Güç ve Başarı

Güç ve Başarı

680
0
PAYLAŞ

Antik Çağ dönemi toplumları ile ilgili yapılan araştırmalara baktığımızda tecrübenin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. 18. yy a kadar insanlık tarım ve hayvancılık üzerine birçok sistem geliştirip, verimli bölgeleri keşfederek yerleşik düzene geçmiş, bugün ki toplum düzenin temellerini atmışlardır.

Yerleşik düzene geçiş ile beraber artan nüfus yeni arayışlara sebep olmuştur. Toprağın işlenmesi, avcılığın gelişmesinde tecrübelerin birbirleri arasında paylaşımı oldukça güç ve başarı sağlamıştır. Buna bağlı olarak üretimin artması depolama, koruma gibi ihtiyaçları gündeme getirmiş, iş kollarını oluşturmuştur. Böylelikle bu iş bölümleri giderek mesleklere ve  profesyonelleşerek de iş hayatını başlatmıştır. Sanayi devrimine kadar her geçen gün güçlenen bu yapı birçok olumsuzluk ve zorlu şartların yanında birçok da ilk başarıların kaynağı olmuştur.

“Gelişme hiçbir zaman sona ermeyecek bir süreçtir.”
Peter DRUCKER

Bu dönemler insanlık oldukça büyük bir gelişim gösterdiği ve her seferinde birkaç adım daha ileri yürüdüğü dönemler olarak tarihe geçmiştir. Günümüzde ise insanlığın yarattığı ve geliştirdiği teknoloji hızla ilerlerken insanoğlu da aynı hızda yavaşlamaktadır. Bugünün iş hayatında işletme ve örgüt sorunları ile birlikte ekonominin yarattığı olumsuzlukları bir kenara bırakırsak mutsuz, gergin, tatmin olmayan, heyecansız çalışanları her sektörde görebiliyoruz. Bu düşük motivasyonda işletmeye dair problemlerin, yine başarı ve kazanç noktasında güçlenmemizi ertelemekte hatta uzaklaştırmaktadır. Böylelikle düşük performans kartopu gibi büyüyüp başarısızlıklara davetiye çıkarmakta sonuç olarak da güç kavramından bahsetmemiz mümkün olmamaktadır.

Güç; iş hayatında kimilerine göre ekonomi gibi görülse de aslında bilgi birikimidir. Bu ayrımı yapabilmek oldukça önemlidir. Çünkü bir binanın temelini oluşturmadan kat çıkmak her ne kadar zor ve güvensizse bilginin eksik olduğu süreçte de aksaklıklar olabilmektedir. Antik Çağdan günümüze geldiğimizde tecrübelerin insanlar arasında geçişine baktığımızda değişim gösterdiği görülüyor. Kurumsal gelişim ve şirket hedeflere ulaşmada kullanılabilecek tecrübelerden güç almak yerine yönetici nasihatlerine dönüşmüş durumda. Aile şirketleri ve istisnai durumlar dışında özel sektörde yönetici pozisyonuna yükselebilenler bir takım özelliklerinin yanı sıra performansları sayesinde yetki ile donatılmaktadır. Her şey aslında bu yetki konusunda başlamaktadır. Çok iyi çalışan aynı zaman da çok iyi bir lider olamayabiliyor. Başarıya karşı en çok tecrübe çekmecesini açtığımızda bunu çalışanlara servis etmekte karışıklık yaşıyoruz. Burada tecrübe ve özellikle emeğe saygı duyduğumu belirtmek isterim. Ama aslında en çok ihtiyaç olan şey dinlemek ve devamında anlayabilmek.

Yukarıda tasvir ettiğimiz çalışan profilini nasıl iyileştirebiliriz?

Çalışan değerlerinin işletme değerleri ile uyumlu olmaması aidiyet duygusunu zedelemektedir. Asıl önemli olan yöneticinin bunu çalışma örgütüne nasıl sunacağıdır. Alışa gelen kişisel birikimlere dayalı yöneticilik yerine koçluk yetkinliği ile donatılmış bir yöneticilik daha cazip hale gelmektedir. Z kuşağının sektördeki sayısal çoğunluğuna bakacak olursak tecrübeleri anlatmanın işe yaramadığını hemen deneyimleyebilirsiniz. Bu kuşaklar ile anlaşabilmek ve çalışabilmek için güven duygusunun tüm işletme içinde yayılması gerekiyor. Adeta ayna olabilmekten bahsediyorum.

Bunu yapabilir misin?

Picasso bir lokantada otururken garson onu tanır… Ve ona bir kâğıt uzatıp üzerine bir resim çizmesini ister. Picasso kırmaz ve hemen bir resim çizer. 5 dakika içinde kâğıdı garsona verir ve bin dolar ister. Garson çok para istediğini vurgulayarak “Ama 5 dakikada çizdiniz. Bunun için bin dolar mı istiyorsunuz?” diye tepki gösterir. Picasso’nun cevabı:   “Sadece 5 dakika değil, 40 yıl artı 5 dakika…”

Güç ve tecrübe konusunda en çok sevdiğim hikâyedir. Ama her okuduğumda bir şeyi merak ediyorum.
Peki, Garsonlar artık kime resim çizdiriyor?

Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.
Konfüçyüs

Ender ERMİŞ
Yönetici Koçu