Gözlerimin içine hiç bakmadı ki !

Gözlerimin içine hiç bakmadı ki !

190
0
PAYLAŞ

Gözlerinin içine bakmak!.. Kimin?  Nasıl? Ne için? Ne zaman?

Bir süre önce, tesadüfen bulunduğum bir ortamda konuşma kalabalığının tam ortasına, bir cümle düştü. Birden dikkatim konuşmaya odaklandı. 

”Gözlerimin içine hiç bakmadı ki!”  diyordu birisi. Bu sözler, yetmişli yaşlarda bir kadının, elliden fazla yıldır evli olduğu eşi için söylemiş olduğu sözler.  Bu sözleri söylerken gülüyordu ama o gülüş sanki gözyaşlarını içine akıtan bir gülüştü.  Gözleri sulanıp, elleri ve dudakları  titremeye başlamıştı.  Durakladı birden bu cümle sonrasında ve  ”İçim hiç yaşlanmadı ki, hala kıpır- kıpır.  Ben de mutlu olmak, anlaşılmak istiyorum.” dedi.

Sonrası koptu bende, O cümle de beynimde asılı kaldı.

Gözler,  kelimelerin yetmediği yerde başlar konuşmaya!

Kadın konuşur  – çok konuştuğu da söylenir çoğu zaman-  yetmez,  davranışlarıyla gösterir o da yetmez! Geriye bir tek gözleri kalır,  ona da bakan varsa! Çırpınır durur kendisini ifade edebilmek, anlatabilmek için.

Kadın, bir misyondur çoğu zaman, onun için bir şeyler biçilmiştir!  Önce  ”kız çocuktur!”,  sonra  ”eş” olur, daha sonra da  ”anne!”. Hep bir görevi vardır, hep başkaları gelir ondan önce… Hepsini hakkıyla yapar, işe de gider,  eve de bakar,  kariyer de yapar,  çocuk da!  Bir tek kendisi olamaz!  Olmaya kalktığı anda da vay haline, duyduğu en basit sözlerden birisidir belki  “Rahatlık, batıyor sana”.

Yıllar geçer gider,  yapılacaklar azalınca,  belki  yaş kemale erince ya da sabır taşları eriyince…  Başlar, son zamanlarda sıkça duyduğum  ”Ben de artık bundan sonraki yaşamımı,  mutlu, huzurlu geçirmek istiyorum. Benim de mutlu olmaya,  isteklerimi yapmaya hakkım var ”  demeye!

Tek isteği özünde ,  kendisinin de sadece bir birey olduğunun,  kadınlığının- görevlerinin  ötesinde,  bir insan olduğunun fark edilmesidir.  Tüm görevlerin,  tüm kalıpların- etiketlerin ardında,  sadece  ”bir insan” olduğunun anlaşılması ve kabul edilmesidir.

Tüm feryatlar, haykırışlar, sessiz çığlıklar bundan dolayıdır.

Gözler de son noktasıdır tüm bu arayışların,  kendisini anlatma çabalarının.

Gözler,  duyguların taşıp çağladığı yerdir.

Bir  gözyaşı damlası olur bazen ,

Göz pınarlarından dışarı süzülen,

Çoğu zaman üzüntüden, çaresizlikten..

Nadiren de olsa sevinçten.

Çoğu zaman da usul- usul içine akan.

Bir gözyaşı damlası!..

Çoğu zaman, istemeden gözlerinden süzülen…

 

Gülşen Usta 

KİTAP OKUMAYI SEVENLER İÇİN “GÜNAHLARIN NEDEN HEP KADINA BIRAKILDIĞINI ANLATAN : “GÜNAH KADINA YARAŞIR” BAYILACAKSINIZ.  

 

BİR CEVAP BIRAK