Hassas karakterinizi bir süper güce dönüştürmek

Hassas karakterinizi bir süper güce dönüştürmek

34
0
PAYLAŞ

Hassas bir insan olmak günümüzde buluttan nem kapmak, her daim ağlak olmak gibi olumsuz çağrışımları olan bir kişilik özelliği. Hatta güçlü olmayı yücelten rekabet dolu hayatımızda hassas olmak genelde, kabul edilemez bir hata gibi algılanıyor. Oysa hassasiyet, aynı zamanda duyarlı olmak anlamına da geliyor. Doğru yönlendirilen hassasiyetin, kişinin hem özel hem de profesyonel hayatında kendisine artı puan getiren bir özellik haline geldiği bilimsel çalışmalarla da kanıtlandı.

Sistem ve otomasyona dayalı bilgisayarlarla yönetilen hayatımızda empati yapabilmek, yaratıcılık, öngörü gibi özellikler giderek artan bir öneme sahip. Bunlar vahşi doğada hayatta kalmak için ne kadar önemliyse, profesyonel hayatta kendini kanıtlamak ve doğal seçilimde elenip gitmemek için de o derece gerekli. Beynin sağ tarafıyla ilişkilendirilen bu kişilik özellikleri sayesinde kişi büyük resmi daha kolay görebiliyor, apayrı görünen olaylar arasındaki bağlantıyı kavrayıp insanların verebilecekleri tepkileri önceden sezebiliyorlar.

1991 tarihli bir çalışmaya göre hassas ve duyarlı kişiler toplumun ancak yüzde 20’sini oluşturuyor. Aynı çalışma, profesyonel hayatta bunun bir zayıflıktan çok bir avantaj olduğunu da öne sürüyor. İngiltere’de yapılan başka bir “iş yerinde yüksek performans” araştırması da, iş yeri memnuniyet anketlerine dayanarak, müdürlerin kendilerine bağlı çalışanlar içinden hassas olanlara daha yüksek puanlar verdiğini gösterdi.

Çoğu insandan yüksek olan iletişim yeteneğinizi kullanmaktan çekinmeyin.

Hassas kişiler genelde duygusal zekası (EQ) yüksek kişilerdir. Kendileri gibi, etraflarındaki insanların da ne hissettiğini sezme konusunda normalin üzerinde bir algıya sahiptirler. Fakat bir yeteneğin orada olması yetmez, onu doğru kullanmak da gerekir.

Duyarlı karakterlerini iş yerinde açık iletişim kurmakta kullanmayı başarabilen kişiler insanların nabzını ölçmeyi ve o nabza göre şerbet vermeyi iyi becerirler. Yapıcı eleştirileri ve anlayışlı tavırlarıyla özellikle yönetici pozisyonlarında başarı gösterebilirler. Ancak, bu hassasiyetin aşırıya kaçmamasına, iş verimliliğinin önüne geçip adil bir performans değerlendirmesi yapılmamasına dikkat etmek gerekiyor.

Başkalarının kaçırdığı şeyleri fark ettiğinizde, bunu onlarla paylaşın.

Küçük detaylar pek çok kişinin gözünden kaçar. Aslında bir iş yerinde mutluluğu ve huzuru belirleyen, çalışana kendini en farklı ve özel hissettiren şeyler küçük detaylarda saklıdır. Hassas biri olarak öngördüğünüz pek çok şeyin doğru olma olasılığı yüksek olduğundan, hataları ve yanlışları saptama yeteneğiniz de yüksek olabilir. Yanlış gittiğini düşündüğünüz bir şeyi zamanında ve uygun bir dille, doğru kişilerle paylaşmaktan çekinmeyin.

Ekip çalışmalarından kaçmayın.

Hassas kişiler ekip çalışmalarının duygusal dengesini gözetenler olduklarından, herkesin altından kalkamayacağı kilit bir rol üstlenirler. Karmaşık işler ve karar süreçlerinde insanların duygularını da hesaba katabilirler. Örneğin bir işe alım durumunda en uygun adayı belirlerken, karşısındaki kişiyi iyi analiz edebilecek, ekibe en iyi gelecek adayı belirleyecek olan kişi, hassas ve duyarlı kişi olur.


Sorun çözerken yaratıcılığınızı özgür bırakın.

Etrafında olup bitenlerden fazlaca etkilenmek kişiye yorucu gelebilse de, öngörülü ve sezgisel bir karakterin yaratıcılığı da beslediğini unutmamak gerek. Hassas kişiler iç dünyalarıyla yakın ilişki içinde olduklarından, günlük hayattan ilham alma konusunda üstlerine yoktur. Bir problem çıktığında farklı bakış açıları getirebilir, yepyeni ve yaratıcı yollar bulabilirler.

Siz de sorun çözerken herkesin bildiği alışılmış yolların dışına çıkma ihtiyacı hissediyorsanız, kendinizi engellemeyin. Bu yaklaşımınız başlangıçta garip karşılanabilir, ancak kısa süre içinde insanlar sizin yanınızda duygusal olarak daha özgür hissetmeye başlayıp bu ilham verici yöntemlerinize alışırlar.

Hazırlıksız yakalanmamaya çalışın.

Hassas kişilerin en zayıf oldukları konulardan biri, hazırlıksız yakalandıkları ani sorular ya da sorunlarda zorlanmalarıdır. “Çalışmadığı yerden sorulması” durumunda en çok panikleyen, kontrolü kaybettiği düşüncesiyle endişesi artan kişi o ilk anın şokunu hemen atlatıp cool bir tavra bürünemeyebilir.

Şayet bir konuyla ilgili kendinizi yeterince donanımlı hissediyorsanız, gelebilecek bir soruyla ilgili gafil avlanma olasılığınız az olur. Hassas kişiler için önerilen, olabildiğince hazırlıklı olmaları, konu her neyse onunla ilgili gelebilecek sorulara da en az konunun kendisi kadar kafa patlatmalarıdır.

Hassas kişiler olarak, profesyonel hayatta geri planda kalan fakat aslında çok önemli olan duyguları hesaba katma yeteneğinin sizlere bahşedildiğini unutmayın. Yukarıda anlattığımız yollarla, hassas ve duyarlı olma özelliğini bir süper güce dönüştürmek ve yararınıza kullanmak elinizde.

Kaynak: Psych Central