HER ŞEYİMİZ ÇOCUKLARIMIZ, DEĞİL Mİ ?

HER ŞEYİMİZ ÇOCUKLARIMIZ, DEĞİL Mİ ?

99
0
PAYLAŞ

Bir an için gözlerinizi kapatıp düşünmenizi istiyorum , ilk anne baba adayı olduğunuzu öğrendiğiniz ve ilk kalp atışlarını duyduğunuz o an. Bupbup bupbup bupbup. kalbinizin onun kalbiyle attığını hatırlıyor musunuz?

Sabahlara kadar gaz çıkartmak için evin içinde dolanmanızı. Sakin sakin uyuduğunda ise niye ağlamıyor diye gidip soluğunu dinlediğinizi. Çıkardığı ilk anlamlı sesin baba mı yoksa anne mi yoksa mama mı dediğiniz tartışmalar. Sonra ilk adım, ha şimdi düştü düşecek diye   yüreğiniz titreyerek adımlarını sayışınızı.

Okulun önünde bacaklarınıza sarılıp ayrılmak istemeyişi ve işe gitmem lazım diyerek ama işe gitmeyip karşıdaki parkta, yandaki kahvede ya da okulun kapısını görebileceğiniz noktada onu bekleyişiniz. Belki de okulun bahçesinde beklediniz. Aslında merak ediyorum o gün kim daha çok ağladı, çocuğunuz mu siz mi?

Hiçbir şeyi eksik olmasın diye en güzel giysileri , en güzel oyuncakları her şeyin en güzelini alıp ona vermeniz. Çocuklarımızın ne istedikleri çok önemli değil mi? Onların mutlu olması her şeyden önemli.

Peki biz çocuklarımızı nasıl büyütüyoruz? Fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılarken onlarını gelişimine en çok katkı sağlayacak şeyler neler olmalı?

Jana Mohr Lone “FİLOZOF ÇOCUK” kitabında çok önemli ip uçları veriyor bizlere . Bunların bazılarını aşağıda bulacaksınız, keyifle okuyacağınıza inanıyorum.

  • İnsanların çoğu , ölümle ilgili güçlü inançlar, hayattaki en önemli şeyin ne olduğu ; özgürlük, adalet, varoluş, Tanrı’nın doğası ve diğer temel meselelerle ilgili düşünmeden büyür. Bu inançlarımızın çoğu ailelerimizden öğrendiğimiz şeylerden kaynaklanır ve bunlar incelemeden üzerinde düşünmeden bir kenarda durur. Kesinliğin aksine belirsizlikle , cevaplardan ziyade sorularla ilgili bir alan geliştirmek; çocukların büyüdüğü dünyanın karmaşıklığı ile ilgili başarılı bir şekilde araştırma yapmalarını sağlar.
  • Çocuklarımızın felsefi benliklerini beslemek , onların akıl yürütme ve yaratıcı düşünme yeteneklerini geliştirmemize yardımcı olur. Çünkü kendileri açısından dünyayı anlamlandırmak söz konusu olduğunda , bu beceriler son derece önemlidir. Bunu yapmak içinse bir çocuk hayatının kontrolünü ele alabilmelidir. Bunu gerçekleştirebilmek için etkili düşünme ve iyi soru sorma becerilerinin edinmiş olması gerekir. Düşünme ve sorgulama felsefenin merkezini oluşturur. Çocuğunuzla beraber felsefi düşünceye zaman ayırdığınızda kendi kendini yönlendirebilen bir birey yetiştirmiş ve bağımsız bir düşünür olması konusunda ona ihtiyacı olan şeyleri sağlamış olursunuz.
  • Felsefe insanın varoluşuyla ilgili çok büyük sorulara açıktır. bunun yanında merak , endişe ve şaşkınlığı da içeren deneyimlerle yakından bağlantılıdır. Bunlar insan olmamızın temel özellikleridir. çocuğumuzun bu yanını geliştirmek ve bu özelliklerinin devamını sağlamak için yeteneklerini desteklemek , onun dünyayı harika ve gizemli bir şey olarak algılamasına yardımcı olur. Felsefi sorgulamanın gerektirdiği düşünme yeteneği , kişiye hayat boyu dikkatli karar verebilmesi için gerekli olan analitik beceriyi sunar.
  • Günlük konuşmalarımızın çoğu , karşımızdaki insanın kelimelerinin yarısını dinlemek ve bir sonraki adımda ne söyleyeceğimizi düşünmekle geçer. Ancak en iyi sohbet kişinin kendi fikirleriyle karşısındaki kişinin düşüncelerinin gerçekten paylaşılmasıyla mümkün. Bu da diğer kişinin bakış açısını anlamak için , dürüst bir girişimde bulunmayı gerektirir. Birbirinizin fikirlerini gerçekten dinleyerek yapacağınız bu tür sohbetler çocuğunuzla daha derin bir anlayış geliştirmenizi sağlar. Böylece çocuğunuzun kendini anlaması ve ifade etmesi için gösterdiği çabayı desteklemiş olursunuz.

