İçimizde Gizli Kalmışlıklar

İçimizde Gizli Kalmışlıklar

101
0
PAYLAŞ

Biraz çocuklar hakkında konuşmak istiyorum. Bu o kadar geniş bir konu ki; eski çağdan modern çağa kadar uzanan karanlık ve derin bir geçmişi var. Çocukları ve o dönemi her düşündüğümde aklıma tek bir soru geliyor: Onlar da çocuktu, nasıl kıymışlar, o kadar vahşetin içinde buralara kadar nasıl geldik? Tabii bu başka bir konu ve ben başka bir şey anlatmak istiyorum. Hepimiz çocuktuk.

Çocukluğunda yara almadan ya da ailesinden bir travma görmeden büyüyen çocuk çok nadirdir. Bir şekilde hepimiz büyüyoruz ve daha sonra çocuk halimizi unutuyoruz. Küçükken bizi kötüleyenler, biz büyüyünce susuyorlar; onlar sustuktan sonra onların kelimesini biz kendimize söylemeye başlıyoruz. Ya hırs yapıp en iyisi olmaya çalışıyoruz ya da zaten hiçbir şeyi hak etmeyen, ait olmayan, yarım kalmış bireyler oluyoruz.

Peki, kendimize bu kötülüğü neden yapıyoruz? Bu hayatı biz yaşıyoruz, iyisiyle kötüsüyle; sağlıkla, hastalıkla… Kendimizi neden bu kadar dövüyoruz, bir şeyleri başarmak isterken kendimizi sabote ettiren duygu ne?

İnsanlar, konuşur. Hep konuşuyorlardı, kötülük yapmak isteyen, egosunu tatmin etmek isteyen, can yakmak isteyen, sırf üzmek için üzen, değersiz gören insanlar bulunduğunuz ortamda bile barındırmayacaklar sizi belki de…

Hayat, açlık oyunudur. Ama insanlar sevgiye aç; merhamete, güvene, mutluluğa, huzura açlar. Bunu bulamadıkları için kötüleşiyorlar. İşte bu noktada çocukluğa bakılması gerektiğine inanıyorum. Bir şeye daha inanıyorum, hayatımızın başladığı nokta orasıdır. Yaşadığımız her sorunun kaynağı oradadır. Yaşlandıktan sonra kolay kolay kimse travma yaşamaz. Çünkü bir şeyler yaşanmış, olgunluğa erişilmiştir. Ama çocuk hiçbir şey bilmez, bir bakışa, bir rüzgârın esmesinde bile travma yaşayabilir. En savunmasız olduğumuz zaman çocukluğumuzdur.

İnsan, güçlenmek istiyorsa, çocukluğunu güçlendirmekle başlamalı ve kendisiyle barışık olmayı da öğrenmelidir. Kendini sevmesi, çocukluğunu kabul etmesi, ona kötü davranan kişileri affetmesi çok önemlidir. İnsanın çocukluğu saklı kalmış, gizli bir kutudur. Onu açmak istemeyiz, geleceğe odaklı yaşarız. Ancak geçmişin bilincinde olmazsak, geçmişi her daim geleceğe taşırız.

İçimizde gizli kalanlar, bize özeldir. Bu yazıyı okuduktan sonra içimizdeki çocuğa baksak, ne görürüz. O çocuk orada ne yapıyor? Mutlu mu, korkmuş mu, üzgün mü, kendini tamamlamış mı, yarım mı kalmış, mesela bir isteği var mı? Bir baksak ya oraya? Kendinize kocaman sarılacağınız ve kabul edeceğiniz bir gelecek dilerim…

Zeynep TÜRKOĞLU
ICF Profesyonel Koç
Yönetici ve Takım Koçu