Gerçekten İşsizlik Var mı?

Gerçekten İşsizlik Var mı?

58
0
PAYLAŞ

Uzun zamandır televizyonda gördüğüm ve çevremde duyduğum ‘işsizlik’ durumu var. Evet, iş bulmak gerçekten zor ancak ondan daha zor olan bir şey var. Kendi kriterlerimizi belirlemek. Kişi kendisini tanımadan, bilmeden, fark etmeden; sadece hayal gücünde kurduğu işi arıyor. Sonuç mu? Hüsran…

İşsizlik oranları çok fazla ancak iş arayan firmalarında çok fazla olduğunu gördüm. İki konu ele almak istiyorum. Şirketlerin aradıkları pozisyon ile iş arayanların beklentileri.

Şirketler, eğer uzun süreli eleman istiyor ve şirketin sağlam adımlar atmasını istiyorlarsa, dikkatli olması gereken hususlar var. Örneğin ‘halkla ilişkiler’ elemanı arıyorlarsa, bu kişilere işe başladığı zaman satış görevi verilemez. Şirketlerin bölümler ve meslekler hakkında ciddi bilgileri olması gerekiyor. Çalışan kişilere uygulanan değişik psikolojik yöntemler var. Psikolojik baskı ya da anlayış metodudur. İşverenlerin unuttuğu en önemli nokta ise karşıdaki kişi de bir insan. Sadece para kaynağı olarak bakıldığında ellerinde uzun süreli eleman tutamıyorlar ya da dolgun maaş vermeleri gerekiyor. Eğer kurumsal bir firma iseniz, Çalışanlarınıza verdiğiniz temel görevler dışında başka görev vermeyin. Örneğin muhasebecinizin sizin kredi kartlarınızı takip etmesini istemeyin. Eğer çalışanlarınız kendi alanları dışına çıkarsa performans düşüklüğü olacaktır. Bunun dışında çalışanlarınıza köle gibi davranır, her seferinde patron olduğunuzu hatırlatırsanız, bir müddet sonra sizinle çalışan insanlar, evlerine gitmek için sürekli saate bakacaklardır.

İş arayanlar, öncelikle aramaya kendinizden başlayın. Kâğıt kalem alarak ne istediğinizi yazın. Objektif olun. Kendinizi yüceltmek yerine normal şartları düşünün. Huyunuzu ve davranışlarınızı göz önünde bulundurun. Utangaç mısınız, konuşkan mısınız yoksa atılgan mısınız? Utangaç bir yapınız varsa, iş hayatında sürekli hata yapmaktan korkarsınız. Konuşkan bir yapınız varsa, insan kaynakları ya da halkla ilişkiler size göre ya da atılgan bir yapınız varsa satışta mutlu olabilirsiniz. Ve tabii herkesin istediği evime yakın olsun maaşı dolgun olsun. Asgari üstü olsun ama tecrübe istemesinler. Hayali çok güzel ancak gerçeği böyle değil. Bir bebek düşünün. Önce emekler sonra yürür. Yürüme esnasında yere düşer, dizleri kanar, darbe alır ancak bir müddet sonra da başarır. Benim fikrimi sorarsanız, iş hayatında başarılı olmak için önce hata yapın. Hayatınızda kovulmayı da terfi almayı da görün. Yeri geldiği zaman eyvallah demeyi de bilin. Her şeyi zamanında yapın. Kimse sizi arayıp bulmayacak. Siz firmaları ya da işi arayıp bulmalısınız. Eğer size göre bir iş yoksa kendi işinizi kendiniz kurun. Ama geç kalmayın. Zaman ilerlerken yapmak istediklerimiz ve beklentilerimiz ileride yaşayacağımız hayatı da etkiliyor. Aile geçindirenler için bir şey diyemem ancak geçim derdiniz yoksa maaş ikinci planda olsun. Öncelikle kendinizi geliştirin ve insanlara kendinizi kanıtlayın. İşte o zaman insanlar sizi aramaya başlayacak. İşi ararsanız elbette bulursunuz. Yeter ki isteyin…

Zeynep Türkoğlu

BİR CEVAP BIRAK