Hayatta bir tek başarısızlık vardır, o da denememektir

Hayatta bir tek başarısızlık vardır, o da denememektir

391
0
PAYLAŞ

“Hayatta bir tek başarısızlık vardır, o da denememektir” diyor Robin Sharma… Çoğumuz hayatımızı garanti altında yaşamayı tercih ederiz. Riskli kararlar almaz, denemeyiz , zaten daha önceden denenmiş ve başarılamamış hikayeler vardır. Ayrıca toplum çoğu zaman bizi standart kararlar almamız yönünde zorlar. Eğitim sistemi farklı öğrenci istemez, standardize olmak daha hayatın ilk yıllarında ilkokul sıralarında önümüze konur , her geçen gün daha da birbirimize benzeyen düşünceler ile büyürüz.

Peki ya hayallerimiz? Hangimiz hayallerimizin peşinden gidebildik? Bugün varolduğumuz yerde ne için çabaladığımızı hangimiz kendimize sorduk ? 2 sene sonra oturacağımız evin kredisini ödeyebilmek için mi ? Yeni bir araba alabilmek için mi? Çocuklarımızı daha pahalı okullarda okutabilmek için mi?

Bu durumda ne yapmamız lazım? Hayallerimizin peşinden gidebilmek için geç kalmış olabilir miyiz? Tabi ki hayır, eğer izin verirsek istediğimiz her şey gerçekleşebilir. Önce denemekle başlamalıyız. Denemeden ne olacağını bilmek şansına sahip değiliz.

Anaokulu çocukları bu konuda ilham vericidir. Onları belli bir süre gözlemlersek bizde varolan ama unuttuğumuz yetkinliklerimizi yeniden hatırlayabiliriz. Onlar doğuştan gelen merakları sayesinde sürekli sorular sorarlar, sorularının peşini bırakmayarak kendilerine göre deneme yöntemleri geliştirirler. Kimse onlara neden yapamayacaklarını öğretmemiştir, bu yüzden hayal güçleri geniş , yaratıcı ve oldukça cesurdurlar. Denemek ve sonuçlarını görmek onları heyecanlandırır. Hedeflerine ulaşmak için her yolu denerler. İçten gelen motivasyonları ve heyecanları vardır. Hayatlarını eğlenme ve öğrenme odaklı yaşarlar.

Tom Wujec yaptığı bir TED konuşmasında oldukça ilginç bir deneyi anlatmış. Bir tasarımcı olan Tom Wujec farkli iş sahasından olan kişilerle (öğrenciler, tasarımcılar, mimarlar, hatta Fortune 50’nin CTO’ları) 70 adet tasarım atölyesi düzenlemiş. Atölyede istenen ise belli bir zaman dahilinde 4’er kişilik gruplar halinde spagetti, yapıştırıcı ve ip kullanarak üzerinde 1 adet lokum olan en yüksek kuleyi inşa etmek. Sonuçlar şaşırtıcı…

Mimarlar ve mühendislerden sonra kule oyununda en başarılı olanlar anaokulunu yeni bitiren çocuklar. İş hayatındakilerin ayakta kalabilen ortalama kule boyu 50 cm iken anaokulu öğrencilerinin inşa ettikleri kuleler ortalama 65 cm. boyunda. Wujec çocukların başarısını şu şekilde anlatıyor, “Çocuklar grupta güç elde etmeye çalışmadan, uzun bir planlama ve organizasyon ile vakit geçirerek tek seferde kule yapmak yerine, sürekli deneme yapıyorlar. Anında neyin işe yarayıp yaramadığını görüyor ve başarısızlıklarından ders çıkararak prototip üretiyorlar, sonuçta hayallerindeki kuleye ulaşıyorlar”

Bu deney bize hayat başarımızın artması için hayal kurmamız, denememiz, yapmamız, tekrar denememiz, yenisini yapmamız ve yapmaya devam etmemiz gerektiğini gösteriyor.

O zaman bugün kendimize bir hediye verelim. En mutlu olduğumuz anı düşünelim. Ne yapmak bizi heyecanlandırıyor, ne yaparken vaktin nasıl geçtiğini anlamıyoruz, bu hayatta ne yaptığımız zaman kendimizi tamamlanmış hissediyoruz, bunları farkedelim ve hayallerimizin peşine düşüp denemekten hiç vazgeçmeyelim. Bu şekilde bir çocuk gibi hayatı öğrenerek, eğlenerek ve kendimizi gerçekleştirerek yaşayabiliriz.

Hayallerimize ulaşmak istiyorsak içimizdeki çocuğun sesini dinlemeliyiz.

Banu Evren