Araştırmacılar çocuklarımızı daha iyi yetiştirmekle ilgili farklı önerilerde bulunmuşlar, bunlar da farklı ip uçları belki…

Çocuklarınızla birlikte takılın, zaman geçirin. Her şeyin temeli bu neredeyse. Çocuklarınızla birlikte zaman geçirin , dünyayla ve onu nasıl gördükleri ile ilgili açık uçlu sorular sorun ve cevaplarını aktif bir şekilde dinleyin. Bununla çocuğunuzu benzersiz yapan her türlü şeyi öğrenmekle kalmayacaksınız. Aynı zamanda onlara başka bir insana nasıl ilgi gösterildiği ve değer verildiğini de gösteriyor olacaksınız. Bununla birlikte felsefe çocuğunuzun dünyaya bakış açısını değiştirecek ve sorgulayıcı yaklaşımını sağlayacak. Hoş görü kazandıracak ve olgunlaşmasına yardımcı olacak.

Felsefe; insanın anlama ve gerçeği görme ihtiyacını karşılar. İnsanın çevresinde olup bitenleri körü körüne kabullenmeyip her şeyi eleştirel ve sorgulayıcı yaklaşmasını ve böylece kendi akıl ve düşünce gücüyle olanları anlamasını sağlar. Hemen her çocuk aile ve yakın arkadaşlardan oluşan küçük bir çevrede büyür ve bu çevre çocuklar için çok ama çok değerlidir.

Buradaki püf nokta sosyal, kültürel ve hatta coğrafi olarak onların çevrelerinin dışında olan insanlara değer vermelerini sağlamak.   Bunları iyi bir dinleyici olmaları konusunda danışmanlık ederek, kendilerini başkalarını yerine koymaları konusunda onları teşvik ederek yapabiliriz. Okuduğumuz kitaplar, birlikte izlediğimiz filmler , oynadığımız oyunlar gibi pratikler çocuklarımıza kendi görüşlerinden başka görüşlerinde olabileceğini ve başkalarının da doğru düşünebileceğini gösterir.

Toplumsal yaşam içerisinde başka insanlarla iletişim kurmak ; onları anlama ve sorunlarını paylaşmada yardımcı olur. Çocuklarınıza nasıl yapılacağını gösterin. Karar alma sürçlerinde bundan etkilenebilecek insanları da göz ardı etmemelerini sağlayabilecek şekilde ilerleyebilmeleri için yanlarında olun. Araştırmalara göre minnettarlık gösterme alışkanlığı olan insanlar yardımcı, cömert, şefkatli ve bağışlayıcı olmaya daha meyilli oluyorlar. Ve aynı zamanda mutlu ve sağlıklı olmaya da . Bu yüzden ebeveynlerin çocuklarından ev işi istemeye ve küçük kardeşlerine yardım etmelerini söylemeye devam etmesi iyi bir şey. Konu İYİ davranışı övmeye geldiğinde ise araştırmacılar ebeveynlerin sadece sıra dışı yardım eylemlerini övmelerini tavsiye ediyor.

Kaynağı merak ve arayış olan ve çocuklarımızda yoğunlukla gözlemlediğimiz her şeye karşı merak bilgi toplumu haline gelmemizde bilginin üretilmesinde katkıda bulunur. Çocuklarımız doğuştan soruşturmacı ve araştırmacıdır. Çevremizdeki dünyayla onun içindeki yerimizi merak etmeden duramazlar. Ayrıca güçlü   bir entelektüel yetenekle donatılan çocuklarımız sadece merak etmez aynı zamanda akıl yürütür. Biz her zaman farkına varmasak ta akıl yürüttüğümüzde felsefi düşünüyoruz demektir.

Hal böyleyken, siz elinizde cep telefonu ile sosyal medyada dolaşırken ya da bir gözünüz televizyonda bir gözünüz güya çocuğunuzun üzerinde diye çocuğunuza zaman ayırdığınızı mı düşünüyorsunuz? Bırakın bunları ; çok hızlı büyüyorlar siz de biliyorsunuz, sadece bedenen görünerek değil , beyninizle, kalbinizle, ruhunuzla onların yanında olun ve bunu hissetmelerini sağlayın.

Nilgün Çağlar
Profesyonel Koç

BİR CEVAP BIRAK