HUYUMU SEVEYİM

HUYUMU SEVEYİM

41
0
PAYLAŞ

Ne çok kızıyoruz ama insanlara… Çevremizde veya tanımadan karşımıza çıkanlarda ne kadar da bizi rahatsız eden özellik var değil mi? Kimisi buluşmaya geç kalır, kimisi verdiği sözü tutmaz, kimi saygısızca davranır, kimi bencilce, kimi fazla umursamazdır, kimi fazla üstünüze düşer… Vardır ama hep kızabileceğimiz bir huyu o “başkalarının”. Ee sonuçta geç kalmak ayıp, saygısızlık kabul edilemez, bencili kim ne yapsın… Haklıyızdır da hani kızgınlığımızda. Pekiyi ne oluyor da sizi kızdıran davranış bir başkasını etkilemiyor sizin kadar? Aradaki fark nereden kaynaklı sizce?

Elbette değerlerimizin rolü bu başlıkta oldukça büyük. Yargısızca yetiştirilmenin sonucu başkalarına karşı açık olabilme becerisinin de etkisi var. Olduğu gibi kabul edebilmeyi öğrenmek de seçeneklerden biri. Biz yine de bugün biraz daha derine inelim. İşin çok daha basit ve temelde bir noktasına…

Şimdi bana izin verirseniz sizden çok rahatsız olduğunuz son zamanlardan bir olay hatırlamanızı rica edeceğim. Kimdi sizi rahatsız eden, ne yaptığında kızdınız, rahatsız oldunuz, “yok olmaz ama böyle” dedirtti size? Şimdi bunu olabildiğince bir karakter özelliği olarak tanımlamaya çalışın. Zorlanacağınızı çok sanmıyorum, egonuz çoktan yapıştırmıştır bir etiket o kişiye şimdiye kadar. Neydi o huyu sizi rahatsız eden? Sorumsuz muydu, bencil mi, dağınık mı, ilgisiz mi?

Geldik en önemli kısma! Bir bakar mısınız lütfen bu özellik sizde de mevcut mu? Yani acaba siz de başka açılardan ilgisiz, sorumsuz veya dağınık olabilir misiniz? Karşınızdaki size bir ayna görevi gördüğünden rahatsızlığınızın kaynağı bu olabilir mi? Yok ben sorumsuz, ilgisiz, dağınık vb. değilim demeyin hemen, kendinize bir şans verin. Acaba tüm bu özellikleri başkasına değil de kendinize uyguluyor olabilir misiniz? Başkalarına karşı sorumlu ama kendini boş vermiş olabilir misiniz mesela veya evinizde düzeni bu kadar istemenizin sebebi içinizdeki karışıklık ve dağınıklık olabilir mi? Hatta dahası siz çok sorumlu, düzenli, ilgili olmaya çaba harcarken yorulup tükeniyor ve başkalarının yorulup tükenmemesine güceniyor olabilir misiniz? Sözün kısası tüm bunlar başkalarıyla ilgili değil de sizinle ilgili yansımalar olabilir mi başkaları üzerinden?

Aklınızda bir ışık yakabildiyse, belki de diyorsanız; müjde! Buradan sonrası işin keyifli kısmı. Eğer insanlara gösterdiğimiz tepkiler onlarla değil de bizimle ilgili ise; onların bize gösterdiği tepkilerin kaynağını da fark edip “ama o benim için böyle dedi” tasasından azat olmanız an meselesi, bu bir. İkincisi, Debbie Ford’un “Işığı Arayanların Karanlık Yanı” kitabından harika bir cümle; “Bugün olumsuz diye nitelendirdiğiniz tüm huylarınız aslında doğru zamanda, doğru miktarda, doğru şekilde kullanılmamış birer potansiyel güçlü yanınızdır.” Yani ufak bir ayarlamayla içinde bulunduğunuz durumdan çıkmaya “belki de” diyerek başladınız bile. Son olarak da; bir şekilde bu farkındalık ile hepimizin birbirinden farklı ama yine de eşsiz, bütün ve olduğu gibi mükemmel olduğunu özümsemeye ve kendinizi de bu yolda daha da fazla sevmeye olan engellerden biri daha yolunuzdan çekildi.

Bu yeni farkındalığın tadını doya doya çıkarmanızı diliyorum, ben öyle yapıyorum. Huyumu seveyim…

S. CEREN YILMAZ, PCC

Kişisel Gelişim Eğitmeni