Genç Bireylerde Erteleme Alışkanlığı Ve Çözüm Yolları

Genç Bireylerde Erteleme Alışkanlığı Ve Çözüm Yolları

571
0
PAYLAŞ

Zaman zaman çeşitli nedenlerle erteleme alışkanlığının, pençesine düştüğümüzün farkına bile varamayız. Erteleme sarmalı bizi içine alır ve başarıdan alıkoyar.

Nasıl mı ? daha çok zamanım var…. Nasıl olsa yaparım…. Önce oyunum bitsin…. Yarın başlarım… Ama önce odamı toplamalıyım…

‘Önce tatilimi yapayım hatta tatile giderken kitaplarımı yanımda götürüp çalışırım’ deriz. Fakat kitaplar sadece bavulda yer işgal eder ve kapağını açmadan geri getiririz. Zamanımız çok az kalınca da panikler, çeşitli mazeretlere sığınır, mucizeler bekleriz.

Aman Allah’ım!!! bu tam bir kabus insanın bedenini ve zihnini ele geçiren virüs gibi…

Peki bu erteleme virüsü bedenime ne zaman ve nasıl girdi? Beni nasıl ele geçirdi? ve ben bundan nasıl kurtulurum? diyorsanız doğru yerdesiniz…

Genç bireyler hedef koymadıklarında, onlara nasıl ulaşacaklarını planlamadıklarında ve hedeflere yönelik ilerlemeyi izlemediklerinde başarı problemleri ortaya çıkar. Başarının önündeki motivasyonel engellerden biri olan erteleme alışkanlığı genelde lise yıllarında başlar ve üniversite süresince daha da artarak devam eder, alışkanlığa dönüşür ve kronikleşir.

ERTELEME; ergenleri (12-18 yaş) ve yetişkinleri (18-25 yaş) başarıdan alıkoyan genel bir problemdir. Bilimsel araştırma çalışmalarının (Klassen, Krawchuk ve Hannok 2012) bir meta analizi ertelemenin;

-Düşük öz yeterlilik
-Düşük öz disiplin
-Dikkat dağınıklığı ve düşük başarı motivasyonu ile ilişkili olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Bir diğer araştırmaya (Universty of Buffalo Counseling Services, 2011) göre ERTELEMENİN DİĞER NEDENLERİ ŞUNLARI İÇERMEKTEDİR:

-Kötü zaman yönetimi
-Konsantrasyon güçlüğü
-Korku ve kaygı ( örneğin görev altında ezilmiş olmak ve kötü bir not almaktan korkmak )
-Olumsuz inançlar (örneğin hiçbir şeyde asla başarılı olamayacağım)
-Kişisel problemler (finansal problemler, erkek ya da kız arkadaşla ilgili problemler vb)
-Bıkkınlık
-Gerçekçi olmayan beklentiler ve mükemmeliyetçilik ( örneğin herhangi bir yazıyı yazmaya başlamadan önce bir konu üzerine yazılmış her şeyin mutlaka okunması gerektiğine inanma.)
-Başarısızlık korkusu (Tam not almazsanız başarısız olduğunuzu düşünmeniz gibi )

University of Illinois Counseling Center (1984) araştırmalarına göre erteleme aşağıdaki gibi bir çok tanımda olabilir.

Uzaklaşacağı umuduyla görevi önemsememe,
Görevde yer alan işi küçümseme ya da yeteneklerinizi ve kaynaklarınızı abartma,
Bilgisayar oyunları ve internette sörf yapmaya sonsuz saatler harcama,
Sıradan ya da kötü performansın kabul edilebilir olduğuna dair kendini kandırma,
Değerli fakat daha düşük öncelikli aktiviteyi yapma (örneğin; test için çalışmak yerine odanızı temizleme),
Tekrarlanan küçük ertelemelerin size zarar vermeyeceğine inanma,
Görevi yapmak yerine ona karşı bağlılığı dramatize etme( bir hafta sonu gezisi için kitaplarınızı yanınıza alabilirsiniz ama onları asla açmazsınız.),
Görevin sadece tek parçası üzerinde ısrar etme ( herhangi bir yazının ilk paragrafını yazabilme fakat yazının devamını asla getirmeme.)

İyi ama bundan nasıl kurtulacağız?

PANİK YOK !!! HER ŞEY KONTROL ALTINDA VE ŞİMDİ…

6 ADIMDA ERTELEMEDEN KURTULMA YOLLARI
Ertelemenin bir problem olduğunu kabullenin: çok sıklıkla erteleyenler kendi problemiyle yüzleşmez. Ertelediğinizi kabul ettiğinizde problemi nasıl çözeceğiniz hakkında düşünmeye başlarsınız.

Değerlerinizi ve hedeflerinizi tanımlayın: ertelemenin değerleriniz ve hedeflerinize nasıl zarar verebileceği hakkında düşünün, gerekirse yazın.

Zaman yönetiminiz üzerine çalışın: yıllık veya dönemlik, aylık, haftalık ve günlük planlar yapın sonrasında zamanınızı daha akıllıca kullanma yolları bulmak için zamanı nasıl kullandığınızı izleyin.

Görevleri daha küçük parçalara bölün: bazen görevi çok büyük gördüğünüzde ve bu görevi asla bitiremeyeceğinizden dolayı altında ezileceğinizi düşünür ve görevi erteleyebilirsiniz. Böyle olduğu zaman görevi küçük parçalara bölün ve bir zaman diliminde bir parçayı tamamlamak için alt hedefler koyun. Bu strateji çoğunlukla tamamen yönetilemez, görünen bir görevi yönetilebilir hale getirebilir.

Davranışsal stratejileri kullanın: en önemli görevler ve aktiviteler üzerine odaklanmaktan sizi alıkoyabilen oyalayıcıları tanımlayın. Ne zaman ve nerede bu oyalayıcılarla uğraştığınızı not edin. Onların kullanımını nasıl azaltacağınızı ve kontrol edeceğinizi planlayın. Diğer bir stratejide kendiniz için görevin tümünü veya parçalarını tamamlamanız için teşvik edici bir ödül oluşturmaktır. (Örneğin; eğer tüm matematik problemlerinizi tamamlarsanız, onları bitirdiğiniz zaman kendinize film ödülü vermeniz gibi)

Bilişsel stratejileri kullanın: Davranışsal oyalayıcılara neden olabilen “bunu yarın yapacağım” şimdi film izliyorum “bunu yapamam” gibi zihinsel tuzaklarınızı fark edin ve

Zihinsel oyalayıcılarınızı engelleyin: (Örneğin; kendinize “gerçekten çok zamanım kalmadı ve diğer şeyler eminim sonra da gelebilir. Eğer bunu yaparsam zamanımı daha iyi eğlenerek gerçekleştirebileceğim.”   Diyerek başarınızın önündeki motivasyonel engellerden biri olan ertelemeyi kaldırmış olursunuz.

Hayata dair etkilendiğim bir söylem ise şöyle;

Hayat bir hediye …… Kabul et onu.

Hayat bir macera …… Gerçekleştir onu.

Hayat bir sır   …… Aç onu.

Hayat bir mücadele …… Yüzleş onunla.

Hayat bir yapboz    …… Çöz onu.

Hayat bir fırsat    …… Kullan onu.

Hayat bir görev     …… Tamamla onu.

Hayat bir hedef    …… Başar onu.

SEVGİLERİMLE

Kadir TİRYAKİ
Öğrenci Koçu

BİR CEVAP BIRAK