HAYATIMIZDAKİ E-POSTALAR

HAYATIMIZDAKİ E-POSTALAR

123
0
PAYLAŞ

E-postalar keşfedileli yaklaşık 50 sene oluyor. 1970’li yılların başında Amerika’da savunma sanayisi için geliştirilen e-postaların kullanımı özellikle 1990’lı yıllarda internetin patlaması ile sıradan vatandaşların hayatında da yayıldı. 2000’li yıllar ve sonrası ise malum.
1997 yılında, rakamlardan oluşan uzun bir kullanıcı adı ile kendime ait ilk e-posta adresimi açtığım günü hatırlıyorum, sınırlar zorlanmıştı tabi. İlk zamanlar mektubun henüz tahtını bırakmaması nedeniyle pek kimseler yoktu. Ardından kalabalıklaşmaya başladı. Yazışma trafiğini kişisel ve kurumsal her alanda ele geçirmesiyle birlikte e posta reklamları, e-bültenler, e-posta grupları gibi o kadar çok kavram hızlı bir şekilde girdi ki hayatımıza…
Ve bazılarını istememeye başladık. Bazıları gereksiz geldi, okumadık, sildik. Ardından “spam” olarak adlandırılan istenmeyen e-posta klasörü belirdi posta kutumuzda. Bazı postlarımız otomatik oraya gitti, bazıları ise yanlışlıkla gitti. Önemli olmasına rağmen yanlışlıkla farkına varmadan sildiklerimiz de oldu veya hep oraya mahkûm olup orada duranlar da.
Bugün istenmeyen e-postalarımı inceleyip temizlerken sordum kendime. Hayatımızda da istenmeyen “e-postalar” yok mu? Hayatımıza da sürekli birileri giriyor. Tanışıyoruz, sosyalleşiyoruz, iş yapıyoruz, tanıdıkça işbirliği ve ortaklıklarımız artıyor. Bazıları ile belki de bir defa karşılaşıyoruz, hatta son karşılaşmamız bile olabiliyor. Hepsinden bir şeyler öğreniyor ve hepsine öyle veya böyle anlamlar yüklüyoruz, kendi dünyamızdan etiketler yapıştırıyoruz. Bazıları zararsız, bazıları olabildiğince zararlı, bazıları hayatımızda olsa da olmasa da olur, bazıları ise farkında olmadan gözümüzden kaçırdıklarımız… Gelen kutusunda bulunan e-postalar zaten bizim kontrolümüzde ve kendileri, içerikleri hakkında genel olarak bilgi sahibi olduklarımız da var. Ya hayatımızdaki “istenmeyen kutumuz”? O “e-postaları” ne yapıyoruz? Bakmadan topluca siliyor muyuz? Yoksa tek tek ayıklıyor muyuz? Hızlıca kontrol mü ediyorsunuz yoksa? Ya da silmeyeyim dursun, arada bir bakıyorum mu diyoruz?
Açıkçası, hangi yöntemi tercih edersiniz tabii ki bilemem, saygı duyarım ama “virüs koruma sisteminiz” güncel olsun, yoksa fazla zararlı olabiliyorlar. Koruma sisteminiz güçlü ve güncel ise o zaman hiç bir şey yapamıyorlar ve her deneyim sizi güçlendiriyor.

M. Serkut KIZANLIKLI
Eğitimci-Profesyonel Koç