GENÇLER EBEVEYNLERİNİ “BOŞAYINCA”!

GENÇLER EBEVEYNLERİNİ “BOŞAYINCA”!

81
0
PAYLAŞ

Yetişkin-çocuk ilişkilerinde en trajik son, sıkı disiplin uygulayan ebeveynlerin çocuklarını kaybetmeleridir. Çok sayıda genç psikolojik olarak ebeveynlerinden “boşanır”, yani fiziksel olarak evde yaşamalarına karşın onlarla ilişkilerini keserler.

Ebeveynlerin cezalandıran denetiminden kurtulamayan ve sonu gelmeyen tartışmalardan yorgun düşen gençler içlerine kapanır ve aileden uzaklaşırlar. Bu gençler zamanlarının çoğunu ev dışında geçirir, yalnızca yemek yemek ve uyumak için eve uğrarlar. Kendilerini ebeveynlerine açmadıkları için anne babalar onların duygularından, düşüncelerinden, inançlarından, değerlerinden ve yaptıklarından habersizdirler. Gençler denetlenmekten ve cezalandırılmadan kaçmanın bir yolunun da, iletişimi koparmak ya da koparamıyorlarsa açık ve dürüst iletişimde bulunmamak olduğunu yaşayarak öğrenmişlerdir.

En cesaretli olanlar, ebeveynlerinin bunaltan baskısını çekmektense dış dünyanın güvensiz ve tehlike dolu ortamını yeğleyerek evden kaçarlar. Evden kaçan çocuklarla yapılan araştırmalar, anne babaların ceza kıskacından kurtulma nedeninin büyük bir yüzdeyi oluşturduğunu göstermiştir.

Evden kaçan çocukların aslında evden kaçmadıkları ve ebeveynleri tarafından kovuldukları ancak son zamanlarda anlaşılmıştır. Ebeveynlerin gösterdikleri neden ise çocukların “baş edilemez”, “denetlenemez” ve “isyankar” olduklarıdır. Çok üzücü olmasına rağmen gerçek durum şudur: Bazı anne babalar çocuklarına boyun eğdirme güçlerini kaybedince onlardan kurtulmak istiyorlar. Bu ebeveynler için itaat, çocukları ile olan iletişimden daha önemli bir değerdir.

Okullarda da kurallara uymayan öğrencileri denetlemek amacıyla onları okuldan atma  ve bir süre uzaklaştırma tehditleri evrensel bir uygulamadır. Aslında okuldan uzaklaştırılan çocuk tümüyle kaybedilir.

Katı disiplinle “disiplinli” çocuklar yetişmez tersine bu şekilde bir yetiştirme tarzı çocukta suça yönelik davranışların ortaya çıkmasına sebep olur.

-Suç işlemiş kız ve erkek çocuklarıyla ilgili yapılan araştırmalar, bu gençlerin ceza uygulayan ailelerden geldiklerini göstermiştir.

-San Quentin hapishanesinde saldırgan tutukluların yüzde yüzünün, bir ve on yaşları arasında evlerinde aşırı şiddete maruz kaldığı görülmüştür.

-Katillerin, çocukluklarında suç işlememiş kardeşlerinden daha sık ve daha şiddetli cezalandırıldıkları ortaya çıkmıştır.

-Suça yatkın gençlerin izlenmesi sonucunda sevecen ailelere sahip olanların yalnızca yüzde 32 sinin suç işlediği, otoriter ve cezalandıran ebeveynlere sahip olanların ise yüzde 70 oranında suç işlediği saptanmıştır.

-Gilmartin Report’un yazarı Brian Gilmartin şöyle der: “Azılı suçluların geçmişleri incelendiğinde onların ebeveynleri tarafından dövüldükleri ve fiziksel cezaların çeşitli biçimleriyle karşılaştıkları görülür.”

-Oregon’da yapılan bir araştırma, okullarda, öğrencilerin neden olduğu şiddet hareketleriyle verilen cezalar arasında bağlantı olduğunu göstermiştir. Okullar ne kadar ceza uygularlarsa o kadar çok şiddet hareketiyle karşılaşmaktadırlar.

Çocukları cezalandırmak, onların ilerideki yaşamlarında yasa tanımamaları, saldırgan davranmaları ve şiddet kullanmaları için bir ön hazırlık gibidir. Önce kardeşlerine, ilerleyen yıllarda ebeveynlerine, öğretmenlerine ve okul yöneticilerine, daha sonra da karşılaştığı tüm otorite figürlerine karşı şiddet kullanırlar.

Dr. Thomas Gordon’un “Çocukta İç Disiplin mi? Dış Disiplin mi?” kitabından…

Kitap Koala Sokak Hayvanlarına Destek Olmak İçin Kurulmuştur. Lütfen Ziyaret Ediniz!

 

BİR CEVAP BIRAK