Hayatınızı kim kontrol ediyor?

Hayatınızı kim kontrol ediyor?

123
0
PAYLAŞ

Peter Drucker‘ın sevdiğim çok güzel bir sözü var.
“Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu yaratmaktır.”

Hiç düşündünüz mü? Sizin hayatınızı, ihtiyaçlarınızı ve kararlarınızı sizden başka kim daha iyi bilebilir? Oysa herkesin en iyi yaptığı alış-veriş akıl alma ve verme üzerinedir.

Değişen dünya düzeni ile beraber gelişen teknoloji, yaşam standartlarında ki beklentileri de arttırmıştır. Bu beklentilere ulaşmanın en önemli etkeni ise para olgusuna dayandırılmaktadır. Elbette ben dâhil hepimiz kazanç elde etmek uğruna çalışıyor ve ömrümüzün en güzel anlarını harcıyoruz.

Ama kendi adıma çok uzun zaman sürmedi bu harcamam. Belki genç yaşta hızlı para kazanmam belki de kurumsal hayata jenerasyonumdan çok erken girmem ya da içimde bir köşede beni durmadan dürten bir duygunun baskınlığı ile rotamı çevirmiştim.

Eğer çok para kazanma amacım olsaydı, bugün hala profesyonel müzik hayatıma devam ederdim. Hem eğlenip, hem eğlendirip hem de iyi para kazanmamın en iyi yıllarıydı. Ama çok sevdiğim enstrümanım ile bu kazanç yolundan da hızla uzaklaştığımda ne kadar hafiflediğimi dün gibi hatırlıyorum. Aslında amacımın çok kazanç değil de çok yaşamak, tutku ile bağlanmak olduğunu anladığımda hayat ile hukukum artmıştı. İnsanlara dokunmak, gülümsemelerinin bir köşesinde takılı kalmak ve bir gün bu dünyadan seyahat ettiğim de arkamda bir şeyler bırakmak içimi gıcıklıyor ve mutlulukla sersemletiyordu. Profesyonel koçluk eğitimlerim sonrasında diğer yarımı bulmuştum.

13 yıl önce üniversite sınav sonuçlarının açıklandığı zamanlarımı hatırlıyorum da, hangi bölümü seçmeliyiz? Hangi meslek garanti? Ankara’nın solunda tercih olur, sağına bakma bile gibi rehberlik hocaları peşi peşine bildirim yapıyordu. Dershane hocaları ise, hayatının yeni yeni farkına varan biz gençlerin tutkularını keşfetmek yerine derece ve tercih başarısının telaşı içindeydi. Peki, bu rehberlik sadece bu işe mi yarıyordu? Bu hizmeti veren rehber öğretmeni veya uzmanı bu bölümünü kazandığında hayallerinde yıllar sonra bu yaptıklarını mı büyütüyordu?

Sorular sorular, hep merak içerisinde cevap arayışları. Nitekim o yıl kazandığım bölümü, hayallerimin ve tutkumun hiç birinde barınamayacak olması sebebi ile tercih bile etmeyerek, asi duygularla yeni rotamı çizmeye başlamıştım.

Dâhilere ve kâşiflere baktığımda, kendilerini nasıl geliştirdiklerinden etkilenerek bilgi açlığı içerisinde kişisel gelişimime ağırlık vermiştim. Müzik ve tiyatro oyunculuğum beni heyecandan uykusuz bırakacak düzeye gelmişti. Arta kalan zamanda da olmazsa olmaz klasikler ile haşır neşir oluyordum. Ah Peyami Safa, Ah Tolstoy.

Herkes doktor olursa, hasta bakıcı kim olacak, hemşire kim olacak? Herkes polis olursa düzeni kim bozacak? Herkes öğretmen olursa nasıl atanacak? Hukuk Fakültesi bitirdin, diploman ofis açmana yeterli mi? Üniversite de kaç tane dil öğrenilir? İleri de çocuklarına bölüm başkanı ile tartışmanı mı anlatacaksın yoksa açık hava tiyatrosunda iki bin beş yüz kişinin karşısında verdiğin konseri mi?

Hiç işinde profesyonel çiçekçi, yöresel lezzetler uzmanı aşçı, en güzel balıkları yememizi sağlayan kaptan, şehirlerarası yolculuğumuzu güvenli şekilde yapacak şoför, mevsimin en iyi karpuzlarını yetiştiren çiftçi nasıl daha iyi olunur, nasıl daha çok para kazanılır, yaptığı iş garanti olur tarifi veren var mı?

Haydi, şimdi düşün seni neler mutlu ediyor? Seni heyecanlandıran, aç ve susuz kalmana değecek, her gün ama her gün aynı heyecanla uyanmanı sağlayan ne olacak?

Bu yazdıklarım önümüzde ki hafta hayatının kaderini bağlayan tercihleri yapacak genç kardeşlerime. Bu satırlar kaçınıza ulaşır, kaçınızı etkiler ve değiştirir bilmiyorum. Sizlere tercih yapmayın, üniversiteye gitmeyin diye bir algı yaratmak değil, tam tersine sizi heyecanlandırarak her gün yataktan fırlamanızı sağlayacak tutku dolu bölümlere veya işlere koşmanızdır. Dört yıl istemeden sırf garanti diye servis edilen bölümler yerine bir ömür öğrenme heyecanı içinde olacağınız yöne savrulun. Kaderinizi belki de başka tercihler belirleyecektir. Kim bilir belki bir gün karşılarız.

Tercihleriniz öncesi ufkunuzu açmaya yardımcı olacak Özlem Gürses’in Bazen Olmaz – Başarısızlık Hikayeleri kitabına ulaşırsanız belki faydası olur.
Sevgilerimle.

Ender ERMİŞ
Yönetici Koçu