İÇİNDEKİ YARATICILIĞI UYANDIR

İÇİNDEKİ YARATICILIĞI UYANDIR

84
0
PAYLAŞ

Sizin de zaman zaman kendinizi tıkanmış hissettiğiniz, aynı döngünün içinde birebir aynı adımları tekrarlamaktan, kısacası rutinden sıkıldığınız oluyor mu? Hayatınızdaki mevcut durumların sizi tatmin etmediğini düşündüğünüz, yeniliğe ihtiyaç duyduğunuz, potansiyelinizi tam olarak gerçekleştirememekten dolayı kendinizle ilgili hayal kırıklığına düştüğünüz oldu mu hiç?

            Yeni fırsatlar araştırmak, eski ve sizi kafeste gibi hissettiren döngüyü kırma cesaretini bulmak, hem cesaret hem de enerji isteyen bir süreç. Üstelik mevcut durumun, fasit dairenin içinden çıkmak demek; konfor alanından çıkmak demek, rahatı bozmak demek. Bunu düşünmenin bile midenizin kasılmasına, bilinmezliğin endişesiyle gerilmenize sebep olduğunu tahmin edebiliyorum. İtiraf edin; korktuğunuz için yerinizde saydığınız çok an oldu. Ve siz  aklınıza gelen o fikri, daha önce hiç kimsenin düşünmediği o projeyi hayata geçirsem mi geçirmesem mi, yapabilir miyim, yapamaz mıyım, yeterince iyi miyim, değil miyim sorgulamalarını yaparken bir başkası çoktan harekete geçti bile. Bu da sizi daha derin bir karamsarlığa sürükledi belki de küstünüz; kendinize, fikrinize, bu dünyaya…

            İşte tam da bu noktada, Richard Newton’ın Büyük Düşünmenin Küçük Kitabı adlı kitabı hepimize yeni ufuklar açabilecek nitelikte bir eser. Karamsarlığa düşüp korkularımıza teslim olup fikirlerimizin, hayallerimizin peşini bırakmaktansa iyimser olmayı tercih edip kendimizi bir adım daha ve sonra bir adım daha atmaya zorlamamız gerektiğini çok keyifli bir şekilde anlatıyor.

            Aklınıza gelen ama ihtimal vermediğiniz ya da kesinlikle imkânsız olduğunu düşündüğünüz fikirler için bir defteriniz olsun. Evet “defter” diyorum çünkü dijital ortam yerine el yazısıyla, bir düzen içinde notlar almanın beynimizin daha ilkel kalan kısımlarına hitap eden bir yanı var ve bu şekilde yaratıcılık konusundaki tıkanıklıkların çok daha rahat açılabildiğini ilk elden deneyimledim. Fikrinizi başkalarıyla paylaşın, ne düşündüklerini öğrenmeye çalışın. İlgi görmedi mi? Hemen pes etmeyin. Aşağıdaki sorular üzerinde tek başınıza ya da bir koç eşliğinde biraz düşünmenin faydası olabilir:

  • Ne oldu da bu fikir ilgi görmedi?
  • İlgi görmesi için bu fikrin neye ihtiyacı var?
  • “Bu fikir daha ________ olsaydı kesinlikle ilgi çekerdi.” cümlesindeki boşluğu doldurmaya çalışın.
  • Biraz risk alabilecek olsaydınız bu fikre neyi ekleyebilirdiniz?
  • Bu fikrin hangi noktaları eleştirildi?
  • Bu eleştirilerin ne kadarı yerinde eleştiriler? (Fikrinize sahip çıkmanın da önemli bir faktör olduğunu unutmayın. Yalnızca “körü körüne” sahip çıkmanız gerekmediğini bilin, yeter.)
  • Bu fikirle ilgili cesaret edemediğim ne var?
  • Profesyonel şapkamı çıkarıp bir kenara koysaydım ve amatör şapkamı takabilseydim bu fikir gözüme farklı görünür müydü?

            Amatör kelimesi, Latince “amare” yani “sevmek” kökünden geliyor. Tutkuyla bağlı olduğunuz, sevdiğiniz için geliştirmek istediğiniz fikirleriniz olsun ve profesyonelliğin getirdiği, kurallar, sınırlar ve çerçevelerden biraz sıyrılıp daha özgür, daha esnek ve daha merak dolu bir yolculuğa çıkmaya hevesli olun. Bu bakış açısını düzenli olarak uyguladığınızda size açılacak kapılara inanamayacaksınız!

Desire Cannon Canbaz

Öğrenci &  Kariyer Koçu