Hırsızının kıymetini bileceksin.

Hırsızının kıymetini bileceksin.

584
0
PAYLAŞ

Trabzon Şehir Müzesi’ne, balmumundan bakırcı heykeli koymuşlar. Bakır ustası yani.
Tarihi değer.
Heykelin elindeki bakır tabak, daha ilk gün çalınmış.

Samsun’da, sahile balıkçı heykeli koydular, oltanın ucunda metal balık vardı, çalındı.
Yine kondu, yine çalındı.

Kadıköy Ziverbey’de fenomen kedi heykeli “Tombili” …
Bir bütün olarak çalındı.

Bir ara Çorlu Belediyesi, ‘nostaljik meslekleri yaşatıyoruz’ sloganıyla, simitçi heykeli yaptırmıştı. Heykelin önce elinde bulunan simidi, daha sonra tepsisindeki simitleri yerinden söküp çaldılar.
En sonunda, simitçinin kolunu kırıp, kolu çaldılar.

Memlekette böyle hikaye çok olmakla beraber, bizim toprakların hırsızında etik değerler manzumesi diye bir şey vardır.
Mesela bir ahlaktır, bir geçmişine-geleceğine, anasına … ne bileyim … bir millet sevdasıdır… işte… bir delikanlılıktır.
Bizim hırsızın sevdası burcu burcu karanfil kokar. Taze dağ yemişi gibidir, fırdolayı dolanır ruhuna. Koka koka uzar girer boylu boyunca da, vallahi ruhun duymaz.

Bu sevda içinde, benim hırsızım heykelin elindeki bakır tabağı, tunç simidi, balıği çalar ama, Zeus’un penisine, Artemis’in memesine el uzatmaz.
Niye uzatsın ki?
Var mı bir manası?

Ona el uzatan da var mı?
Var, olma mı?
Gâvur ne güne duruyor?
Fransızlar var mesela.
Fransa’nın güneybatısındaki Archahon kasabasındaki Herkül heykelinin penisini 1948 yılından beri çalıyorlar.
Tövbe tövbe…
Adamlar parklarına bir kocaman Herkül heykeli dikmişler, ne fayda heykelin şeysi, yani orası işte (bak ben adını dahi söyleyemiyorum, elin gavuru el atıp çaliyor).
Şeyi olmadan Herkül de, olmaz…
Olur da, o şehrin itibari nerelere düşer, nerelere…
Düşünsene, Herkül’e şey yaptırıyorsun, montaj bitti, üç gün sonra, aldılar. Yine yaptır, hooop…
Kalıbını yaptırmışlardır artık, öyle ya, buna can mı dayanır.

Neyse, uzatmayalım, yetkililer, özel törenlerde kullanmak üzere sökülüp takılabilen bir şey yaptırmışlar. Şimdi Herkül’ün afedersiniz orasında kılavuzlu bir metal var; bayram sabahı belediye başkanı kasayı açıyor, özel ceviz kutu çıkıyor, ipek kadife zeminden Herkül’ün şeysi alınıp, tören başlamadan yerine monte ediliyor. Tören bitince, itina ile kasaya iade.

Fransız Sud Ouest sitesine konuşan Belediye Başkanı Yves Foulon “Bu heykelin başına gelenlerin düşmanımın başına bile gelmesini istemem” demiş.

Neymiş, hırsızının kıymetini bileceksin.
Geçmişini çalmış, geleceğini çalmış laf ediyorsun.
Vatan gitmiş, el ediyorsun.
Nankör milletiz, nankööör.
Şeysimiz yerli yerinde mi?
Eeee?
Ne bu dır dır dır dır….?

BİR CEVAP BIRAK