Hayatı Kucaklamak

Hayatı Kucaklamak

113
0
PAYLAŞ

Bu günlerde kendimize sormamız gereken en önemli soru bence kendin olmaya hazır olup olmadığın. Gerçi günümüzde buna hazır olmak giderek zorlaşıyor. Yapılan araştırmaların hepsi ortak bir veriye işaret ediyor. 18 yaşına gelene kadar yapamayacağına dair olan söylemlerin binlerce kez duyulduğu. 18 yaşına gelince de birden büyümüş oluyoruz hadi yap denmeye başlanıyor bize. Nasıl yapacağını bugüne kadar hiç düşünmemiş beyinler yapmayacak ya da vaz mı geçeceğim düşüncesiyle birden sarsılıyorlar. Tüm bunlara inat yapabilirim düşüncesini geliştirebilmek ise ayrı bir başarı.

Bence burada odaklanılması gereken asıl durum bir şeyleri başarıp ileriye geçmek ya da başarısızlıkla karşılaşıp pes etmek değil. Asıl sorun sorumluluğu kabullenmek. Eğer bu sorumluluğu kabul etmezse insanlar, geçmişe takılıp kalırlar.

Üzerinden 20 yıl geçmişken hala o eski sorunlarla ilgileniyor ve onu düşünüyorsan, sen de tam olarak sorumluluğu üstlenememiş olabilirsin.

Eğer o zaman sorumluluğu alamadığını düşünüyorsan, şimdi bunu değiştirmek için geride bırakmanın sorumluluğunu al.

Burada klasik bir şekilde an-ı yaşamalıyız demek istemiyorum. Kabul etmeliyiz ki hem an-ı yaşamak hem de gelecek için yatırım yapmak mümkün.

Fakat kaygı ve endişeden an’ın güzelliğini kaçırmaya başladığında kendini durdurman gerekli.

Bu gerginliğin ve endişenin sebebi belki geleceğe dair duyduğun güvensizlik olabilir.

Kime güveneceksin, kendine sadece kendine.

Bazen canın sıkılacak, bazen canın bir şey yapmak istemeyecek, bazen yoldan çekileceksin, bazen gölgenden bile korkuyor olacaksın ve yalnız olmak canını yakacak.

Güveneceğin kimsenin kalmaması çok acı gelecek. Çıktığın bu yolda buraya gelirken yalnızdın aslında. Yalnız da devam edeceksin.

Yürü!

Korkmadan, sakınmadan, doğru bildiklerinle, kısıtlamadan kendini özgürce…

Ne oldu, şimdiye kadar mükemmel olmaya çalıştın?

Kimseden takdir elde edebildin mi?

Gerek de yok zaten.

Sen olduğun gibi mükemmel ve iyisin.

Ne olmak istiyorsun, sahne senin çık ve oyna rolünü.

Her insanın hikayesi ayrıdır, kimisi kendisini seviyor ve sıçrama yaşıyor, hedef koyup ilerliyor.

Kimisi acı ile dolu hayat denen bu yolda yalpalaya yalpalaya yürüyor.

Ya kurban oluyor ya da hayat onu nereye götürürse oraya savruluyor.

Şimdi diyorum ki kumandayı eline al ve kanalı değiştir.

Hedefini belirle eyleme geç, olmazsa taktik değiştir.

Elde edinceye kadar tekrarla, olmadıysa da şunun farkına var aslında hedefinde önemli olan koyduğun hedef değil de bu hedefe gitmeye çalışırken kendine kattıkların.

Düğmeye bas kaç defa basman gerekirse, ama kanal değişmezse de kumandayı suçlu bulma.

Sen mutlu bir hayatı yaşamaya geldin, kurban olmaya değil. Başkalarının davranışlarından sorumlu değilsin, sadece ve sadece kendi davranışlarından sorumlusun.

Birinin sana nasıl davranmasını istiyorsan sen de başkalarına öyle davran.

Son olarak  arada kendi kendine affetme hakkını ver.

Affediyorum sevgi ile affediyorum…

Dilek Büyükyatıkçı