Hatasız Kul Olmaz

Hatasız Kul Olmaz

194
0
PAYLAŞ

Korkuyorum en çok ta Hata Yapmaktan korkuyorum diyordu Cemil tüm samimiyetiyle, Ayhan’ın yüzüne bakarken. Evet, itiraf ediyorum hata yapmaktan korkuyorum. Ama her ne oluyorsa hata yapmaktan bu kadar korkmama rağmen ne yaparsam yapayım, hangi işe başlarsam başlayayım neticede yine hatayla sonuçlanıyor. Bazen öyle oluyor ki, nasıl olsa yine hata yapacağım diye artık hiçbir şeye başlayamıyorum. Hadi başladım, elim ayağıma dolaşıyor, nefesim ciğerlerime sığmıyor, kalbimin atışını bütün dünya duyuyor adeta, GÜM; GÜM; GÜM… Yerime çivilenmiş gibi hareket edemiyorum sonra, kapkaranlık bir bulutun içine girmiş gibi hissediyorum bedenim buz kesiliyor…

Cemil’de olduğu gibi değil belki ama pek çok kez bizde hata yapmaktan korktuğumuz için, kafamızdan geçen geçmişin tüm hata yapma potansiyellerini, yaşadığımız olumsuz birikimleri ve düşünceleri barındıran anlar ya da durumlarla karşılaşmışızdır. Ya da hata yapmaktan korkan pek çok kişinin bunları ve bunlarla birlikte arkasından gelen rezil olacağım, her şeyi mahvedeceğim, baş belasının tekiyim gibi düşüncelerinin arasında belki de büyük bir potansiyelin ortaya çıkmasına engel olduklarının farkında bile olmadıklarını görmüşüzdür.

Çoğu zaman mükemmeliyetçi ebeveynimizin olması veya tam tersi ilgisiz ebeveynlere sahip olmamız bu durumları açıklamada kullanılmış etkenlerden yalnızca bir tanesidir. Yaşanan ilk hataya bağlı içimizden geçirdiğimiz düşünceler, hissedilen duygular yine çevremizdekilerin verdiği özellikle olumsuz geri bildirimlere karşı geliştirdiğimiz mekanizmalar ve benzer hata yapma durumlarını bir şekilde genelleştirip, çarpıtarak ya da zamanla olumlu yanlarını silerek oluşturulan geçmiş yaşantı profilimiz bu durumla ilgili arka plan oyuncuları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Neticede bu ve benzeri tecrübeler sonradan elde edilmiş edimlerdir. Bunun doğuştan olan kısmı ya da genlerle alakası elbette araştırmaların konusu olacaktır. Biz yine eğer hata yapmaktan korkan Cemil ve benzerlerinin durumuna bakacak olursak bunun öğrenilmiş bir durum olduğunu görürüz. Eğer hata yapmaktan korkmak harekete geçememek öğrenilmiş ise bunun tam tersi öğrenmelerle ya da mevcut öğrenmelere yapılacak yeni çerçevelerle durumu lehimize döndürme olasılığımız artacaktır.

Bu bağlamda bakış açımızı keşfetmek kötümser ya da iyimser olma durumu, isteklendirme (Motivasyon) biçimimizin içten mi yoksa dıştan mı olduğunu anlamamız, kendimizi, öğrenme biçimimiz, tercihlerimizi fark etmemiz kısacası kullanma kılavuzumuzu anlamamız önemli yararlar sağlayacaktır.

Sevdiğim bir paradigmadan, varsayımdan burada bahsetmeden geçemeyeceğim; “Başarısızlık yoktur geri bildirim vardır”, bu varsayım her hatanın bizlere öğreteceği şeyler olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

Bir başka düşünce tarzı Stephen Covey’in Etkili İnsanların 7 alışkanlığı kitabında kişisel misyon bildirgesinde belirttiği gibi “ hatalardan korkma; sadece o hatalara yaratıcı, yapıcı ve düzeltici tepkiler gösterememekten kork” şeklindeki hata yapma olgusuyla ilgili yeniden çerçevelemeyi ifade etmekte yarar görüyorum.

Son olarak Bernard Shaw’un şu sözüyle bitirmek istiyorum,

“Hatalarla dolu bir hayat, bomboş geçirilmiş bir hayattan çok daha faydalı ve onurludur.”

Sevgilerle…
Mehmet İŞGÜZAR

 

BİR CEVAP BIRAK