Gelişmekte Olan Ülkede Yaşarken

Gelişmekte Olan Ülkede Yaşarken

164
0
PAYLAŞ

Ekonomist olmasakta bir çoğumuz ülkemizin uzun yıllardır “Gelişmekte Olan Ülkeler” statüsünde olduğunu biliyoruz. Bu cümle “Bir gün biz de gelişeceğiz” umudunu da vermiyor değil hani. Ekonomik veya siyasal etkileri dışında kuşak çatışmasında bir katalizör rolü üstlendiğini düşünüyorum.

Kuşak çatışması deyip geçmeyelim. Evde çocuk-ebeveyn, okulda öğrenciler ve eğitim süreci uygulayıcıları, iş yerinde gençler ve yaşça daha büyük bireyler arasında sürekli yaşanmaya devam eden bir durum… Gelişmiş ülkelerde kuşak çatışması yok mu? Tabii ki var ancak bu kadar keskin hatları, derin izleri yok. Örneğin ülkemizde aynı aileden üç kuşağın beslenme, konuşma, giyim tarzı ve eğitim seviyesi arasında ciddi farklılıklar görebilmekteyiz.

Türkiye için Küçük Amerika diyoruz bazen, ithal edilen herşey ama herşey; teknolojiden besin maddelerine, giysilerden yüksek izlenme oranlı televizyon programlarına hatta Türkçe konuşurken araya serpiştirilen İngilizce sözcüklere kadar… 

Tüm bunlar “gelişiyoruz, işte o gün bu gündür!” hissi uyandırmıyor mu içimizde? Sanayi devrimini kaçırmış olabiliriz ancak “Alt yapıyı boşver imaja bak” Her yeni nesil bu değişime doğuyor. Gördüğünü alıyor, en yeni ne varsa o isteniyor. Baş döndürücü bir hızla nesiller değişiyor.

Evet çatışıyoruz, çatışıyorsun. Çocuğunla, annenle, babanla, personelinle, patron veya müdürünle…

Bazen bu çatışmalar gençlerin enerji ve zekâsını yaşlılarınsa çok kıymetli olan deneyimlerini birbirleriyle paylaşarak ortaya güzel şeyler çıkarmalarını engelliyor. Keyfe keder okulu bırakmaya kalkan bazen bırakan gençler, sürekli istifa edip iş değiştiren genç çalışanlar belki de bu çatışmaya dayanamıyorlar. Yaprak gibi sallanan, adını gelişiyoruz sandığımız savruluşlarımız var adeta.

Ülkemiz Gelişmiş olduğunda eğitim sistemimiz ve kültürel değerlerimiz yerli yerine oturacak ve ancak o zaman kuşak çatışmaları daha kabul edilebilir sınırlarda olacak.

Ama neyse ki toplum olarak vurdumduymaz bir yanımız ve insani hoşgörümüzle kuşak çatışmalarını da kabulleniyoruz, öylece yaşayıp gidiyoruz işte.

Gelişmiş Türkiye umudunu hiç yitirmemek dileği ile…

Funda ÇAPAR