Hep Daha Pahalı Bilgi İçin!

Hep Daha Pahalı Bilgi İçin!

102
0
PAYLAŞ

İlginç bir anekdot paylaşacağım. Ne zaman yurt dışında araştırma yapıp, “Bu kitap Türkiye’ye de gelmeli, bence çok faydalı olur.” desem ya direkt olarak yayıncısına yazarım ya da Türkiye’deki bu işi profesyonel olarak yapan aracılara ulaşırım. (Bazı yurt dışı yayıncılar Türkiye’deki ajanslarla çalışıyorlar.) Kitabın örneğini ister ve incelerim. İnceleme sonrası teklifi iletirim ama son zamanlarda en sık karşılaştığım şey şu cevap oluyor. “İlgilendiğiniz kitap başka yayıncılar tarafından da inceleniyor, hepinizin teklifine göre karar vereceğiz.” Ben de hiç anlayamadım. Kendimce diyorum ki, “Nasıl olur! Eski bir kitap, kimse yıllardır teklif yapmamış, neden tam ben ilgilendiğimde başkaları ortaya çıkıyor?”

Bugün cevabını buldum. Ajanslardan biri bana “Bu kitapla ilgilenir misiniz?” diye mesaj yazınca, ben de “Elbette, harika bir kitaba benziyor, teklifimiz şu, şu!” Tam bu cevabı verdikten sonra yine aynı cevap geldi: “İlgilendiğiniz kitap başka yayıncılar tarafından da inceleniyor, hepinizin teklifine göre karar vereceğiz.”

Bu sefer yine “Allah, Allah” şaşkınlığıyla arayıp geri bildirim vereyim dedim. “Sayın Ajans, siz bana bu kitabı önerdiğinizde, şu ana kadar ki düzgün çalışmalarımızı baz alıp, bize özel bir öneri yaptığınızı sanmıştım ama görünen o ki, siz başkalarına da aynı şeyi sunmuşsunuz. Aaa çok ayıp, kendimizi özel hissetmiştik.”

Şaka bir yana bana verdiği cevap en yukarıdaki durumu net olarak açıklıyordu. “Aaa Umut Bey, ben bu kitapla başka bir yayıncı ilgilenmeye başlayınca, diğer iyi bildiğim yayınevlerine de kitabı sunuyorum ki teklif yapsınlar.”

“Bak yine kendimi özel hissettim.”
Bu özellik hissine rağmen cevabım şu oldu. “Sayın ajans, bir daha bunu bize lütfen yapmayın. Bizim amacımız yurtdışındaki know how’dan Türklerin de faydalanmasını sağlamak. Eğer bir yayınevi bu maliyetin altına giriyorsa biz neden olalımki işin içerisinde, çevrilecek binlerce kitap, getirilecek milyonlarca eser var. Neden bir eser için teklifleri kızıştırarak ülkeden daha fazla para çıkmasını sağlamaya çalışıyorsunuz ki, neden bilginin fiyatını artırarak yayınevinin işini daha da zora sokuyorsunuz ki? Zaten yayınevleri yaşam mücadelesi veriyor. Bir de rekabet ettirerek daha da öldürüyorsunuz?”

Neyse haklı tabi! Amaç bilgiyi getirmekten çok, bilgiyi satmak olunca, bilgi rantı da başka şeye dönüşüyor. Vizyon ile vizyonsuzluk arasındaki ince çizgi. Netice de hiç kimse suçlu değil ve herkes suçlu…” Hiç bir kitapta rekabet, hele hele de “Kim yurtdışına daha fazla ödeyecek.” rekabeti asla ve asla yapmayacağımız bir şey olacak. Biri çevirsin de kim çevirirse çevirsin ama en az maliyete olsun.

Zahmeti ve değeri bir amaca yönelik olunca anlamlı oluyor. Zordur, o bilgiyi aktarmak. Kim bilir, değerini gözlerini yoran çevirmen bilir. Kim bilir, o eseri hatasız çıkarmak için gecelerini harcayan editör bilir, redaktör bilir. Zordur hülasa, çok zor…

En şanslı okuyucu bence. O en güzel cümleyle noktayı koyar esere… “Bu çeviri de, ayrılmamış “de”, “da”lar var. Ya da çeviri kokuyor bu!”

Peynir koksa daha mı iyiydi?

Daha kötü kokular öncesinde yapışıyor, herhalde o yansıyor çevirinin kokusuna…

Bilgilendirici Not: Ajanslar standart ücret alıyor yani fiyat kızıştırmaktan ne kazanıyorlar bilmiyorum. 🙂 Neyse baştan aşağı cehaletime verin. Zaten “ki” leri de “de,da”ları da yanlış yapmışım.

Daha da bilgilendirici not: Bu yazının yazılmasından yaklaşık yarım saat sonra bunun neden olduğuna dair, bu piyasayı çok çok iyi bilen birinden gelen mesajı da paylaşıyorum.

“Umut bey merhaba.

Yüzde yüz haklı olduğunuz bir konu.

Sebeplerini şöyle özetleyeyim;

1) Bilgisayar başındaki kızın egosu

2) Kendini daha yakin hissettiği yayınevine kitabınıza şunlar da teklif verdi diyerek (yayıncı ismi belirtir) ama gönlüm sizden yana diyerek iş paslar

3) Yurtdışındaki yayıncısına şirin gözükmek ister ki o yayıncıyı exclusive çevirsin.

Maksi bir özet geçmek istedim. Dilerseniz bir gün yüzyüze anlatirim.

Selamlar”

UMUT KISA

Sola Unitas Academy, Paul Ekman International, Sola Yayınları ve İzotomi Projesi’nin lideri olan Umut Kısa “Us’ta Yol”, “Ahuna” ve “Kendini İşten Fethet” adlı kitapların yazarıdır. İletişim alanında doktora çalışmalarına devam etmektedir.

BİR CEVAP BIRAK