kendimiz ile uyumlamalıyız. Bugün ki tercihlerimiz yarını belirleyecektir. İyi bir yaşam, huzurlu bir yaşam, mutlu bir yaşam birçok etkene bağlı olarak gerçekleşse de kabul etmeliyiz ki bizim içsel dünyamız çok etkilidir ve imkansızlık olarak bugün şikayet ettiğimiz ne varsa zamanında verdiğimiz tercihler ile oluşmuştur.

Değerlerinize, acılarınıza, üzüntülerinize sahip çıkın. Onları başkasının zehirlemesine izin vermeyin. Unutmayın sizler mükemmel insanlarsınız. Bunu unutmamanız için ihtiyacınız olan sadece bir ayna.

Ender Ermiş